GeriEkonomi Son dakika... Bakan Varank: 2023'e kadar teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırımlar 5 milyar liraya ulaşacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son dakika... Bakan Varank: 2023'e kadar teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırımlar 5 milyar liraya ulaşacak

Son dakika... Bakan Varank: 2023'e kadar teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırımlar 5 milyar liraya ulaşacak

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu teknolojik gelişime katkı sağlayacak yatırım projeleri, uçtan uca yönetişim ve destek modeliyle Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında hayata geçirilecek. Program kapsamında tanımlanan destekler, Öncelikli Ürün Listesi'ndeki ürünlerin üretilmesine ilişkin yatırım projelerine münhasıran kullandırılacak. Destek başvurusu yapılan yatırım projelerini değerlendirmek, desteklenmesine dair karar almak ve projelerin destek sürecini izlemek ve izleme sürecinde karar almak üzere komite oluşturulacak.

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu teknolojik gelişime katkı sağlayacak yatırım projeleri, uçtan uca yönetişim ve destek modeliyle Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında hayata geçirilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Uygulama Esasları Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye'de katma değerli üretimin artırılması amacı doğrultusunda, Bakanlık ve bağlı/ilgili kuruluşları tarafından sağlanan destek ve teşviklerin orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli sektörlere yoğunlaştırılmasına yönelik hazırlanan program kapsamında, Türkiye için kritik öneme sahip ve gelecek potansiyeli yüksek ürünlerin ülke içinde üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Bakanlık tarafından ithalat bağımlılığının azaltılması, rekabet yoğunlaşması, yurt içi üretim yetkinlikleri, küresel talebin gelişim trendi, gelecek potansiyeli gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak belirlenen Öncelikli Ürün Listesi'ne yönelik olarak Bakanlık tarafından sağlanan yatırım teşvikleri ile KOSGEB ve TÜBİTAK tarafından sağlanan proje desteklerinin tek pencere mekanizmasıyla sunulması öngörülüyor.

Ülkenin ihtiyaç duyduğu teknolojik gelişime katkı sağlayacak yatırım projelerinin, uçtan uca yönetişim ve destek modeli ile program kapsamında hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakanlık ve bağlı/ilgili kuruluşlarının sağladığı destekler, bu desteklerin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik olarak verimli ve etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere Bakanlık uhdesindeki program portalı üzerinden tek pencere mekanizmasıyla yürütülecek. Program kapsamında tanımlanan destekler, Öncelikli Ürün Listesi'ndeki ürünlerin üretilmesine ilişkin yatırım projelerine münhasıran kullandırılacak.

KOMİTE OLUŞTURULACAK

Destek başvurusu yapılan yatırım projelerini değerlendirmek, desteklenmesine dair karar almak ve projelerin destek sürecini izlemek ve izleme sürecinde karar almak üzere komite oluşturulacak. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Değerlendirme Komitesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından 3, KOSGEB'ten 1, TÜBİTAK'tan 1 olmak üzere 5 üyeden oluşacak. Komite, destek başvurusunun kabulüne ya da reddine ilişkin kararları puanlama yöntemiyle alacak.

Bakanlık, Öncelikli Ürün Listesi'ndeki ürünlere yönelik olarak duyuru yapmak suretiyle çağrıda bulunacak. Programa sadece Türkiye'de yerleşik sermaye şirketleri başvurabilecek.  Desteklenecek yatırımlarda, çağrı duyurusundaki ürünlere yönelik olma ve belirlenen proje kapsamında yapılması öngörülen toplam harcamaların tutarından oluşan asgari proje tutarını karşılama koşulu aranacak. Kesin başvurusu öngörülen takvim içinde eksiksiz tamamlanan projeler değerlendirmeye tabi tutulacak.

Desteklenmesine karar verilen yatırımlar için projelerin ihtiyaçlarına göre, Ar-Ge destekleri ve yatırım destekleri birbirini tamamlayıcı şekilde tek pencere uygulaması çerçevesinde tanımlanacak. Desteklenmesine karar verilen projeler ilgili TÜBİTAK destek programı kapsamında TÜBİTAK tarafından, KOSGEB Stratejik Ürün Destek Programı kapsamında KOSGEB tarafından ilgili hükümler çerçevesinde Bakanlıkça sağlanan desteklerden yararlandırılabilecek.

Projelerin hangi destek unsurlarından yararlandırılacağı ise ilgili mevzuatta yer alan sınır ve koşullar çerçevesinde kalmak kaydıyla Komite tarafından belirlenecek. Komitenin destek kararları KOSGEB, TÜBİTAK ve Bakanlık yatırım teşvikleri açısından bağlayıcı nitelikte olacak. Program kapsamında Komite tarafından desteklenmesine karar verilen yatırımlardan, ilgili karardaki gerekli koşulları sağlayan ve nitelikleri ve destek ihtiyaçlarına istinaden uygun bulunanlar, Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar kapsamında desteklenmesi için Cumhurbaşkanı onayına sunulacak ve Cumhurbaşkanınca desteklenmesi uygun bulunan yatırım projeleri için Cumhurbaşkanı kararı yayımlanacak.

Cumhurbaşkanı kararıyla desteklenmesine karar verilen yatırımlar için ayrı bir başvuru ve değerlendirmeye gerek olmaksızın Genel Müdürlük tarafından teşvik belgesi düzenlenecek.

TÜBİTAK DESTEKLERİ

Program kapsamında Ar-Ge destekleri TÜBİTAK tarafından ilgili TÜBİTAK destek programı çerçevesinde sağlanacak. TÜBİTAK tarafından Ar-Ge desteği sağlanabilecek projeler, program yönetim ofisine bildirilecek. Komite, TÜBİTAK'ın olumlu görüş verdiği projelerden bir kısmı veya tamamı için Ar-Ge desteği kararı alabilecek.

TÜBİTAK'ın Ar-Ge desteği sağlamayı uygun bulmadığı projeler için TÜBİTAK destekleri Komite tarafından tanımlanamayacak ancak Komite, ihtiyaç duyulan Ar-Ge faaliyetlerinin yatırımcı firmanın kendi kaynaklarıyla yürütüleceğinin taahhüt edilmesi kaydıyla program kapsamındaki diğer destek unsurlarının kullandırılmasına karar verebilecek.

KOSGEB DESTEKLERİ

Yatırımcı firmanın KOBİ olduğu durumlarda başvurular, KOSGEB tarafından Stratejik Ürün Destek Programı hükümleri çerçevesinde yatırım süreci desteklerinden yararlandırılabilecek. Komitenin aldığı destek kararı, KOSGEB tarafından kendi ilgili mevzuatı çerçevesinde ayrı bir değerlendirme yapılmaksızın uygulanacak.

KOSGEB desteklerinin Komite tarafından tanımlanması için başvuruda bulunacak KOBİ'lerin, KOSGEB Tarafından Verilecek Hizmetler ve Desteklerden Yararlanacak Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar ile tespit edilen sektörlerde faaliyet göstermesi, program başvurusundan en az bir yıl önce kurulmuş olması ve proje paydaşıyla iş birliği yapması şartı aranacak.

Destek kapsamına alınan her bir projenin izlemesi Ar-Ge ve yatırım faaliyetleri süresince ve yatırım faaliyetleri sonrasında olmak üzere iki aşamalı yapılacak. Her bir projenin izlemesi ve değerlendirmesi kapsamında yer aldıkları destek unsurlarına göre proje komisyonu, TÜBİTAK ve/veya KOSGEB tarafından yapılacak. Yatırım sürecinde yatırım teşvik belgeli firmaların yerinde incelemesi her 6 ayda bir Genel Müdürlük personelince yapılacak.

PROJE SONLANDIRMA KARARI

Komite, izleme sürecinde sunulan bilgilere istinaden proje paydaşının projeden çekilmesi, yeni bir paydaş bulunamaması, projenin pazar potansiyelinden yoksun hale gelmesi, yatırımcı firmanın öngörülen hedefleri gerçekleştirememesi gibi nedenlerle projenin istenilen hedeflere ulaşma imkanının kalmadığının değerlendirildiği durumlarda resen proje bazında sonlandırma kararı almaya yetkili olacak. Bakanlık desteklerinden yararlandırılan projeler için sonlandırma kararı Cumhurbaşkanının onayına sunulacak. Ar-Ge projelerinde, Ar-Ge aşaması devam ederken TÜBİTAK, ilgili destek programının uygulama esasları hükümleri çerçevesinde sonlandırma kararı almaya yetkili olacak.

KOSGEB destekleri açısından sonlandırma kararı verilmesi durumunda diğer destek unsurları açısından projenin desteklenip desteklenmeyeceğine Komite karar verecek.  Teşvik belgesi kapsamında desteklenmekteyken, Komite tarafından veya Cumhurbaşkanınca sonlandırma kararı verilen projeler, programın amaçları açısından stratejik yatırım olma niteliğini kaybetmiş kabul edilecek. Bu projeler için Genel Müdürlükçe değerlendirme yapılarak diğer teşvik uygulamalarından yatırımın niteliklerine göre en uygun görülen program kapsamında teşvik belgesi düzenlenebilecek. Bu durumdaki projeler için tabi oldukları yeni teşvik uygulamasına kıyasla program kapsamında fazladan sağlanan destek unsurları geri alınacak. Yeni bir teşvik uygulamasına geçirilmeyerek belgesi sonlandırılan yatırımlar için ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde geri alınması gereken destekler geri alınacak.

Proje kapsamında öngörülen yatırım süresinin bitiminden sonra firma 30 gün içinde projenin tamamlanma durumu konusunda karar alınması talebiyle program portalı üzerinden başvuruda bulunacak. Tebliğde hüküm bulunmayan konulardan TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine ilişkin olanlar için ilgili kurumların mevzuat hükümleri, bakanlık destekleri ve diğer hüküm bulunmayan konularda ise Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümleri uygulanacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde yüksek teknoloji ve inovasyon alanının 6 temel politikadan oluştuğunu, ilk olarak teknolojik yetkinlik ve sektörel yol haritalarını belirleyeceklerini söyledi. 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi Tanıtım Toplantısı, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi'nde yapıldı. Bakan Varank, stratejide yüksek teknoloji ve inovasyon alanının 6 temel politikadan oluştuğunu belirterek, bu kapsamda ilk olarak teknolojik yetkinlik ve sektörel yol haritalarını belirleyeceklerini ifade etti.

Yeni teknolojilere yatırım yapmanın maliyetine dikkati çeken Varank, ilk aşamada yetkinlik ve kaynakların yüksek olduğu alanlara odaklanacaklarını, hızlı sonuç alınacak alanlardan yola çıkacaklarını bildirdi. Varank, sektörel yol haritalarını belirlerken, ekosistemleri de dikkate alacaklarını, örneğin otomotiv sektörünü, mobilite ekosistemindeki yeriyle birlikte ilaç sektörünü, sağlık ve yaşam bilimleri ekosistemi içinde değerlendireceklerini belirtti.

Milli ve özgün ürünler üretmek için kritik teknolojilere ilişkin de yol haritalarının olacağını dile getiren Varank, "Teknoloji ve sektörel yol haritaları, Ar-Ge'den ticarileşmeye kadar devam eden tüm inovasyon döngüsünü kapsayacak. Hazırlık aşamasında akademi, STK, sanayici ve girişimcilerden oluşan çalışma gruplarından destek alacağız." dedi.

STRATEJİK MALZEME GELİŞTİRİLMESİNE TEŞVİK

Varank, öncelikli sektörler için stratejik malzemeler geliştirilmesini teşvik edeceklerini belirterek şöyle konuştu:
"Bu kapsamda, kimya ve ilac?, ulaşım araçları, makine, bilgisayar, elektronik, optik, elektrikli teçhizat sektörlerinin ihtiyacı olan stratejik malzemeleri belirleyeceğiz. Orta ve uzun vadeli kaynak planlaması yaparak, temel malzeme teknolojilerinde altyapı yatırımlarını tamamlayacağız. Stratejik maden ve malzemelerin alternatiflerinin geliştirilmesi için üniversiteler ve mükemmeliyet merkezlerine hedefler koyacağız. Bu alanlarda çalışan bilim insanlarımızı destekleyerek araştırma faaliyetlerine teşvikler sunacağız."

Ar-Ge ekosisteminde faaliyet gösteren merkez, üniversite, laboratuvar ve Teknoloji Geliştirme Bölgelerine ürün bazlı hedefler tanımlayacaklarını dile getiren Varank, araştırma altyapılarının sanayinin ihtiyaçlarına çözüm üreten uzman merkezler şeklinde yapılandırılacağını söyledi. Varank, üniversiteler, OSB'ler ve TGB'lerde bulunan makine, teçhizat, laboratuvar ve test ekipmanlarının envanterini çıkararak, sanayinin ve akademinin ortak kullanımına açacaklarını, böylece aynı yatırımların tekrar yapılmasının önüne geçileceğini bildirdi.

KAMU, ALTIN HİSSEYLE STRATEJİK GİRİŞİMLERE ORTAK OLACAK

Varank, Türkiye markalarını küreselleştirmek için gerekli adımları atacaklarına işaret ederek, teknoloji standartlarının gelişiminde aktif rol alacaklarını, test merkezi ve sertifikasyon faaliyetlerine ağırlık vereceklerini söyledi. Özellikle 5G, robotlar ve otonom araçlar gibi alanlardaki mevzuat çalışmalarında proaktif olacaklarını vurgulayan Varank, bağlantılı, elektrikli ve otonom teknoloji tedarikçilerinin taleplerini karşılamak ve yakın coğrafyaya hizmet vermek üzere "Otomotiv Akreditasyon ve Sertifikasyon Merkezi" kuracaklarını ifade etti.

Varank, yıkıcı teknolojilerde küresel girişimler kurmak için harekete geçtiklerini dile getirerek, Türkiye’nin Otomobili Girişimi'nin bu yönde atılan önemli bir adım olduğuna işaret etti. Bu projenin otomotiv ana ve yan sanayi tedarikçilerinin dönüşümüne ve ihracat katkılarının artmasına hizmet edeceğini belirten Varank, Türkiye'nin bu girişim sayesinde, bağlantılı ve otonom elektrikli araçlar pazarında küresel bir oyuncu olma fırsatına da erişeceğini vurguladı.

Varank, fikri mülkiyet haklarının altyapısını ve uygulama çerçevesini güçlendireceklerini ifade ederek, kamunun elindeki patent, faydalı model gibi hakların envanterini çıkarma çalışması sürdürdüklerini bildirdi. Kamu fonlarıyla desteklenen ve stratejik görülen girişimlerin fikri sınai haklarının Türkiye'de kalması için önlemler geliştireceklerini anlatan Varank, "Örneğin kamunun altın hisseyle stratejik girişimlere ortak olması alternatifini değerlendireceğiz." ifadesini kullandı.

TÜRKİYE'YE ÖZGÜ "DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YETKİNLİK MERKEZLERİ" GELİYOR

Varank, Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin ikinci sacayağının "Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi" olduğuna işaret ederek, bu kapsamda dijital dönüşümden rekabet öncesi iş birliğine, teşvik sistemi reformundan sanayinin finansmanına, bütüncül bir yaklaşımla gerekli adımları atacaklarını aktardı. Firmaların dijital dönüşüm olgunluk seviyelerini belirleyeceklerini, sektörel ve işletme büyüklüğüne göre karşılaştırmalar yapacaklarını ifade eden Varank, "Türkiye’ye özgü bir model geliştireceğiz. Dijital Dönüşüm ve Yetkinlik Merkezleri kuruyoruz. Bu merkezlerin yönetişim modeli, kamu ve özel sektörün yanı sıra uluslararası iş birliklerini de kapsayacak. Yeni istihdam alanları belirleyip, yetkinlik bazlı eğitim destekleri geliştireceğiz." diye konuştu.

"STRATEJİK KÜMELERİ DESTEKLEYECEĞİZ"

Varank, sanayinin kurumsallaşması ve ihracatı güçlendirmek için de bir dizi adım atacaklarının altını çizerek, şirketlerin kurumsal yönetişim becerilerini geliştirici destekleri olacağını söyledi. KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmak için stratejik birleşmeleri teşvik edeceklerine dikkati çeken Varank, KOBİ'lerin doğrudan ihracat yapabilmesi için e-ticaret imkanlarını geliştireceklerini, veri merkezi yatırımları ve bulut bilişim uygulamaları gibi alanlarda çalışmaları başlattıklarını anlattı.

Varank, rekabet öncesi iş birliğinin de üzerinde önemle durdukları bir konu olduğunu belirterek, gelecek dönemde sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını daha da artırıp, rekabet öncesi iş birliği mekanizmalarını işletmek istediklerini bildirdi. Savunma ve Havacılık, Elektrikli Otomobil, Petrokimya, İletişim Teknolojileri gibi alanlarda stratejik kümeleri destekleyeceklerini dile getiren Varank, bu sayede katma değerli üretimi artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

YATIRIM TEŞVİKLERİ YALIN VE DAHA ETKİN YAPIYA KAVUŞACAK

Bakan Varank, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ve Yeni Yatırım Teşvik Sistemi için de öncelikleri belirlediklerini söyledi. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunun Mart 2019'da yeniden yapılandırıldığını hatırlatan Varank, ağustosta yaptıkları toplantıda tüm tarafların mutabık kaldığı 35 eylemi hayata geçirme kararı aldıklarını kaydetti.

Yatırım teşviklerini de yalın ve daha etkin bir yapıya kavuşturacaklarının altını çizen Varank, amaçlarının firmaları daha fazla Ar-Ge yapmaya ve teknolojik ürün geliştirmeye teşvik etmek olduğunu, benzer şekilde yabancı sermayeli şirketlerin de Türkiye'de Ar-Ge merkezleri açmasını güçlü bir şekilde destekleyeceklerini söyledi. Varank, bölgesel kalkınma, istihdam ve markalaşma alanında da her bölgenin dinamiklerine uygun kümelenme ve markalaşma destekleri verip altyapı yatırımlarını da buna göre şekillendireceklerini dile getirdi.

"OSB VE TGB ORTAKLIĞINDA İHTİSASLAŞMIŞ FONLAR KURULMASINI SAĞLAYACAĞIZ"

Bakan Varank, sanayi finansmanı altyapısını güçlendirmek istediklerini, alternatif finansman modelleri geliştirilmesinin şart olduğunu bildirdi. Varank, kitle fonlaması, girişim ve risk sermayesi, hisseye dönüşebilir tahvil ihracı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması için paydaşlarla düzenleme yapacaklarını belirterek, yüksek büyüme potansiyeli olan işletmelerin halka açılmalarını kolaylaştıracaklarını, özendireceklerini, girişim sermayesi fonlarını kamu kaynaklarıyla destekleyeceklerini kaydetti.

OSB ve TGB gibi yapıların ortak olduğu ihtisaslaşmış fonların kurulmasını sağlayacaklarını anlatan Varank, "OSB'lerde uzun vadeli arsa ve bina kiralama, edindirme modelleri oluşturacağız. Özkaynaklarıyla yatırım yapan firmalar için teşvik sisteminde yeni teşvik enstrümanları geliştireceğiz. Kredi maliyetlerini azaltmak için Hazine ve Maliye Bakanlığımızla çalışmalar yapacağız." dedi. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'nin sahip olduğu büyük verinin ekonomik değere dönüşmesi için Yapay Zeka Enstitüsü kurma çalışmalarının devam ettiğini ve bu kapsamdaki hazırlıkların tamamlandığını söyledi.

Varank, MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen Sanayi ve Teknoloji Stratejisi Tanıtım Toplantısı'nda, stratejinin 3. bileşeninin girişimcilik alanındaki politikalar olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda girişimcilik ekosistemini daha etkin bir yapıya kavuşturacaklarını ifade eden Varank, anılan ekosistemde yer alan tüm paydaşların faydalanması için Türkiye Girişim Ekosistemi Platformu ve internet sitesini kurma çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.

Varank, bu platformda girişimlere ilişkin bilgilerin yanında yatırımcıların tanıtılacağını ve girişimcilerin kullanabileceği kaynaklar hakkında bilgilerin yer alacağını belirterek, girişimcilik fikirlerinin olgunlaşması için okullarda, iş yerlerinde ve teknoloji geliştirme bölgelerinde (TGB) açık inovasyon yaklaşımının öğretilmesine yönelik çalışmalar yapacaklarını dile getirdi.

Erken dönem girişimciler için vergisiz veya kolay vergili dönem gibi mekanizmaları geliştirmek istedikleri anlatan Varank, yurt dışından gelen girişimciler için 'hoş geldin paketi' ve 'girişimci vizesi' gibi uygulamalara ilişkin ilgili bakanlıklarla çalışma yapacaklarını ifade etti.
Bakan Varank, girişimlerin başlangıç aşamasından ölçeklenme aşamasına geçişlerini takip edeceklerini belirterek şunları söyledi:
"Özellikle, küreselleşme iddiası olan derin teknoloji tabanlı girişimleri pozitif olarak ayrıştıracağız. Ekosistemin geneli için finansman kaynakları da özel bir önem taşıyor. Bu maksatla melek yatırımcı sayısını ve etkinliğini artıracak, kitlesel fonlamanın kullanımını yaygınlaştıracağız. Girişim sermayesi fonlarının hacmi ve kullanımını artıracak tedbirler alacağız. Teknoloji tedarikçileri ve girişimcilerini daha da güçlendireceğiz. Bunun için teknoloji tedarikçileriyle alıcılarını bir araya getiren çift taraflı bir destek programı uygulamayı planlıyoruz."

Tedarikçileri, Sanayi İşbirliği Programı ve kamu alım garantisi kapsamında destekleyeceklerini dile getiren Varank, teknoloji bazında tedarikçi envanterini çıkaracaklarını bildirdi.

 

İNSAN KAYNAĞINA "DİJİTAL ROZET" UYGULAMASI

Varank, stratejinin 4. bileşeninin beşeri sermayenin dönüşümü olduğunu belirterek, "Mevcut yetenek havuzunun dönüşümü için veri analitiği ve veri okur-yazarlığı eğitimleri alanında seferberlik başlatıyoruz. Dijital teknoloji uzmanı ve dijital teknoloji yöneticisi gibi yetkinlikleri gösteren 'dijital rozet' uygulamasına geçiyoruz." dedi. Milli Eğitim Bakanlığı ile ihtiyaç duyulan teknolojik eğitim müfredatını ve altyapı ihtiyacını belirleyeceklerini anlatan Varank, yazılım teknolojileri ve endüstriyel tasarımın müfredata eklenmesini son derece önemli bulduklarını söyledi.

Meslek yüksekokulu ve meslek lisesi öğrencilerini sanayi ve teknoloji alanlarında kariyer yapmaya özendirecek modeller oluşturacaklarını ifade eden Varank, bu okullardan mezun olanların, kendi alanlarında çalışmalarını desteklemek için teşvik ve vergi indirimleri gibi mekanizmalar geliştireceklerini bildirdi. Varank, kuracakları 100 DENEYAP teknoloji atölyesinde 5 yılda yaklaşık 50 bin özel yetenekli öğrencinin teknoloji eğitimi alacağını belirterek, "Bu yıl ilk defa Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı'nı uygulamaya başladık ve beklentimizin çok ötesinde bir taleple karşılaştık. Yurt içinde çalışan ya da kamu imkanlarıyla yurt dışına gönderilen araştırmacıların odak teknoloji alanlarında yetkinliğini artırmayı hedefliyoruz." diye konuştu.

Uluslararası araştırma merkezleri ile iş birlikleri yapmak istediklerini bildiren Varank, yurt dışındaki üstün başarılı yabancı uyruklu akademisyenlerin Türkiye'ye transferini teşvik edecek programlar geliştireceklerini söyledi.

YAPAY ZEKA ENSTİTÜSÜ KURULACAK

Varank, Açık Kaynak Platformu'nun kurulması ve yazılım kapasitesinin artırılmasına ilişkin ise "Platformla, yazılım maliyetlerini azaltmayı, yazılımcı sayımızı artırmayı ve açık kaynak alanında çalışan girişim sayısını artırmayı hedefliyoruz." dedi. İlk olarak kamu kesiminin mevcut ve yeni alımlarında, açık kaynak yazılımlara geçişi için yol haritası belirleyeceklerini anlatan Varank, açık kaynak yazılım ekosisteminin kamu ve özel sektör tarafından desteklenmesini sağlayacaklarını bildirdi. Varank, bu amaçla, hızla hayata geçirilebilir, yaygınlaştırılabilir ve yenilikçi bir yazılım eğitimi modelinin hazırlanacağını ifade etti.

Bakan Varank, yazılımcı olmayı itibarlı bir kariyer haline getirmek istediklerine dikkati çekerek, bunun için bir seferberlik başlatılacağını ve genç yeteneklere yeni imkanlar sunulacağını dile getirdi. 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin son bileşenini "Altyapı Hazırlığı" olarak belirlediklerini belirten Varank, güçlü bir altyapının temin edilmesinin, reformları gerçekleştirme hızı ve verimliliği açısından önemine işaret etti.

Varank, veri iletişimi ve açık veri reformunda somut adımların olacağını bildirerek, "Türkiye genelinde, veri iletişim hızı ve güvenilir veri iletişim altyapısı için gerekli destekleri sağlayacağız. Bu alanda ürün geliştiren yerli teknoloji tedarikçilerini teşvik edip, kamu alım desteği imkanı sunucağız." diye konuştu. Veri haberleşmesi konusunda uluslararası standartların geliştirilmesine katkıda bulunacaklarını söyleyen Varank, açık veri reformunun hızla hayata geçirileceğini vurguladı.

Varank, Türkiye'nin sahip olduğu büyük verinin, ekonomik değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek, bunun için Yapay Zeka Enstitüsü kurma çalışmalarının devam ettiğini ve hazırlıklarının tamamlandığını dile getirdi. Bakan Varank, bu kurumun yapay zeka alanında Ar-Ge çalışmaları yürüteceğini ve ülke ölçeğinde yüksek katma değerli projeleri hayata geçireceğini bildirdi.

Türkiye'de kalması gerekli ve stratejik olan verinin tanımını, güvenlik seviyesini, depolama ve iletişim standartlarını belirleyeceklerini aktaran Varank, bu amaçla veri güvenliği çerçeve mevzuatını tamamlayacaklarını ifade etti. Varank, sanayinin dijital dönüşümü için gerekli yazılımları ve altyapıları bulut teknolojilerine uyumlu olarak geliştirceklerini belirterek, "Günümüzde sadece iş verileri değil, biyolojik yapımıza ilişkin veriler de siber saldırı riski altında bulunuyor. Dolayısıyla siber güvenlik konusunun üzerinde de dikkatle durduk." dedi.

Milli Teknoloji Hamlesi'nin öncelikli projelerindeki siber güvenlik risklerini belirleyip, gerekli önlemleri alacaklarını ifade eden Varank, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve TGB'lerde kullanılanlar başta olmak üzere, yazılımların sızma testleri için yerli teknoloji tedarikçilerini geliştirip sertifikasyonlarını destekleyeceklerini söyledi. Varank, siber saldırıların etkisinin yüksek olabileceği sektörlerde, siber güvenlik yerli altyapıları kurulmasının planlamasını ilgili kurumlarla yaparak mevzuat ve ek finansman desteği sağlayacaklarını kaydetti.

ULUSAL BLOKZİNCİR ALTYAPISI GELİŞTİRİLECEK

Bakan Varank, ulusal blokzincir altyapısını geliştireceklerini ve blokzincir tabanlı ağ oluşturulması çalışmalarını teşvik edeceklerini
belirterek, kamu uygulamalarından blokzincir altyapısına taşınabilir olanların tespit edilip Açık Kaynak Platformu bünyesinde projelendirileceğini bildirdi.

Varank, yeni iş modellerinin blokzincir altyapısındaki pilot uygulamaları için test ortamı ve katılımcı kümesi oluşturacaklarını dile getirdi.
Enerji ve lojistik alanlarında da reformlar gerçekleştirileceğini belirten Varank, şunları kaydetti: "Sanayide enerji verimliliğini sağlayacak teknolojik yetkinliği artıracağız. Yeni nesil teknolojik ürünlerin enerji sektöründe oluşturacağı dönüşüm ihtiyaçları için ilgili paydaşlarla çalışacağız. Öncelikli sektörlerin yoğunlaştığı OSB'lere, enerjinin güvenli tedariği için iletim yatırımları yapılacak, çeşitli destek mekanizmalarıyla enerjiye erişimi kolaylaştıracağız. Başta OSB ve endüstri bölgeleri olmak üzere sanayimizin lojistik ihtiyaçlarını belirleyip hızlı ve düşük maliyetli ulaşımı sağlayacağız."

"MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ, BİLİM VE TEKNOLOJİDE TEKELLEŞMEYE İTİRAZDIR"

Türkiye ekonomisinin sanayi ve teknolojinin öncü rol oynayacağı yeni bir döneme girdiğine işaret eden Varank, önümüzdeki 4 yılın seçimsiz dönem olduğuna ve hedefleri gerçekleştirmede eşi bulunmaz bir fırsat sunduğuna dikkati çekti.

Güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçiliği teşvik eden Ar-Ge ekosistemi sayesinde son yıllarda Türkiye'de bir başarı hikayesi yazıldığını vurgulayan Varank, bu hikayenin Türkiye'nin atlattığı nice badireye, maruz kaldığı ekonomik, siyasi baskılara ve terör saldırılarına rağmen yazıldığını dile getirdi.

Varank, Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir aktör haline geldiğini ifade ederek, "Bu başarılarla yetinmeyeceğiz. Vakit, Türkiye'yi bir üst lige çıkarma, dünyanın en gelişmiş ekonomileri arasına sokma vakti." dedi. Bakan Varank, 4. Sanayi Devrimi'nin getireceği teknolojilerin, gelecek 5 yılda küresel ekonomiye 4 trilyon dolara yakın katkı sağlamasının beklendiğini, bunun sisteme Türkiye büyüklüğünde 5 yeni ülkenin eklenmesi anlamına geldiğini söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, kağıt israfını önlemek adına konuklara dağıtılan yaka kartlarındaki karekodlar okutularak Sanayi ve Teknoloji Stratejisi Belgesi'ne ulaşılabileceğini ifade etti.  Varank, daha sonra Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi'ni gezdi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle