Sizdeki işgücü Çin ve Brezilya’ya fark atar

Güncelleme Tarihi:

Sizdeki işgücü Çin ve Brezilya’ya fark atar
Oluşturulma Tarihi: Ekim 23, 2005 00:00

Danışmanlık ve denetim şirketi Deloitte’un Kurumsal Risk Hizmetleri (ERS) Global Partneri Mark Layton, ‘Brezilya, Çin gibi gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye kaliteli ve eğitimli insan gücüyle fark yaratabilecek durumda. Bu avantajı kullanmalısınız’ dedi.

DÜNYANIN önde gelen bağımsız denetim ve danışmanlık kuruluşlarından biri olan Deloitte’ın Kurumsal Risk Hizmetleri’nden (ERS) Sorumlu Global Partneri Mark Layton, Türkiye’nin her geçen gün geliştiğini belirterek, gelişmekte olan ülkelerle iyi rekabet ettiğini söyledi. İnsan gücü kalitesinin önemine değinen Layton, ‘Yabancı sermaye istiyorsanız, alıcının beklentilerini anlamanız gerekiyor. Alıcı için ülke risklerinin tanımlanmış olması da önemli. Yatırımcı nereye yatırım yaptığını bilmeli. Doğrudan yabancı yatırım açısından insan kalitesi çok belirleyici bir unsur. Brezilya, Çin, Pakistan gibi gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye kaliteli ve eğitimli insan gücüyle fark yaratabilecek durumda. Bu avantajı kullanmalısınız’ dedi.

DENETİMİN ÖNEMİ ARTIYOR:

İki yılda bir yapılan Deloitte Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) partnerleri zirvesini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini anlatan Layton bağımsız denetim şirketlerinin öneminin giderek arttığına işaret etti. Layton, ‘Türkiye’de de denetim giderek önem kazanıyor. Türkiye’de çok sayıda büyük kurum var. Bu kurumlar sadece güvenliklerini ya da cirolarını düşünmüyorlar, yasal çerçevelere ve düzenlemelere uygunluğu da önemsiyorlar. BDDK ve SPK da bazı kurumlara iç denetim hizmetlerini zorunlu kılıyor’ diye konuştu.

RİSK KONTROLÜ:

Layton, ERS ile şirketlere kattıkları değeri şöyle aktardı: ‘Kurumların karşılaşabilecekleri riskleri önceden belirleyerek, onları kontrol altına almalarına yardımcı oluyoruz. Riskleri azaltıyoruz. Böylece verimliliği arttırıyoruz. Kurumlar riskleri gözardı edemezler. Kullandığımız metodolojilerle risk sürecinde kurumların hedeflerine ulaşmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Bütün kuruluşlar, rekabet ortamında piyasa şartlarının ortaya çıkardığı fırsatlara yanıt verebilecek iş süreçlerini ve bunların oluşturduğu riskleri kontrol altına almak durumunda.’

Çalışan mutluluğu riskkontrolü açısından önemli

KURUMSAL
risklerin hissedarları, yöneticileri, müşterileri, girişimleri ve çalışanları kapsadığını söyleyen Mark Layton şöyle devam etti: ‘Bir kurum bütün bu alanlarda riskleri kontrol altına almalı. Şu anda çalışanlar şirketlerin en çok ilgili olduğu konu. En iyi kalitedeki insanları bulmak ve onları elde tutmak çok önemli. Şu andaki ortamda çalışan mutluluğuna çok dikkat edilmesi gerekiyor. Çalışan mutlu olduğu takdirde kurumuna daha bağlı olur. Kurum tavrının çalışan üzerindeki etkileri iyi anlaşılmalı.’

Türk finans sektörünün yüzde 48’ini denetliyor

TÜRKİYE
’de 510 çalışanları olduğunu kaydeden Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri’nin sorumlu ortağı Oktay Aktolun ‘İstanbul ve Ankara’da ofisimiz var. Müşterilerimiz arasında Ziraat Bankası, İş Bankası, Halk Bankası bulunuyor. Finans sektörünün yaklaşık yüzde 48’nin denetçisi Deloitte. P&G, Unilever, Hilton gibi uluslararası müşterilerimiz de var’ diye konuştu.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!