GeriEkonomi Sinan Aygün'den işsizliğe çözüm önerisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sinan Aygün'den işsizliğe çözüm önerisi

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın davetlisi olarak 120 kişilik heyetle kente geldi. Aygün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın her işadamının bir kişiyi istihdam etmesiyle ilgili çağrıyı doğru adrese yaptığını, ancak bunun yanında istihdamı özendirecek, istihdamın maliyetini düşürecek önlemler alınması gerektiğini söyledi. Aygün işsizliğin çözümüne yönelik formülleri şu şekilde sıraladı:

Sinan Aygün Çanakkale'de / Foto Galeri

“Hiç işe girmemiş veya 2- 3 yıl işsiz kalanları ilk işe başlatırken sigorta yapıyorsak, 567 lira asgari ücret veriyoruz, 303 lira da vergisi var bunun. 303 lira, 103 liraya indirilmeli. Ayrıca kriz veya zorunluluk durumunda işten eleman çıkartmanın yolları kolaylaştırılmalı. Bir de kıdem tazminatı sorunu var. Bu kıdem tazminatı birçok sektörü mahvediyor. Şirketler işçiyi çıkartmak için servetler veriyor. Ben somut örneklerini biliyorum. Mesela, yanında 1500 kişi çalıştıran biri bu işçileri çıkartmak için fabrikasını satsa kıdem tazminatını karşılayamıyor. Biz de diyoruz ki nasıl devlet memuru emekli olurken primi birikiyor. Biz bu primi devlete yatıralım. Bizim yatıracağımız vergilerden de kesilsin bu. Ama işçi emekliliği geldiği zaman veya işten ayrılmak istediği zaman tazminatını gitsin devletten alsın. Bu devlete bir yük değildir.”

‘İŞSİZLİK PARASI BİZE VERİLSİN’

Aygün, İşsizlik Fonu’nda 43 milyar lira biriktiğini hatırlattı. Aygün, “Bunun ancak 1.5 milyarı kullanıldı. Peki siz bu 43 milyarı niçin topladınız bizden? İşsiz kalan elemanlarımıza maaş vermek için topladınız. Ya fazla topladınız, ya vermediniz. Bu 43 milyar kasada olduğuna göre bu yanlış bir şey. Artık İşsizlik Fonu diye bir fon oluşmasın. Kasadaki bu parayı da değerlendirmek lazım” dedi.

Aygün, bu parayı geri istemediklerini dile getirdi. Aygün, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir işçi alın teklifi var ya. İşte buna bir örnek veriyorum. Bu parayı bize düşük faizle verin. Mesela 100 bin lira kredi kullanana bir işçi alma zorunluluğu getirin bunu da takip edin. Nedir şu an enflasyon yüzde 7- 8 civarlarında. Siz bize bunu yıllık yüzde 9- 10 faiz oranıyla kullandırın. Böylece 43 milyarlık bir kaynak Türk özel sektörüne geçecek ve biz bir yıl sonra 48- 50 milyar olarak geri ödeyeceğiz. Şu anda o para orada hiçbir işe yaramıyor ve bizim de o kaynağa ihtiyacımız var” diye konuştu.

‘BANKALAR ÇANIMIZA OT TIKIYOR’

Sinan Aygün, Türkiye’de global krizin etkileriyle tüm sektörlerin ufaldığını, tek büyüyen sektörün ise bankacılık olduğunu ifade etti. Aygün, “Ama maalesef bankalar bizim çanımıza ot tıkıyorlar şu anda. Türk özel sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılı durumda bankaların vicdansız ve insafsız davranışlarının payı çok büyük. Hala kredi kartı faizleri yüzde 30’lar civarında, ticari kredi faizleri yüzde 25’ler civarında devam etmektedir. Enflasyonun yüzde 8 olduğu bir ortamda yüzde 25 faiz çok büyük bir rakam. Yani enflasyonun 3 misli oranında faiz alıyorlar bizden. Bunun altından kalkmak mümkün değil. Biz enflasyonun yüzde 100 olduğu günler gördük. Ama hiçbir zaman yüzde 300 faiz vermedik bankalara. Burada bir terslik var” dedi.

‘ET İTHALATI KARARI DOĞRU’

Canlı hayvan ithalatı kararını da olumlu bulduğunu ifade eden Aygün, besicilerin kendi üyesi olduğunu belirtti. Aygün, “Maalesef sektörde suni olarak fiyat yükseltmesi yaşandı. Et sektörü 5 yıl geriden seyrediyordu. Bunun acısını çıkartmaya çalıştılar. Ama biraz kantarın topuzunu fazla kaçırdılar diye düşünüyorum. Alınan önlem yerinde bir önlemdir. Ama burada dikkat edilmesi gereken konular vardır. Bunlardan bir tanesi Türk halkı ne tür et yiyecek. Bu ithalatını Et Balık Kurumu yapacak. Bunu da ithalatçılar vasıtasıyla yapacak. Kendi et ithal etmeyecek. Yarın teklif vermek için son gün. Et ithalatıyla ilgilenen üyelerimiz varsa bunu da duyurmuş olayım. Et Balık Kurumu Genel Müdürüyle görüştüm, et fiyatlarını aşağıya indirecekler” diye konuştu.

Son iki aydır dünyanın en pahalı etinin Türkiye'de yendiğini kaydeden Aygün, “Bu ithalat kararı iyi bir önlem oldu. Ama ithalatın süresini iyi belirlemek lazım. Fiyatlar indikten sonra bunu durdurmak lazım. Yok ithalat devam eder ise bu sefer Türkiye’de besicilik sektörü biter, hayvancılık dışa bağlı olarak kalır. Bu yüzden ithalatı kademeli olarak düşürerek bir dengeye getirmek lazım. Şuanda kırmızı etin karkas fiyatı 17 liraydı, 12- 13 liraya düştü. Düşmesi gereken rakam da 10- 11 lira civarında. Bu rakamlardaki et vatandaşın sofrasına aşağı yukarı 14- 15 liraya yansıyacak ki bu da altından kalkılabilir bir durum” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle