"Sakıp Sabancı çok güçlü bir liderdi"

Güncelleme Tarihi:

Sakıp Sabancı çok güçlü bir liderdi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 27, 2010 15:06

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sakıp Sabancı'nın çok güçlü bir lider olduğunu belirterek, “Gücü de patronluğundan gelmezdi. Sakıp Sabancı'nın gücü, kendine, ekip arkadaşlarına, çevresindekilere ve Türk halkına olan inancından gelirdi” görüşünü bildirdi.

Sabancı Holdingden yapılan yazılı açıklamaya göre, Güler Sabancı'nın Young Guru Academy (YGA) tarafından düzenlenen 2010 Liderlik Zirvesi'nde, “Sosyal Sorumlu Lider” başlıklı konuşmasıyla gençlere seslendi.

Sabancı, şirketler için, toplumlar için, devletler için liderliğin önem taşıdığını, dünyada liderliğin de değiştiğini ve geliştiğini kaydetti.

Dünyada liderlik krizi yaşandığını ve gelişmiş ülkelerde işgücünün giderek yaşlanması sonucu yaşanan yetenek savaşlarının liderlik konusunu etkilediğini belirten Sabancı, IBM'in bir araştırmasına göre, şirketlerin lider yetiştirmekte zorlandığına, lider bulma konusunda daha fazla endişe taşıdığına ve araştırmada liderlik konusundaki bu sıkıntının “küresel bir işgücü krizinin” başlangıcı olabileceğinden bahsedildiğine değinerek, şöyle devam etti:

“Bu doğrultuda yaşanacak bir liderlik krizinin, tüm şirketlerin sorunu olma ihtimali bulunuyor. Ancak gerçekçi bir yaklaşım ve uzun vadeli bir bakışla, şirketlerin kendi içlerinden yetenekli liderleri yetiştirip geliştirmeleri ile çözümlenebilir. Karşıda bir dağ görünce, takımlarına, 'şu karşıdaki dağa tırmanın' diye talimat vermek, tek başına hedef göstermek liderlik değildir. Liderlik, o dağı aşmanın önemini takımlarına anlatmak, onları ikna etmek ve onları başarılı kılmaktır. Sonunda dağa tırmanan takımlardır. Ama o dağa tırmanmak için rehberlik eden, destek ve güç veren liderlerdir. Bill Gates'in de dediği gibi; Gelecek yüzyılın liderleri, çalışanlarına, takım arkadaşlarına güç verenlerden çıkacaktır.”

İdeal liderin özelliklerinden bahseden Sabancı, liderin her zaman çözüme odaklandığını, liderliğin en ayrıştırıcı vasıflarından birinin, önyargısız ve pozitif yaklaşımı olduğunu kaydetti.

Sabancı, ancak cesur bir liderin takım arkadaşlarını cesaretlendirebileceğini ve bu cesaretle fark yaratabileceğini belirtip, örnek lider olarak Sakıp Sabancı'yı göstererek, şunları kaydetti:

“Ben Sakıp Sabancı ile büyüdüm. Sakıp Sabancı çok güçlü bir liderdi. Gücü de patronluğundan gelmezdi. Sakıp Sabancı'nın gücü, kendine, ekip arkadaşlarına, çevresindekilere ve Türk halkına olan inancından gelirdi. Başarıya akılla, planla ve çok çalışılarak ulaşılabileceğine olan inancından gelirdi. Sakıp Bey her zaman çözümden yana olan ve pozitif duygular taşıyan bir liderdi. Cesurdu ve değişimden korkmazdı. Çok fikir alan, çok iyi dinleyen, çok çabuk empati kuran, hedefi iyi anlatan, hep beraber, el ele iş yapmayı tercih eden bir kişiydi. Heyecanlı ve heyecanını karşısındakine aşılayan bir yöneticiydi ve bu vasıflarıyla yarattığı güvenle, 38 sene Sabancı Topluluğu ve Sabancı Ailesinin liderliğini yaptı. Sakıp Sabancı'nın 25-30 yıl önce ortaya koyduğu liderlik modeli, bugün çağdaş teorilerde de kendisini gösteriyor. Artık, lider dediğimizde aklımıza yüksek duygusal zekaya sahip, insanlara ilham veren ve motive eden bireyler geliyor. Takım üyeleri ile uyumlu çalışan ve onların arasındaki uyumun da öncülüğünü yapabilenler geliyor. Bu uyumdan güç alarak hem kendi hem de takım arkadaşlarının performanslarını yükseltmeyi başarabilen insanlar geliyor aklımıza. Çünkü çalışmalar bize gösteriyor ki, takım üyeleri, bir işin planlama sürecinde ne kadar rol alırlarsa, daha sonra o planlanan hedefe ulaşmak için çok daha yoğun ve içten çalışıyorlar.”

“BİZ, SONRADAN DÜNYA VATANDAŞI OLDUK”

Güler Sabancı, konuşmasında Sabancı Topluluğu'nun liderlik yaklaşımına ilişkin olarak şu bilgileri verdi:

“Çalışma hayatım boyunca, önemli ve uzun vadeli konularda karar vermeden önce, bu kararı uygulayacaklarla tartışmayı ve ortak bir akla ulaşmak için zaman ve emek harcamaya çok önem vermişimdir. Bunun en güzel örneği, kapsamlı bir arama konferansı sonucu, ortak bir akılla misyon ve vizyonunu belirlediğimiz Sabancı Üniversitesi'dir. Bununla birlikte Sabancı Holdingde de, katılımcı bir anlayışla ve tartışarak, şirket stratejisini ve hedef koyma sürecini belirleriz. Daha sonra da, her biri kendi kapasitesinde ve seviyesinde lider olan Sabancı üst yönetimi üyeleri, inandıkları bu hedefleri cesaretle ekipleri ile gerçekleştirirler.”
Liderlik ve yöneticiliğin birbirlerine yakın kavramlar olmakla beraber, eşdeğer olmadığının altını çizen Sabancı, iyi yöneticiliğin, bir işin nasıl doğru yapılacağını söyleyebilmek iken, liderliğin hangi işin doğru olduğunu ortaya koyabilmekten geçtiğini bildirdi.

Sabancı, içinde bulunulan dönemde liderliğin, sürekli geliştirilmesi gereken bir süreç olarak algılandığını ifade ederek, liderlerin uzun yıllar sonrasını düşünecek vizyona sahip olmasının ve hedeflerini geleceğe göre oluşturmalarının gerekliliğini vurguladı.

Kurulması gereken en önemli ve en zor köprünün, bugün ile gelecek arasındaki köprü olduğunu, bugünün liderlerinin, gelecek için, sürekli değişen dünya için çalışmak zorunda olduğunu belirten Sabancı, şöyle devam etti:

“Bizler, yani bugünün liderleri, soğuk savaşta, bölünmüş bir dünyada yetiştik. Tecrübelerimizi böyle bir dünyada kazandık. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra birleşmeye başlayan ve her gün daha da küreselleşen içinde yaşadığımız bu dünya, bizim için yeni bir olgu sayılabilir. Siz ise, böyle bir dünyada doğdunuz, büyüdünüz. Küresellik sizin doğanızda var. Günün her anına yayılan haber akışı, cep telefonu, internet ve onun getirdiği Google, Facebook, Twitter... Bunlar sizlerin genlerinize işlemiş durumda. Bizse bunları hep sonradan öğrendik. Biz, sonradan dünya vatandaşı olduk. Hızla büyüyen ve gelişen ülkemizin gelecekteki liderleri olan sizler içinse, globallik bir yaşam tarzı, bir olmazsa olmazdır. Bu avantajınızı çok iyi kullanacağınıza eminim. Geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki maalesef biz, size, çok da iyi bir dünya bırakamıyoruz. Yüzyıllardır devam eden siyasi sorunlar hala var. Bir de bunların üstüne toplumsal ve çevresel sorunlar eklendi. Fakat, özellikle son yirmi yılda, biz de sizlere daha iyi bir dünya bırakabilmek, en azından üstünden rahatlıkla geçebileceğiniz sağlam köprüler inşa etmek için canla başla çalışıyoruz. Son 50 yılda teknolojide ve bilimde, inanılmaz atılımlar gerçekleştirildi, büyük gelişmeler oldu. Sorunları yok edemedik ama onları yok edecek altyapı sizler için hazırlandı. İşte bu altyapıyı kullanarak, bugün ve gelecek arasındaki köprüleri sizler kuracaksınız.”

“GLOBAL LİDERLER ARTIK SOSYAL SORUMLULUK KONUSUNA ÖNCELİK VERİYOR”

Güler Sabancı, global liderlerin artık sosyal sorumluluk konusuna öncelik verdiğine işaret ederek, uzmanların, sürdürülebilir karlılık için sosyal sorumluluk ve mali sorumluluğun birbirini tamamlayan iki eş değer olduğunu söylediğini belirtti.

Sabancı Topluluğu'ndaki sosyal sorumluluk yaklaşımına değinen Sabancı, “Sabancı'da insan yaşamına özen göstermek, yaptığımız işin özüdür ve hizmet verdiğimiz kişilere olan sorumluluğumuzu tanımlar. Bunun en önemli nedeni, liderliği çok yönlü olarak değerlendirmemizden kaynaklanır. Sabancı'da başarılı bir lider olmanın, sadece şirketlerin başarısı demek olmadığının farkındayız. Bizler, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına duyarlı, bunlar karşısında sorumluluk alarak çözüm üretebilen bir şirket olmanın ne kadar değerli olduğunu biliyoruz” ifadesini kullandı.

Sabancı, topluluk çalışanlarının sosyal sorumluluk konusunda bir çok çalışma yaptığını, Genç Sabancı programıyla çalışanlarının gönüllü olarak, gruplar halinde sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaptığını kaydetti.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!