GeriEkonomi RTÜK üyesi Esat Çıplak'tan açıklamalar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

RTÜK üyesi Esat Çıplak'tan açıklamalar

RTÜK üyesi Esat Çıplak'tan açıklamalar
refid:15070596 ilişkili resim dosyası

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Üyesi Esat Çıplak, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı'yla “Küresel sermayeye pozitif ayrımcılık uygulanırken yerli sermaye rekabet edemez hale getirildiğini” savundu.

Çıplak, yaptığı açıklamada, TBMM'ye sevk edilen Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın verimlilik, üretkenlik, gelişen ve değişen yeni teknolojilere uyum sağlama ve uygulanabilirlik ilkeleri göz ardı edilerek hazırlandığını öne sürdü.

Tasarının birçok konuda sıkıntılar içerdiğini ifade eden Çıplak, personele ilişkin düzenlemelerin hiç birinin kurum çalışanlarının haklarını korumaya yönelik olmadığını kaydetti.

TBMM tarafından seçilen üst kurul üyelerinin etkisizleştirilerek bürokratik yapının güçlendirilmesinin Anayasa'nın temsil ilkesine aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunan Çıplak, tasarıya yönelik şu eleştirilerde bulundu:

“-Yaptırımlar hususunda ulusal ve yerel medya ayrımı yapılmadığından koruyucu destekleyici hiçbir gücü olmayan yerel medyanın yaşama şansı kalmamaktadır.
-Küresel sermayeye pozitif ayrımcılık uygulanırken, yerli sermaye rekabet edemez hale getirilmektedir. -Global sermayeye kısıtlamalar kaldırılırken, mevcut yerli sermayenin elinde bulunan medya hizmet sağlayıcı şirketlerin değerini yitirmesine, yok pahasına yabancılara satılmasına neden olacak sınırlamalar konulmaktadır.
-Yeni düzenleme, milli ve evrensel hukuk ilkelerine uygun değildir. Sektörel yapı, ekonomik tam rekabet sistemi, toplumsal doku ve uluslararası uygulamalar gözetilmeden, rekabet kriterleri dışında konulan sınırlar, hukuki temelden yoksun olacak, anayasal teşebbüs hürriyeti, ifade hürriyeti ve basın yayın hürriyetini kısıtlama bakımından, Anayasa'ya aykırılık iddiası ile mevcut kanunun birçok hükmünün iptal edilmesi gibi kadük kalacaktır.

-Yayın kuruluşlarının hisselerinin halka arz edilecek ve borsada işlem görebilecek oranının belirlenmemesi ve sınır getirilmemesi halinde, sahiplikle ilgili sınırlama ve kısıtlamalara uygunluğun denetimi ve kontrolü hiçbir şekilde mümkün olamayacaktır. -Yıllardır bu sektörde görev yapmış, ciddi bir marka yaratmış, izleyicileri ile sıkı bağlar kurmayı başarmış medya hizmet sağlayıcısı ile herhangi bir kişi ya da tüzel kişi tarafından kurulan bir radyo ve televizyon yayın şirketi arasında sıralama ihalesine girme koşullarının aynı olmamasının gerektiği tasarıya konulmamıştır.

-Tasarının bu şekilde yasalaşması durumunda, 2002 yılından önce olduğu gibi medya hizmet sağlayıcı şirketlerde gerçek sahip ve yöneticilerin gizlenerek, hisse yapılarının doğru gösterilmemesi, yayınların yurt dışından yapılması gibi muvazaalı işlemlere neden olacaktır. Yani yakında çaycı, odacı, şoför unvanlı medya patronları ve yöneticileri ile karşı karşıya kalacağız.

-Türkiye'de etkin, verimli, üretken kamu idaresinin oluşumu açısından bu kanun tasarısı haberleşme ve medya sektörü için bir şansken kurumlar arası ve sektörel aktörler arası çatışmalar bu şansı engellemektedir. -RTÜK ve BTK 'kurum devleti' değil 'devlet kurumu' gibi yapılandırılmak zorundadır. Yayıncılık sektörü ile iletişim sektörlerinin birbirlerinin alanlarına kayması sebebiyle BTK ile RTÜK ve Rekabet Kurumu arasındaki iş birliğinin ve ortak çalışmaların artırılması Türkiye'de kaynakların etkin kullanımı ve uluslararası gelişmelere paralel uygulamaların yaşanması için önem arz etmektedir. Radyo frekans spektrumu kıt kaynak olduğundan, bu kaynağın teknolojik gelişmelere ve kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanması kaynakların etkin ve verimli kullanımı açısından önem arz etmektedir.

-Türkiye'de her sektörün ayrı ayrı düzenleyici ve denetleyici üst kurullarının olmasını kaldıracak ekonomik, sosyal, siyasal gücü bulunmadığına göre, finans ve bankacılık sektörünün tek, iletim görevi içeren enerji, görsel işitsel medya, haberleşme, kara, demir ve hava yolları ile postanın tek bir düzenleyici üst kurulunun olması daha akla, mantığa ve Türkiye gerçeklerine yakındır.”
Yorumları Göster
Yorumları Gizle