GeriEkonomi Şifreyi ben verdim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şifreyi ben verdim

Şifreyi ben verdim

New York’ta tutuklu bulunan Reza Zarrab, hakkındaki suçlamaların düşürülmesi ve şifresini görevlilere kendi verdiği cep telefonundan elde edilen aleyhindeki delillerin usulsüzlük gerekçesiyle dosyadan çıkarılması için iki dilekçe verdi.

 NEW York’ta tutuklu yargılanan Reza Zarrab, hakkındaki dört ayrı suçlamanın düşürülmesi ve cep telefonundan elde edilen bilgilerin aleyhine delil sayılmaması için mahkemeye iki ayrı dilekçe sundu. Şimdi Başsavcı Preet Bharara’nın ofisinin bu dilekçelere cevap vermesi, ardından 6 Eylül’de tarafların mahkemede sözlü savunmalarını vermelerinden önce Zarrab’ın avukatlarının Bharara’nın itirazını yanıtlaması bekleniyor.

AYNI EYLEME İKİ SUÇ
Zarrab’ın avukatları, ilk dilekçede 20 yıl hapis gerektiren İran yaptırımlarını ihlal, 5 yıl hapis cezası bulunan ABD’yi dolandırma, 20 yıl hapis cezası istenen kara para aklama ve 30 yıl hapisle hakkındaki en ağır iddia sayılan bankacılık sahtekârlığı olmak üzere toplamı 75 yıl hapis gerektiren dört ayrı suçlamayla yargılanan müvekkillerine yönelik suçlamaların düşürülmesini talep ettiler. Avukatlar, Zarrab ABD vatandaşı olmadığından, kendisinin yaptırımları ihlalden yargılanamayacağını savunurken, aynı eylemlerin hem yaptırım ihlali hem de kara para aklama suçu sayılması nedeniyle kara para aklama suçunun da düşürülmesini istediler. Avukatlar, belirtilen eylemlerde bankalar zarara uğramadığından ve Zarrab’ın Amerikan bankalarını doğrudan kullanmaması nedeniyle bankacılık sahtekârlığı suçlamasının da geçersiz olduğunu iddia ettiler.

USULSÜZ DELİL
Zarrab’ın avukatları, ikinci bir dilekçede ise Zarrab’ın Miami’ye indiğinde el konulan cep telefonunun usulsüz bir şekilde delil sayıldığını savundular. Zarrab’ın 13 Temmuz 2016 tarihli bir ifadesinin de ek olarak yer aldığı dilekçede, Amerikalı gümrük memurunun Zarrab’tan telefonunu istediği, sonra memurun iPhone 6 marka telefonun şifresini sorduğu, Zarrab’ın da hakkında bir suçlama olduğunu düşünmeden şifresini verdiği belirtildi. Yasal hakları okunmadan cep telefonunun kendisinden alınıp kırılması mümkün olmayan şifrenin de Zarrab’tan usulsüz biçimde öğrenildiğini öne süren dilekçede, bu nedenle Zarrab’ın cep telefonundan elde edilen hiçbir bilginin aleyhine kullanılamayacağı belirtildi.

ZENCANI BAĞLANTISI ARIYOR
DİLEKÇENİN en çarpıcı kısmını ise belgeye ek olarak sunulan ve savcılığın Zarrab’ın telefonunda yapılacak araştırma için 29 Mart 2016’da hazırladığı doküman oluşturdu. Ve bu belgeye göre savcıların Zarrab’ın bazı şirket ve bankalar, ayrıca Zarrab’ın ortağı olduğu öne sürülen, İran’da idamla cezalandırılıp halen hapiste tutulan İranlı işadamı Babek Zencani’yle olan ilişkisini araştırdıkları ortaya çıktı. Daha ilginci, savcıların aynı belgede, Zarrab ve 17 Aralık soruşturmaları sırasında suçlanan eski bakanlar Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar ve Muammer Güler ile Güler’in oğlu Barış Güler ve Halk Bankası’nın eski genel müdürü Süleyman Aslan arasında da bir ilişki aradıkları anlaşıldı. Belgede, o dönem suçlanan diğer bakan Egemen Bağış’ın adının olmaması ise başka bir dikkat çekici ayrıntıydı.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle