GeriEkonomi Park sorunu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Park sorunu

Park sorunu

2019 yılının ilk 5 ayında toplam otomobil ve hafif ticari araç satışlarında yaşanan yüzde 50 daralma, yetkili servislere giden 0-3 yaş arasındaki araç parkının da yüzde 17.38 gerilemesine yol açtı. Yani 5 ayda yetkili servislere giden araç sayısı 560 bin adet azaldı. Pazarın daralmasına bağlı bu sayının yıl sonunda 1 milyona ulaşması bekleniyor. Bu da araç satışından çok servis gelirleriyle ayakta kalan bayileri köşeye sıkıştırmış durumda.

DÜNYADA ve Türkiye’de otomotiv sektörünü 2 kademeli olarak görmek gerekli. İlki çokça konuştuğumuz ve gündem olan sıfır araç satışları, ikincisi ise ‘Satış Sonrası Hizmetleri’ yani SSH. Otomotiv sektöründe sıfır araç satışlarından elde edilen kârlar marka içi ve dışı rekabetin artmasına paralel olarak her geçen gün düşerken satış sonrası hizmetlerden elde edilen gelir ise bu yıla kadar hâlâ çekiciliğini koruyordu. Yani bayiler sıfır araç satışından değil servislerden önemli ölçüde gelir elde ediyor, bu sayede ayakta kalabiliyordu. Çünkü satılan her araç yıllık ya da markanın belirlediği kilometre aralığında servise giderek standart bakımlarını yaptırmak zorunda. Ayrıca hasar, kaza gibi durumlarda da aracın garantisine bağlı olarak yine yetkili servislerde bu işlemlerini yaptırıyorlar. Ancak markalar için yedek parça satışı, bayiler için ise giderlerinin önemli bir kısmını karşıladıkları bu alanda da daralan pazarla birlikte tehlike çanları çalmaya başladı. Ocak-Mayıs döneminde sıfır araç satışlarının yüzde 50 düşmesiyle birlikte 0-3 yaş arası araç parkında da ciddi daralma yaşandı. Türkiye’de otomotiv pazarına ilişkin analizler yapan EBS Danışmanlık’ın Genel Müdürü Erol Şahin’in yaptığı çalışmaya göre, Mayıs 2018’de yetkili servislere giden 0-3 yaş grubu otomobil ve hafif ticari araç parkı 2 milyon 863 bin 850 adetken, Mayıs 2019’a gelindiği bu park yüzde 17.38 gerileyerek 2 milyon 304 bin 645 adede kadar indi. Yani yetkili servisleri kullanan araç sayısı yaklaşık 560 bin adet azaldı.

Park sorunu

30 MİLYAR TL YATIRIM

Bu noktada Erol Şahin’in saptamaları önemli: “Yıl sonunda 350 bin adetlik bir pazar beklentisi olduğu göz önüne alınınca da 2019 yılı sonunda yetkili servise girecek potansiyel araç parkının 1 milyon 952 bin adede gerilemesi kaçınılmaz olacak. Bu da markalar ve özellikle otomotiv yetkili bayileri için yüzde 31 oranında kayıp anlamına geliyor. 2020 yılının bilinmezliğinde çoğu görüş 2019 yılından farklı olmayacağını göstermekte. Bu şartlarda ise rakamın 1 milyon 300 bin adede düşmesi içten bile değil.” Yani daralma sürerse yetkili servislere girecek araç sayısı 2 yılda 1.5 milyon adetten fazla azalacak.

Bugün Türkiye genelinde 975 adeti 3S olan, 250 adeti 2S olan toplam 1.225 adet yetkili satıcı ve serviste yaklaşık 80 bin kişi çalışıyor. 30 milyar TL’nin üzerinde kurulu sermayeye sahip yetkili servislerin ayakta kalabilmesi için pazarın canlanması o yüzden büyük hayati önem taşıyor. Aksi takdirde yetkili servislerde ciddi sıkıntılara neden olacak. 

İÇ PAZAR DARALDI YERLİ PAYI ARTTI

TÜRKİYE’de 2019 yılının ilk 5 ayında iç pazarda yaşanan yüzde 50 daralmaya karşın, yerli üretim araçların payında ise rekor artış yaşanıyor. Bunda da Türkiye’de üretilen araçların daha ekonomik ve bulunabilir olmasının etkisi var. Konuyla ilgili olarak konuşan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, “Ocak-Mayıs dönemi verilerine göre, iç pazarda son 10 yılda ortalama yüzde 38 olan yerli üretimin payı 2019 yılında yüzde 46 seviyesine ulaştı. Bu, sanayimiz ve ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir gelişme” dedi. Yenigün, otomotivde mevcut yatırımların korunması ve yeni yatırımların çekilebilmesi için iç pazar cazibiyetinin önemli bir etken olduğuna dikkat çekererek şunları söyledi: “2018 yılı son çeyreğinde yürürlüğe giren ve son olarak Haziran ayı sonuna kadar uzatılmasına karar verilen ÖTV / KDV indirimlerine rağmen yılın ilk 5 ayında pazar yüzde 50 daralma gösterdi. Bu sonuç, iç pazarın yeniden büyüme seyrine geçmesi için kısa vadede mevcut tedbirlerin kapsamının genişletilerek yıl sonuna kadar devam etmesi gerektiğini bizlere gösteriyor. Uzun vadede ise iç pazarın geçmişte ulaştığı 1 milyon adet seviyesine ulaşması ve istikrarının sürdürülmesi için yeni politikaların geliştirilmesi gerektiği görülüyor.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle