Nisanda ‘su’ için toplantı

Güncelleme Tarihi:

Nisanda ‘su’ için toplantı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 19, 2018 00:24

Kuraklık tehlikesini ve bu konuda neler yapıldığını Bakan Veysel Eroğlu ile görüştük. Eroğlu, “2018 yılında tedbirleri aldık, ayrıca nisan ayında benim riyasetimde bir toplantı yapacağız. Bütün Türkiye’nin içme suyu durumu nedir, hangi planlar uygulanacak bunu tespit edeceğiz. Şu anda içme suyu barajlarında ortalama doluluk yüzde 33.6 civarında. Neticede içme suyunda bir sıkıntı doğmaması için gereken neyse onu yapacağız, bir defa vatandaş müsterih olsun” dedi.

Haberin Devamı

ORMAN ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bir ay önce 2017 yılının son 44 yılın en kurak yılı olduğunu söyledi. Yağış miktarının beklenenin altında olması nedeniyle yurt genelinde barajların doluluk oranlarında düşüşler var. Kuraklığın ciddi tehdit oluşturduğuna dair uyarılar yapılıyor. Bu tabloyla ilgili neler yapıldığını ve 2018’in nasıl geçeceğini Bakan Eroğlu’na sorduk. Eroğlu, “Yaptığımız tespitlere göre- üç aylık tespitler- yağışların uzun dönem ortalamaya yakın olacağı yönünde bir düşüncemiz var.  Maalesef 1 Ekim’den 16 Ocak’a kadar tüm Türkiye’de yağışlarda bir azalma var. Bazı bölgelerde büyük bir azalma var, bilhassa Güneydoğu Anadolu’da. Güneydoğu Anadolu’da yüzde 57 azalma var. Bu ne demek biliyor musunuz? Normal düşmesi gereken yağışın ancak yüzde 43’ü düşmüş. Ondan sonra Doğu Anadolu, İç Anadolu var, bu üç bölge çok önemli. Ege’de de yüzde 18’lik bir azalma söz konusu ama Marmara iyi, Akdeniz iyi, Karadeniz zaten iyi. Bu bölgelerde bir sıkıntımız yok. Dolayısıyla ne yapacağız? İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da suyumuzu akıllıca yöneteceğiz. Biz 2018 yılında tedbirleri aldık, ayrıca nisan ayında benim riyasetimde bir toplantı yapacağız. Bütün Türkiye’nin içme suyu durumu nedir, hangi planlar uygulanacak bunu tespit edeceğiz. Nisan’da durum daha net belli olur. Önümüzdeki yazda sıkıntı olması muhtemel şehirler ile ilgili B planı devreye girecek. Her şehre göre ayrı planımız var. İçme suyu konusunda her şehir için iki yıllık planlar var” dedi.

Haberin Devamı

193 TANE İÇME SUYU TESİSİ

Birinci önceliğin içme suyu ihtiyacı olduğunu ifade eden Eroğlu, “193 tane içme suyu tesisi ile İstanbul’dan İzmir’e, Şanlıurfa’dan Mardin’e kadar uzun vadeli içme suyu problemini çözdük. Bu madde bir. Madde iki: Geriye kalan sanayi suyu, sanayiye de gerekli suyu veriyoruz. Sanayicimizin de herhangi bir endişesi olmasın. Üçüncüsü tarımda sulama suyu. Tarımda ise özellikle çiftçilerimizden beklentimiz şu: Aslında suyumuz yeterli fakat pek çok yerde vahşi sulama yapılıyor. Misal olarak yaklaşık 2 milyar TL harcayarak, Şanlıurfa ovalarına su verdik geçen sene, fakat Şanlıurfa’daki çiftçiler suyu maalesef israf ediyor. Fazla su fazla ürün demek değil. Fazla su zarardır, fazla su verilince ürün fazla olmaz, üstelik toprak zamanla çoraklaşır, tuzlanır, dolayısıyla bunu anlatmamız lazım vatandaşa. Asırlardır su görmemiş, birden bire su gelince, ya bu su bitecekmiş gibi öyle düşünüyor ama bu son derece tehlikeli bir durum” dedi.

Haberin Devamı

TARLASINA BORU ÇEKMEYENE SU YOK

Tarlalarda suyu parsel başına kadar getirdiklerini ama tarlanın içinde yağmurlama ve damlama yapmanın çiftçinin vazifesi olduğunu kaydeden Eroğlu, “Su vereceğimiz zaman parsel başına kadar suyu getireceğiz. Arada su alma ağızlıklarını bırakacağız. Vatandaş kendi tarlasına yağmurlama ve damlama borusunu çekecek. Yağmurlama ve damlama borusunu çekmeyen çiftçiye su vermeyeceğiz. Çünkü toprağı gelecek nesillere tuzlanarak vermesine müsaade edemeyiz. Gıda ve Tarım Hayvancılık Bakanlığımız da kendi tarlasına çekeceği boru için yüzde 50 hibe verecek. İyi para da kazandılar bu yıl, Şanlıurfa ziraatte altın yılını yaşadı, pamuk üretimi geçmiş yıllara göre iki buçuk-üç misli arttı” şeklinde konuştu. TEMA’nın Türkiye’nin 2030’da su fakiri ülke olacağına dair uyarısını sorduğumuzda ise Eroğlu, “TEMA’nın bilimsel bir çalışması yok bir defa. TEMA Vakfı değil, TEMA’nın bir temsilcisi kendi başına yuvarlak sözler söylüyor, bunlar doğru değil bakın. Bir kere tamam su zengini değiliz ama bizim suyumuz bize rahatlıkla yetiyor. Sadece tek elden yönetilirse ve akıllı şekilde yönetilirse... İstanbul örneği var. İstanbul’da 100 yıldır su sıkıntısı vardı, şimdi İstanbul’da su sıkıntısı var mı? Ne oldu? Daha çok yağış mı geliyor, daha az yağış geliyor, hatta 2007, 2014, 2017 yıllarında büyük kuraklıklar olmasına rağmen su var. Niye? Çünkü biz bu işi çok iyi yönetiyoruz. Bu bakımdan şimdi o tür şeylere bakmayalım. Türkiye’de bazı yıllar sulak, bazı yıllar kurak oluyor. Mühim olan kurak dönemleri dikkate almak” yanıtını verdi.

 

Haberin Devamı

19 YAŞINDA “YEŞİL ELEŞTİRİSİ” YAPTIĞI YAZIYI ANLATTI

GEÇTİĞİMİZ günlerde Eroğlu’nun 19 yaşındayken Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesindeki dönemin Belediye Başkanı’nı eleştirdiği bir yazı ortaya çıkmıştı. Yazının hikayesini Eroğlu şöyle anlattı: “Rahmetli amcam gazeteciliğe meraklıydı. Şuhut’un Sesi diye bir gazete çıkardı. Ben o zaman lisedeyim. Her hafta Afyon Lisesi’nden memleketime Şuhut’a giderdim. Ben Shakespeare’in bütün eserlerini, tüm klasikleri, Ömer Seyfettin’e varıncaya kadar bütün eserleri okudum çünkü babam çok kitap meraklısıydı. Unutamadığım bir roman da Paul ve Virginie. Ayrıca Bütün Dünya çıkardı, orada da çok güzel yazılar olurdu. Dolayısıyla bana yazı yaz derlerdi, ben de başmuharrir gibi orada yazı yazardım. Çok yazım var da, ağaçlandırmayla ilgili o yazımı bulmuşlar. Ben diyorum ki ‘Şuhut yeşili ne zaman öğrenecek?’ Şuralara ağaç dikilse, şöyle olsa böyle olsa diye belediye başkanına seslenmiştim.”

 

Haberin Devamı

KANAL İSTANBUL’U ULAŞTIRMA BAKANI’NA SORUN

 KANAL İstanbul projesinin ekolojiye zarar vereceği iddialarına ilişkin ise Eroğlu, “Ben bu konuda bir şey söylemem. Onu Ulaştırma Bakanı’na sorun. Kanal İstanbul’la ilgili bizim herhangi bir çalışmamız yok” yanıtını verdi.

 

BELEDİYE ALTYAPISINI TAMAMLASIN

EROĞLU, belediyelere yönelik çıkan bir yönetmeliği de şöyle hatırlattı: “Şimdi belediyelerde su kayıpları çok fazla. Bazı belediyeler festival düzenliyor, ya festival düzenleyeceğine kardeşim altyapını tamamla, su kaçakları, kayıpları yüzde 50-60 olan belediyeler var. Ben burada ayırt etmiyorum, genelde bu böyle. İstanbul’da İSKİ Genel Müdürüyken, hem su yok, hem de suyumuzun yüzde 65’i kayboluyordu. Şebekeler tamamen eleğe dönmüş. Hatta bu konuda karikatürler vardı. Belediye Başkanlarına diyorum ki: Modern sistemlerle şebekeni yenile. Biz suyu getiriyoruz. Her belediyeye getiririz. Su kayıpları kontrol yönetmeliği çıkardık, bu kayıp kaçakları 4 yılda yüzde 30’a indirecekler. İndirmezlerse ceza vereceğiz, ayrıca onlara yeni bir baraj vesaire tesis yapmayacağız. Kusura bakmasınlar, önce altyapıyı düzenleyecekler.”

 

Haberin Devamı

BARAJLAR İKLİM MECBURİYETİ

TÜRKİYE’nin yarı kurak iklim bölgesinde yer aldığını belirten Eroğlu, “Yağışlar az, dünya ortalamasının çok altında. Bir de bizde yağışlar bölgelere ve mevsimlere göre çok değişiyor. Doğu Karadeniz’de yılda 2 bin 500 mm, Konya Karapınar’da 250 mm yağış düşüyor. Bizde su ihtiyacı yaz aylarında çok fazladır çünkü kış aylarında sulama yoktur. Yaz aylarında vardır. Suyumuzun yüzde 74’ünü sulamada kullanıyoruz. Hâlbuki yaz aylarında bizde yağmur hemen hemen hiç yağmaz. Yağış kışın ve ilkbaharda olur. Dolayısıyla kış ve ilkbahardaki suları biriktirip, yazın kullanmamız lazım. Baraj yaparak bu ihtiyacı karşılıyoruz. Baraj yapılması, coğrafyanın, iklim durumunun getirdiği bir mecburiyet. Keyfimiz için yapmıyoruz” dedi.

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!