GeriEkonomi Naklen yayın ihalesinde oluşan fiyatta D-Smart’ın da payı var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Naklen yayın ihalesinde oluşan fiyatta D-Smart’ın da payı var

Naklen yayın ihalesinde oluşan fiyatta D-Smart’ın da payı var
refid:13560992 ilişkili resim dosyası

D-Smart CEO’su Mustafa Gözalan, Süper Lig’in naklen yayın hakları ihalesinde yıllık çıplak fiyatın 321 milyon dolara çıkmasında D-Smart’ın da katkısı olduğunu söyledi. Gözalan, “Biz ihaleye girmesek de, varlığımız hem kazanan, hem kaybeden taraf açısından önemliydi. Masada yoktuk ama fiyatın oluşmasında D-Smart’ın katkısı hissedildi” dedi.

TÜRKİYE Futbol Federasyonu’nun (TFF) gelecek 4 sezonu kapsayacak yayın ihalesini, Türk Telekom (TT) ile yaklaşık 4 saatlik çekişmenin ardından Digiturk 321 milyon dolara kazanmıştı. İhaleye katılmayan D-Smart’ın CEO Mustafa Gözalan, D-Smart’ın ihaleyi hem kazanacak hem de kaybedecek taraf için varlığı dikkate alınan bir oyuncu olduğunu söyledi. Gözalan, masada olmasa da D-Smart’ın fiyatın oluşmasına katkı sağladığını belirtti. D-Smart’ın CEO’su Mustafa Gözalan, bu konudaki soruları yanıtladı.
İhaleye etkisi oldu
*  D-Smart neden futbol yayın hakları ihalesine katılmadı?
- D-Smart ihaleye katılmadı ancak ortada görünmeyen ama ihaleyi hem kazanacak hem de kaybedecek taraf için varlığı dikkate alınan bir oyuncu idi. Futbol sektörüne Digiturk’ün çok büyük katkıları var ama D-Smart’ın rolü de ihmal edilemez. D-Smart öyle bir platform ki, bizimle hiç bir anlaşma bile yapmasına gerek olmadan, bu futbol ihalesini alan bir taraf, istediği zaman 1.2 milyon D-Smart evine bu içeriği basit bir modül ve kartla yayabilirdi.
*   TT ihaleyi alsaydı yeni platform kurmasına gerek olmadan, D-Smart’la hemen üye alabilir miydi?
-  Aynen öyle. Evlerde bir üçüncü kutuya falan gerek yoktu. Alt yapı yatırımına da gerek yoktu. Bu konuda kimseyle yapılmış bir anlaşmamız yok. Hatta bu yönde bir ilişkiyi Türk Telekom yapmak zorunda bile değildi. Aslında halihazırda bile bir çok modüllü Lig TV abonesi yasal modüllerini D-Smart uyumlu cihazlarla kullanıyor. Bu Modullü Lig TV aboneleri, yasal olarak hem D-Smart kanallarını seyredebilir, hem Lig TV’yi alabilir, hem de bedava binlerce uydu kanallarını seyredebilir. D-Smart, teknolojisi itibariyle bu ihalede önemli bir oyuncu olmuştur. Varlığı ile, masada olmamasına rağmen kazanan tarafa verebileceği faydaların hayali bile ihaledeki fiyatın oluşmasına katkıda bulunmuştur.
Herkese öğrettik
*   Yani D-Smart rekabeti arttırdı diyorsunuz.
-  D-Smart’ı esnek, Türkiye’yi uydu çöplüğü yapmayacak, sürekli kendini yenileyen, hiçbir paralı içerik kullanmak istemese bile tüm üyelerin TV ihtiyaçlarını giderebilecek sistem olarak tasarladık. Tüm endüstriyi de kucaklamaya çalıştık. Herkese bu işin nasıl yapılması gerektiğini öğrettik. Digiturk de bizden bazı yenilikleri öğrendi. Rekabet herkes için faydalı. 10 yıldır 1-1.5 milyon üyeye çakılmış kalmış sektör, D-Smart’ın getirdiği yenilikler sayesinde süratle büyüyor.
Sektör sınıf atladı
*   Bu ihalenin futbol endüstrisine yansıması ne olacak? Siz rekabete nasıl hazırlanıyorsunuz?
-  Yeni yayın döneminde ihalenin etkilerini hemen göreceğiz. Tüm sektör sınıf atladı. Daha iyi futbolcu transferleri yapılabilecek. Futbol Federasyonu sahalardaki çirkinlikleri ortadan kaldırmak için eskisinden daha fazla çalışmalı. D-Smart tüm büyük takımların özel maçları ile UEFA ve Şampiyonlar Ligi’nde bazı maçlar yayınlıyor. Avrupa Kupaları’ndaki tüm HD futbol yayınları ise 2012 sezon sonunda kadar sadece D-Smart’ta. Türk spor klüplerinin mali kaynaklarının artması sayesinde Avrupa Kupaları’nda daha çok başarılı olacaklarını düşünüyorum. Avrupa arenasında daha çok Türk takımının yer alabileceğini, yani D-Smart’ın da futbol oyununun içinde daha fazla yer alacağını düşünüyorum. Digiturk bu ihale sonucu ile herkesi mutlu etti. Tam bir kazan kazan oldu. Keşke bundan sonra hem Türk Telekom, hem Digiturk, hem de biz bir araya gelsek de, bu spor şölenini tek noktadan ulaşılır bir hale getirsek.

Birçok ülkede birden fazla platform var

*   Eskiden bir ülkede bir platform olur denirdi. Şimdi durum farklılaşıyor. Neler oluyor?
-  Tüm dünyada 2009’da reklam gelirlerine dayalı açık yayın yapan TV sektörü biraz sıkıntılı bir yıl geçirdi. Hatta bazı Batı ülkelerinde açık yayın yapan kanallar bizde paralı bir kanal olabilirmiyiz diye araştırmalar yapıyorlar. Halbuki platformlar kriz döneminde bile hem kârlılıklarını arttırdılar hem de büyüdüler. Digiturk’ün mali tablolarına sahip değilim ama bu ihalede ortaya çıkan değerlere baktığımızda Türkiye’nin tüm medya sektörünün kârlılığından bile daha fazla kâr ediyor olması lazım ki bu kadar büyük bir bedeli ödemeyi göze alsınlar. Bundan sonra daha da hızlı büyümeleri gerekecek aynı kârlılıkları yakalayabilmek için. D-Smart ise henüz kârlı değil. Kârlı olması içinde hâlâ bir süreye ihtiyaç var. Demek ki Türkiye’de platform işlerinde oyunu başa sardık. Ayrıca 1-2 yıl içinde hem kablo, hem de internette ilgili oyuncularlarla birlikte daha bir sürü yenilikler bekliyorum. Tüketiciler için çok önemli seçeneklerin sunulacağı, çok daha kaliteli içeriklerin, yine çok daha ucuza alınacağı bir döneme giriyoruz. Yani artık bu sökterde bir tek oyuncu yok. Almanya’da 3-4 şirket var. Polonya’da 4 şirket var. İtalya’da 2 büyük, bir çok küçük şirket var. Fransa’da 3 büyük ve yine bir çok küçük şirket var. Yani artık bu sökterde hemen hemen tüm ülkelerde birden fazla platform var.

Büyümeyi sadece futbol beslemiyor

*   Deniliyor ki futbol seyreden sadece 1 milyon kişi var Turkiye’de. Nasıl büyüyecek bu sektör?
-  Bu büyümeyi besleyen sadece futbol değil ki. Toplum yapımızdaki değişim, TV seyretmeyi sevmemiz, birleşik ve hizmetlerde yakınsama, yeni teknolojiler ve daha bir çok eğilim benim tahminlerimi destekliyor. Örneğin HD TV yayınları bunlardan biri. İstediğini istediğin zaman seyretmeye yararayan, kayıt özellikli PVR diye adlandırdığımız çözümler bunlardan ikincisi. Aslında HD ve PVR dünyada son 3-4 yıldır TV seyretme zevklerinin gelişimine damga vuran yenilikler. Tüm dünyada bu ürünler evlerin yüzde 50’sine
girmiş. Aynı şeyler bizde de olursa bu demektir ki gelecek bir sürede 7-8 milyon evde HD bir cihaz olacak. Ya kablo ya uydu ya da IP’den temin edecek yayınlarını seyirciler. Yayını nereden aldığınız önemli değil aslında. Önemli olan halkımızın yayınları HD olarak seyretmek istemesi. Yılda yaklaşık 1 milyon HD özellikli televizyon satılıyor Turkiye’de. Ama bu televizyonlardan henüz HD TV kanalları HD olarak seyredilmiyor bile. Ama halkımız HD özelliği olan televizyonundan Kanal D’yi seyrettiği zaman sanki kanalın HD yayınını da seyrediyorum zannediyor. Halbuki Kanal D’nin HD yayını seyredebilmesi için mutlaka D-Smart HD uyumlu bir uydu cihazının da sahibi olması gerekiyor. İşte bunu çıkıp henüz anlatamadık halkımıza. Siyah beyaz TV’den renkli TV’ye geçmek gibi bir
devrim bu.

Hem telefon, hem internet, hem de TV’yi bir noktadan sağlayacağız

*   Smile ve D-Smart operasyonlarını birleştirdiniz. Neyi amaçladınız bu birleşmeden?
-  ADSL servislerimiz ile TV işlerimizi birleştirmeye başladık. Bu iki işimizi yer aldıkları Hürriyet ve Dogan TV binalarından da ayırdık, yeni bir yere taşındık. Platform işi aslında tam bir medya işi değil. Tabii ki medya işlerimizde sinerjik bağları var. Ama daha fazla teknolojik bir iş. Ayrı binalarda olmasında fayda var. Bu arada hizmetlerin yakınsaması ise dünyada yaygın gördüğümüz bir trend. Bizim için önemli olan D-Smart’lı bir eve istediği zaman erişim ve video hizmetlerini bir buket halinde sunabilmek. Bu konularda altyapı sahibi şirketleri, özellikle TT’yi tam bir ortak olarak görüyoruz. Biz altyapı ağırlıklı bir şirket değiliz. Altyapı yatırımı için bir sermaye ayırmıyoruz. Biz TT veya varsa diğer alt yapısı olan kuruluşların pazarlamasını yapmayı hedefliyoruz. Zaten ülkenin çıkarına olan tek yöntem budur. Ülke menfaatleri için teknolojik işlerde altyapı yatırımlarının geri dönüşünün hızlı olması lazım. Ama sonuç itibariyle D-Smart’lı bir ailenin hem telefon, hem internet erişim, hem de TV ihtiyaçlarını bir noktadan sağlayacak hale geliyoruz. Hem ekonomik olacak, hem de özgür olacak abone.

Turksat ile işbirliği içinde  bölgesel genişleme önemli

*   Komşu ülkelerde de büyümeyi mi öngörüyorsunuz?
-  Gerçekleştirebilir miyiz bilmiyorum ama D-Smart, ulusal uydu işletmecisi olan Turksat ile işbirliği içinde bölgesel bir genişlemeyi hedeflemelidir. Ben Turk içeriklerinin Orta Doğu’da ve hatta eski Sovyetler Birliği coğrafyasında nasıl iş yaptığını çok yakından bilen biriyim. Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Rusça dillerini bir arada barındıran D-Smart’ın etki alanında göre 80 milyon ev, 300 milyon kişi var. Ayrıca altyapısı olmayan yerlerde artık uydular da internet erişimi vermek üzere gelişiyorlar. Ülkemiz için platform işi bu derece yaygın bir coğrafyada, her ülkede varlığımızı sürdürebileceğimiz, çağdaş, gençlere müthiş iş imkanlarını yaratan, bacasız fabrika diyebileceğim bir sektördür. Ama günün gerçeğinde ajandamdaki konular maalesef çok farklı. Günlük işlerimizden kafamızı kaldırıp da, Turksat ve Turk Telekom ile iletişime geçip; sakin kafayla oturup bir ufuk turu yapmaya bile fırsatımız olmadı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle