GeriEkonomi Mücevherin Zara’sı olmak istiyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mücevherin Zara’sı olmak istiyoruz

Mücevherin Zara’sı olmak istiyoruz

Atasay Kuyumculuk 4 nesildir mücevher sektöründe. Ailenin 4’üncü kuşak temsilcisi torun Atasay Kamer’le birlikte marka dünyaya açılıyor. 2018’i Körfez ülkelerinde atak yaparak geçiren Atasay, bu yıl Fransa ve Almanya’da mağazalar açacak. Atasay Kamer, “Tiffany, Bvlgari gibi bir yol değil bizimki. Biz ulaşılabilir olmayı da istiyoruz. Zara gibi…Tekstilde Zara varsa biz de mücevherde öyle olalım istedik” dedi.

Bundan 4 yıl önce Atasay Kamer, Atasay Kuyumculuk’tan sorumlu CEO olduğunda kendisiyle konuşmuştuk. Hacı Mustafa Kamer’in bundan 82 yıl önce temellerini attığı, Atasay Kamer’in vizyonuyla kurulan, Cihan Kamer’in büyüttüğü bir şirkette yüklü bir sorumluluk almıştı torun Atasay Kamer. 4 yıl içinde Atasay Kuyumculuk kurumsallaşma konusunda çok yol aldı, logosunu değiştirdi, mağaza konseptinde değişiklik yaptı, yurtdışındaki büyümesinde gaza bastı. Atasay Kamer 2019’daki yeni hedeflerini ve ileriye yönelik planlarını anlattı.

28 yaşına geldiğinizde şirketin başına geçtiniz. Bu size nasıl bir sorumluluk yüklüyor?

- Aile şirketlerinde 4’üncü kuşakla ilgili yapılan değerlendirmelerde, 4’üncü kuşağın işleri ya batırdığı ya da o sorumluluğu taşıyamadığına çok rastlarız. Ben 4’üncü kuşağım. Ben şanslıyım, dedem, babam, annem hepsi hep işlerin içine bizi soktular, işin içinde büyüdük. Kız kardeşim de bir dönem yeme-içme işimizdeydi, şimdi bizimle Atasay’ın kurumsal iletişiminin başında. Bizim aile evet bu işi eskiden beri çok benimsemiş, büyütmüş bir aile ancak kurumsallaşmaya da çok önem veriyor. İcra Kurulu Başkanı aldık şirkete. Profesyonelleşmeye yatırım yaptık, yeni teknolojilere yatırım yaptık. Ben de ailemden gördüklerimi, yeni dünyadaki gelişmeleri takip ederek şirketimize taşıyorum.

Yenilikler son dönemde gündeminizde oldu. Aile bu yenilikleri gündeminize aldığınızda “Oğlum bi dur bakalım” demedi mi?

- Her şeyi birlikte değerlendiriyoruz. Ben sağlam bir yapıyı devraldım, amacım bu sağlamlığın üzerine işimizi dünyaya taşımak, büyütmek. Bu kolay değil. Yenilikleri görmemiz, buna hazırlanmamız, şirketi yapılandırmamız gerekiyordu. Atasay logosunu yeniledik, her yaşa hitap eden bir marka inşa ettik, artık her bütçeye uygun ürün üretiyoruz. 4 senede IT alt yapımız tamamen değişti. Mağazacılık ayağımızı kuvvetlendirdik.

ULAŞILABİLİR OLMAK

Dünyada çok ünlü mücevher mağazaları var. Aile şirketi çoğu. Sizin yol haritanızda ne var?

- Tiffany, Bvlgari gibi bir yol değil bizimki. Biz ulaşılabilir olmayı da istiyoruz. Zara gibi…Tekstilde Zara varsa biz de mücevherde öyle olalım istedik. Ulaşılabilir mücevhere de odaklandık. Bir yılda çok koleksiyon çıkarıyoruz. 3 ayda bir koleksiyonumuz yenileniyor.

Bu alanda da başka rakipler yok mu?

- Onlar tek madenli ya da alternatif madenli şirketler. Pandora ve Swarovski gibi. Dubai’da Damas var, Almanya’da Christ var…Hepsi kendi ülkelerinde. Biz ise hem ülkemizde hem de dünyada olmayı hedefledik.

Atasay gençleşti mi sizinle?

- Atasay gençlere de hitap eden bir marka oldu. Gençleşti ama bu tamamen gençlere hitap eden bir marka oldu demek de değil. Yeni kuşakları anlayan bir markayız. “Takı alayım, kasada beklesin” değil de “alayım takayım, kullanayım” diye düşünenlerin de markasıyız.

Bunun için de “tak sana yakışanı” kampanyası yaptınız…

- Aynen. Çok ses getirdi bu kampanya. Bu kampanya kadının gücünü ortaya koyan, kadının kendi seçimini yaptığını da gösteren bir kampanya oldu.

Mücevherin Zara’sı olmak istiyoruz

Körfez ülkelerinde büyüyorsunuz. Böyle mi devam edecek?

- 6 ayda Ortadoğu’da 20 mağaza sayısına ulaştık. Ortadoğu’nun da iyi tanıdığı isim Meryem Uzerli ile çalıştık. Prenseslerin tanışmak istediği bir isim, herkes Meryem Uzerli’yi çok beğeniyor. Marka yüzleri 1 yılda gelir gider, ama bizim için öyle değil. Bizim “tetikleyici koleksiyon” bazında ilerleyebileceğimiz isimlerle çalışacağız.  Dubai 2, Irak’ta 2 mağazamız vardı. Bağdat’ta bir, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 14 ve Katar’da mağazalar açtık. İlk mağazaları kendimiz açtık.

Batı’da bir mağazalaşma süreci olacak mı?

- Ağırlıklı olarak Ortadoğu’ya gitmiştik ilk başta, bundan sonra o gücü koruyup hatta daha da güçlenip Almanya ve Fransa’ya da gireceğiz. Diğer adımlarımız Türki Cumhuriyetleri ve Asya olacak. Çin’i de düşünüyoruz ancak henüz hazır değiliz. Fransa’da 2, Almanya’da 2 mağaza için imza attık. Eylül’de Dubai’nin en ünlü 2 AVM’sinde daha 2 mağaza açacağız. 2019 yılı sonuna kadar yurt dışı mağaza sayımıza 10 mağaza eklemek istiyoruz. Eylül’de Almanya mağazamız da açılacak.

Şampiyon mağazanız hangisi?

- Dubai Mall’daki mağazamız rekor kırıyor. Neredeyse oraya İstanbul’a gelen turist kadar turist geliyor.

ŞEYMA 1 SENELİK HEDEFE 3 AYDA ULAŞTI

Şeyma Subaşı’na da koleksiyon yaptırdınız. Bu riskli değil miydi?
- Riskliydi. O riski aldık. Şeyma Subaşı koleksiyonu 1 senelik hedefini 3 ayda doldurdu. Yalnızca genç kızlara değil çok geniş bir kesime hitap etti. Fiyatları uygundu, insanları tetikledi. Aslında içinde riskleri de barındırıyordu. Daha gençler mağazalarımıza girdi. Bizi genç bir dile kavuşturdu. Matematik olarak hedeflerimizi tutturduk.

FİYATLAR TURİSTLER İÇİN ÇOK UYGUN

En çok turisti hangi mağazanız çekiyor? 2019 nasıl gidiyor?

- İstinyePark yüzde 82 yabancı müşteri oranına ulaştı 2018 Ağustos ayında. İstinyePark çok turist çekiyor bunun da çok etkisi oluyor. Kur dengesinden dolayı Türkiye’deki ürünler turistler için çok uygun oldu.  2019’da TL bazında yüzde 20 büyüdük. Bu iyi bir sinyal. 2018’e göre iyi gidiyoruz. Temmuz ve Ağustos’ta turizm beklentileri de yüksek. Antalya, Bodrum ve Ege’de varız. Ayrıca Karadeniz’de Trabzon, Rize’de de Arap müşterilerimiz çok. Geçtiğimiz günlerde mücevhere 4 taksit olanağı geldi. Bizim beklentimiz 8 takside kadar çıkmasıydı. Ancak bu taksit olanağının da işlerimize yansıyacağını düşünüyoruz.

GÖBEKLİTEPE KOLEKSİYONU

ATASAY kısa süre önce mozaikler şehri Antakya’da yeni Myras koleksiyonunu tanıttı. 15 yıldır danışmanlığını Özlem Süer ve arkeolog Nezih Başgelen’in yaptığı Türkiye’nin kültürel değerlerinden ilham alınarak hazırlanan Myras koleksiyonunu çıkaran Atasay, yakında yaşayan Anadolu Takıları koleksiyonu Myras’a ikinci Göbeklitepe koleksiyonunu da ekleyecek. 15 yılda Myras koleksiyonları kapsamında 1 ton altın satan Atasay, önümüzdeki yıllarda da Anadolu’nun değerlerinden ilham alarak hazırladığı koleksiyonlarına devam edecek.

ATASAY KAMER KİMDİR?

2015 yılında Atasay’ın CEO’su olarak göreve başlayan Atasay Kamer, London of Economics and Political Science’ta bir yıl boyunca Yönetim Ekonomisi eğitimi aldı. Ardından New York Pace Üniversitesi İşletme Yönetimi’nde lisans eğitimi aldı ve 2008 yılında mezun oldu.

Eğitiminin ardından 2008’de Goldman Sachs’ta 1 yıl çalışan Atasay Kamer, 2009 yılında Türkiye’ye dönerek dedesi Atasay Kamer’in 1980’li yıllarda kurduğu Asgold markasının yeniden canlandırılması projesini Genel Müdür pozisyonunda yönetti.

Bu görevde ekibiyle birlikte geliştirdiği sistem Asgold’un yeniden yapılandırılmasında büyük başarı kazanınca sistem Atasay’a uyarlandı ve Atasay Kamer de kariyerine Atasay’ın yönetim ekibinde devam etti. Atasay Pırlanta Markaları Direktörlüğü’nün ardından Atasay’ın CEO’su olan Atasay Kamer, aile şirketi Atasay’ı ve markalarını uluslararası birer marka haline getirmeyi hedefliyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle