GeriEkonomi Mor turizm
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mor turizm

Mor turizm

Türkiye’de lavanta üretiminin yüzde 80’ini karşılayan Isparta’daki Kuyucak köyü, mora boyanan tarlalarıyla turizmin de gözdesi oldu. “Gelecek Turizm” projesinin de katkısıyla geçen yıl 20 bin olan ziyaretçi sayısının bu yıl ikiye katlanması bekleniyor.

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes’in 10 yıldır yürüttüğü “Gelecek Turizmde” projesini daha önce bu sayfada yazmıştım. Amacı Türkiye’nin sürdürülebilir turizm potansiyelini ortaya çıkarmak ve yerel kalkınmaya destek olmak olan proje her yıl Türkiye’nin dört bir yanından farklı projeleri seçerek, destek oluyor. İşte bu projelerden biri olan “Lavanta Kokulu Köy”ü yerinde görme fırsatım oldu. Mora boyanan tarlaları ve mis gibi lavanta kokusu ile her türlü duyuya hitap eden bu küçük köy, turistlerin ilgisini çekmeyi başarmış. Hatta giderek büyüyen bir lavanta turizmi başlamış…

Geçen yıl nüfusu 250 olan köyü 20 bin turist ziyaret etmiş. Bu yıl bu sayının iki katına çıkacağı düşünülüyor. Lavanta Kokulu Köy, Türkiye’de farklı bir turizm kültürünün oluşmaya başladığını, sürdürülebilir turizm ile yerel kalkınmanın önünü açmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Turizm dendiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak Bodrum, Antalya, Çeşme gibi yerler geliyor. Hâlbuki Türkiye, meraklısına, farklılık arayana, tatili denizden güneşten ibaret görmeyenlere de yüzlerce seçenek sunuyor.

Isparta’ya 47 kilometre uzaklıkta olan Kuyucak, namı diğer Lavanta Kokulu Köy, Torosların eteğinde yüksek bir tepeye kurulmuş, lavanta tarlalarıyla çevrili küçük bir köy. Kıraç ve susuz arazileri yüzünden yıllar önce göç vermeye başlayan köyün kaderi lavanta ile tersine dönmüş. 1975 yılında ilk kez yörenin gül tüccarı Zeki Konur tarafından Fransa’dan getirilen lavanta fideleri, 30 aileye 15’er kök şeklinde dağıtılarak üretime başlanmış. Kurak, susuz, bir şey üretilemeyen tarlalar boş kalmasın diye ekilen ilk lavanta fidelerinden bugüne 3 bin dekar alana kadar yayılmış lavanta üretimi. Kuyucak bugün Türkiye lavanta üretiminin yüzde 80’ini tek başına karşılıyor. Kozmetik ve parfümden, ilaç sanayi hatta gıdaya kadar pek çok sektörde kullanım alanı bulunan lavanta sayesinde göçü tersine çevirmeyi başaran Kuyucak köyü, artık turizmden de gelir sağlıyor. Köyün verimsiz arazilerinin büyük bölümü lavantayla kaplı olan Kuyucak’ta haziran sonuyla birlikte ortaya çıkan manzara, lavanta bahçeleriyle ünlü, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Fransa’nın ünlü Provans bölgesini aratmıyor. Ziyaretçiler, temmuz ayının hemen başında açmaya başlayan lavantaları, ağustosun sonlarına doğru yapılan hasada kadar görebiliyor.

TURİST SAYISI 1 YILDA 5 BİNDEN 20 BİNE
“GELECEK Turizmde” projesi ile Kuyucak köyünün lavanta üreticisi olarak markalaşması, mevcut istihdam, göç ve kalkınma problemlerinin çözülmesine katkıda bulunulması, alternatif gelir ve iş kaynakları oluşturulması hedefleniyor. Özellikle de dezavantajlı grup içerisinde bulunan kadınların istihdam edilerek, istihdam sorununun çözümüne katkıda bulunulması amaçlanıyor. Proje ile köydeki kadınlara ve genç nüfusa iletişim ve ürün sunumu konularında eğitimler veriliyor. Yapılan çalışmaların neticeleri görülmeye başlanmış. 2015 yılında 5 bin kişi olan ziyaretçi sayısı, proje sayesinde geçen sezon 45 günde 20 bin kişiye çıkmış. Böylece hane başına düşen gelir de artmış.

Mor turizm



KADINLARA EĞİTİM
LAVANTA Kokulu Köy Proje Koordinatörü Ali Sağdaş, bu yıl 40 bin civarında turist beklediklerini belirterek, bunda sosyal medyanın da büyük payı olduğunu anlatıyor. Proje kapsamında 17 üyesi olan Kadın Girişimciliği Kooperatifi kurduklarını söyleyen Sağdaş, köydeki tüm kadınlara tarım, girişimcilik, tıbbi aromatik bitkiler, işletmede hijyen, hediyelik eşya tasarımı, kooperatifçilik, pansiyonculuk gibi eğitimler verildiğini belirtiyor. Kooperatif üyesi kadınların kahvaltı ve yemek verdikleri, küçük bir lavanta satış mağazası kurdukları yerleri lavanta köyün de buluşma noktası olmuş. Ürün çeşidi potansiyelinin Provans’tan bile daha çok olduğunu söyleyen Sağdaş, “Lavantalı dondurmadan, bala 30 çeşit ürün var. Amacımız yerelin kazanması” diyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle