GeriEkonomi Milyonlarca kadın evde
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Milyonlarca kadın evde

Milyonlarca kadın evde

Konferansta paylaşılan iki araştırma kadınların sosyal ve ekonomik alanın nasıl dışında kaldığının endişe verici gerçeğini ortaya koydu. Konda’nın araştırmasına göre 14 yaş üstü kadınların 20 milyonun, SiA Insight’ın yaptığı araştırmaya göre de 14-25 yaş arası 2 milyon kadının evde oturduğunu gösteriyor.

KADININ Gücü Konferansı’ndaki iki araştırma sonuçları oldukça endişe vericiydi. Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Kendi Akvaryumunun Dışındaki Kadınlar” başlıklı araştırması 14 yaş üstü 31 milyon kadının yüzde 66’sının evde oturduğunu yani 19-20 milyon kadının bu kapsamda olduğunu söylerken, SiA Insight Genel Müdürü Hüseyin Tapınç da, 15-24 yaş grubundaki her 3 genç kadından birinin ne eğitim ne de iş hayatında bulunmadığını vurguladı. Bu iki araştırma bize yaşları ne olursa olsun milyonlarca kadının her türlü sosyal, ekonomik hayatın dışında olduğunu gösteriyor.

Ağırdır, sunumunda toplumun önündeki en önemli meselenin kadın meselesi olduğunu ve bunun da zihni ambargo üreten bir mesele olduğunu belirtti. Ağırdır, “Kadın meselesine dair zihniyeti örneğin namus onur haysiyet şeref gibi kavramların kaynaklarıyla geleneksel yapıları kırmaya uğraşmazsak kadın meselesini yalnız 100 kadını eğittik diye halledemeyiz. Daha bütüncül kurumları zihniyeti kuralları değiştirecek hamleye ihtiyacımız var” diye konuştu. Ağırdır, araştırma sonuçlarına göre kadının daha fazla para kazanmasının aile içinde sorun oluşturacağı fikrinde olanların 40 milyon toplam kadın içinde 31 milyon olduğunu dile getirerek, 14 yaş üstü kadınların yüzde 66’sının evde oturduğunu yani 19-20 milyon kadının evde olduğunu kaydetti. Hafta sonları ne yaptıkları sorulduğunda ise kadınların yüzde 61’inin hiçbir şey yapmadan evde oturduğunu söylediğini belirten Ağırdır, yüzde 26’sının da aile akraba ziyaretiyle hafta sonunu geçirdiğini vurguladı.

TEK YETKİSİ MOBİLYADA

Genç kadınların sadece yüzde 36’sının banka hesabı olduğunu, kredi kartı olan kadınların oranını da yüzde 21’de kaldığını söyleyen Ağırdır, kadının ailede en yetkili olduğu şeyin ise yüzde 50 ile mobilya seçimi olduğuna dikkat çekti. Ağırdır, şöyle konuştu: “Yeni bir ütopyayla kadın önderliğiyle aşacağız bu sorunları. Bilgi toplumunun Marks’ını, Keynes’ini yani siyasi ütopyanın liderliğini henüz bulamamış olabiliriz ama bunlar aramızdaki genç kadınlardan gelecek. Sadece kadını güçlendirelim hamlesine değil kadın aklının yüreğinin hayata dahil olmasına ihtiyacımız var. Herkes yastığa başını koyduğunda şiddet uygulayan abuk erkek dahil başını yastığa koyduğunda gerçeği biliyor. Kadınların daha fazla ortalığa çıkmasına çaba göstermesine ihtiyaç var yarınlar sizde.”

SiA Insight Genel Müdürü Hüseyin Tapınç, genç kadınlara yönelik yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. 15-24 yaşa arası 12 milyon gencin olduğunu ve bunların 5 milyon 800 binini kadın olduğunu belirten Tapınç, genç kadınların yüzde 9’unun üniversite yüzde 50’sinin ilköğretim mezunu olduğunu belirtti. Tapınç’ın verdiği bilgilere göre hem çalışan hem de okuyan genç kadınların oranı yüzde 15. Yüzde 44’ü ise okuyor. Ancak ne çalışan ne okuyan kadın oranı ise yüzde 33. Yani üç genç kadından biri ne iş ne okul hayatında. Genç kadınların ailelerinin değerlerine önem verdiğinin ortaya çıktığı araştırma genç kadınların kadına şiddete bakışı hakkında ise korkutucu sonuçlar içeriyor.

ŞİDDETİ KANIKSAMIŞ

Tapınç, kadınların yüzde 6’sının eğer kadın başka erkekle konuşursa şiddet uygulanabileceğini ve şiddeti genç yaştan itibaren içselleştirdiklerini vurgulayarak yüzde 46’sının ise eğitimleri sırasında öğretmen veya müdürlerinden dayak yediklerini dile getirdi. Tapınç’ın verdiği bilgilere göre genç kadınların yüzde 78’i evlenmek yüzde 74’ü ise çocuk sahibi olmak istiyor. Genç kadınların yüzde 95’inin pasaportu yokken yüzde 90’i ise yabancı dil bilmiyor.

KİMLER KATILDI

Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, Doğan Haber Ajansı Yönetim Kurulu Murahhas Azası Rıfat Akkaya, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bilâ, Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, Hürriyet Ekonomi Müdürü ve Hürriyet İK Genel Yayın Yönetmeni Sefer Levent, Hürriyet Gazetesi yazarlarından Sedat Ergin, Ertuğrul Özkök, Doğan Hızlan, Kanat Atkaya, Vakko CEO’su Jaklin Güner, Füsun Kuran, Özlem Cankurtaran, Gülben Ergen, Aslı Pasinli.

Milyonlarca kadın evde

DÖRT SEKTÖRDE DÖRT BAŞARI
1- Nebyan Doğal Kurucu Ortağı Nazlı Uyanık Yıldız, hikâyesini şöyle anlattı: “2014’te kardeşimle kurduk, Nebyan Doğal’ın çıkışı dört nesil öncesine dayanıyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan hayvancılık önümüzdeki on sene içinde olmayacak. Küçük üretici hayvancılığı bırakacak ve bu kıymetli emekle üretilen hormonsuz yetişmiş hayvanların ürünlerine eriyemeyeceğiz. Anne olarak çocuklarımın doğal gıda yemesi için yapmayacağım şey yok. Köylerin nasıl boşaldığını gördük bizim ailemizin de geleneği biz de tüm çocukluğumuzu orada geçerdik. Yine kendi deneyimim aslında birbirini tamamlayabilecek insan grubu var. Köklü geleneğe aracılık yapıyoruz, modern yöntemlerle ulaştırıyoruz. 80 üzerinde sözleşmeli üreticilik yapıyoruz onu güçlendiriyoruz. Manevi ve ekonomik olarak fazla kazanmasını sağlıyoruz. Destek oluyoruz yaptığı işin ne kadar önemli olduğunu gösteriyoruz. Alım garantisi veriyoruz köylüye, ne zaman yetiştireceğini nasıl yetiştireceğini söylüyoruz ve o sadece üretime odaklanabiliyor. Onu gören yeni nesiller de kazancın olacağını ve prestijli bir iş olduğunu görüyor.

2- GAİA–GİNO Kurucusu ve Başkanı Gaye Çevikel, 1995 yılında Abdi İpekçi caddesinde tasarım aşklarının kendilerini 23 markayla birlikte ‘Dekorum’u kurmaya ittiğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu bize yetmedi ve neden biz yaratmayalım diyerek yola çıktık. 16 yıl önce ilk tasarımcımız İstanbul sülietini çizdi, yeni markamızla lanse ettik. Bir yılın sonunda çıkmadığımız gazete dergi kalmamıştı. İkinci koleksiyonumuz Arik Levy ile lanse ettik. Üç ödül aldık tasarım ders kitaplarına girdi. Aydınlatma yapmaya karar verdik, kablosuz şarj edilebilen masa lambasında açık vardı. Çağdaş tasarım markası çıkarmak isteyince Swaroski beni aradı ve evet dedik, bu büyük bir işti. Şişecam’ın global tasarım markası ‘Nude’un kreatif direktörlüğünü yapıyoruz. Çok büyük gurur duyuyoruz.”

3- Gözüküçük Makine Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Gözüküçük, şöyle konuştu: “8 Mart’ın ticari olmaması her zaman girişimci üretimci olarak önce kadının sonra ülkemizin sonra dünyanın güçlü kadınların sesini duymasını istiyoruz. Kapalı kapılar ardından kalmayıp sahaya çıkıp sesini duyursunlar diyoruz. Kadınlara rol model olmak benim en büyük amacım. Ankara Ziraat Fakültesi’ni bitirdim, özel sektörde meyve suyu fabrikasında laboratuvar şefi olarak çalıştım. Özel sektörün şartlarını öğrendim yıllar sonra artı olarak döndü. Devlet memurluğu yaptım. Emekliyim. İkinci hayatım emeklilikle başladı eşimi kaybettikten sonra 1997’de. Ve bize güzel bir isim, güzel bir iş bırakmıştı. Onu küllendirmek istemedim ileriye götürmek için işin başına geçtim. Einstein ‘işi kuralıyla öğreneceksin sahaya indiğinde oyunu da güzel oynarsan rakiplerinle iyi rekabet edersin’ der ve bunu iyi uyguladım. 99’da makine meslek yüksek okulunu kazanarak işi öğrendim. İki oğlum üniversiteyi bitirip mühendislik eğitimi alarak yardıma geldiler. Önce Kayseri’deki fabrikalara çalışıyordum, şimdi Cern’e satıyorum. Savunma sanayi laboratuvar cihazları aklınıza gelebilecek makineyle savunma sanayiyle ilgili yükte hafif pahada ağır ürünleri üretmeye başladım. Yüzde 80’inin Avrupa’ya ihraç ediyoruz.

4- Yeşil Vadi Organik Tarım Çiftliği Kurucusu Nazar Kurtan, hikâyesini şöyle anlattı: “Organik tarım yapıyorum, 15 yaşında evlendim 17 yaşında anne oldum. Neyse ki kızım ve gelinimi okuttum. İkisi de üniversite mezunu ama oğlumu okutamadım. Kız çocuğu okumaz dedi babam okutmadı. Defterlerim doluyordu, silip yeniden yazıyordum. Kağıt parçası bulsam yolda okuyordum. Okumayınca evlendiriyordu aileler, çocuklarımla beraber büyüdüm. Patlamaya hazır bomba gibiydim. 20 kişilik ailede, eşimden başka hiçbir destekçim yoktu. Çocuklarımla okudum ama sınavlara katılamadım. 48 yaşındayım 10 yıl önce çiftçilik yaparken aşçılık öğrendim, düğünlere yemek yaparken. Ben ne yapabilirim dedim okumazsan canını yakarım diye kızımı zorluyordum. Toprakla uğraşırken deniyorum çeşitli şeyler 10 yıl önce köyde açılan kurslara gidiyordum. Birileriyle tanışayım diye kaymakanımız çilek fidesi verdi ve organik tarımla tanıştırdı. Sertifika aldım, ekolojik bir bölgedeydik. Şu anda 300 dönümde organik tarım yapıyorum. Yazın 100, kışın 300 kadınla beraber çalışıyorum. Organik pazarlara ve mağazaya mal veriyorum. O kadar çok hayalim var ki çoğunu gerçekleştiremedim. Küçük çiftçiyi kimse kale almıyor. İlçeye gidiyorsun destek alamıyorsun. Kredi alıyorsun zorlanıyorsun. Eşim memur kazandıklarımla borç ödüyorum. 16 tane sera kurdum. Mikrokredi ile tanıştım 5 yıl boyunca aldım. Cumhurbaşkanlığı projesine dahil oldum. 3.5 yıl yabancı çocuklara tarlada eğitim verdim. Kadın olmak çok zor köyde, muhtarlığa adaylığımı koydum gençlerle ve kadınlarla çalışıyorum. Yapmak istediklerim var köyde, resmi bir kişiliğim olursa kapanan kapıları açabilirim. Beni dinlerler diye düşünüyorum. Başka projelerim de var. Tohumumu kendim yapıyorum.”

Milyonlarca kadın evde

DİJİTAL ÇAĞ EŞİTLİK İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT
HÜRRİYET yazarı Elif Ergu’nun moderatörlüğünü yaptığı ‘Kadın için teknoloji’ oturumuna Teknosa Genel Müdürü Bülent Gürcan ve Teknosa Pazarlama ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Bahçıvanoğlu katıldı. Kadının ve teknolojinin bir ortamı değiştirme gücüne sahip olduğunu belirten Gürcan, “Bu iki ayrı gücün potansiyellerine rağmen kadınların teknolojiyi çok iyi kullanmadığını görüyoruz. Dijital çağın toplumsal cinsiyet eşitliği için çok önemli bir fırsat olduğunu görüyoruz. Bu treni kaçırmamız lazım. Burada teknoloji doğru kullanılmalı. Teknolojinin erkek
işi olmadığını göstermek
istiyoruz” dedi.

ÖZGÜVEN KAZANDIRIYOR

Teknolojiye kadınların da erkeklerin de aynı orada ilgi duyduğunu söyleyen Gürcan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Yaklaşık 10 yıl önce kadınların bilgisayar kullanma oranı yüzde 23’tü. Bugün yüzde 40’a çıktı. Yeni bir teknolojiyle tanıştığımızda bir özgüven kazanıyoruz. Sanal gerçeklik gözlüğü bile bir bilgi getiriyor bize. Bu bilgi, özgüven katıyor. Bu bilgi ve özgüven sayesinde kadınlarımız bulunduğu toplumu değiştiriyor.”

2007’de ‘Kadın için teknoloji’ programına başladıklarını bahseden Bahçıvanoğlu ise, “16 binden fazla kadına eğtim verdik ve teknoloji okuryazarı yaptık. Bu eğitimleri Habitat Derneği ile yapıyoruz. Yerel belediye ve üniversiteden yardım alıyoruz. Şu anda 65 ilde eğitimlerimizi tamamladık. Anadolu’da Mersin ve Adana’da iyi sonuçlarda aldık. 10 yaşında katılımcımız da var, 80 yaşındaki bir katılımcımızda. Kadınların eğitimlerimize katılmasının sebeplerinin başında başka birine muhtaç duymamak var. Kendi başlarına özgür bir şekilde işlerini halledebilmek istiyorlar. Çağın gerisinde kalmamak da kadınlar için önemli” diye konuştu.

Milyonlarca kadın evde

500 BİN GENCE ÖZGÜVEN VERECEK
HÜRRİYET yazarı Melis Alphan’ın moderatörlüğünü yaptığı “Özgüven Projesi” oturumunda Dove Ürün Müdürü Nazlı Malatyalı ve Doktor Özgür Bolat katıldı. Malatyalı, Dove olarak güzellik algısının kişiden kişiye değiştiğini ve ideal olmadığını tek tip kusursuz güzelliğin olmadığına inandıklarını belirterek, “Ancak ideal güzellik nedir’ diye sorduk ve yüzde 90’ı aynı, sarışın, düz saçlı olmak ince belli olmak, porselen gibi cildi olması cevabını verdi. Ama biz böyle bir şey olmadığını ve kendisinin güzel olduğunu vurguluyoruz” dedi. Özgüven sorununun ‘ben yeterince güzel değilim’ diye başladığını belirten Malatyalı, şöyle konuştu: “Türkiye’de genç kızlar üzerine bir araştırma yapıldı. Genç kızların yüzde 50’sinin bedenleriyle barışık olmadıklarını gördük. Bu öz güvenin temeli. Bedeniyle mutlu olmayan 10 kızımızın 7’si ailesiyle bile sosyalleşmek istemiyor, kimseye gözükmeden evde durmak istiyor. 10 özgüveni düşük gencin 8’i yemek yemiyor ve vücudunu göstermemek için doktora gitmiyor. Özgüven arttıkça direnç artıyor ve kaygı azalıyor. Her üç kızdan biri güzel olma baskısıyla karşı karşıya. Özgüveni olan 10 kızdan 8’i kendini tek tip olmasa da güzel hissediyor. Biz özgüveni arttırmak için proje yürütüyoruz. Özgüvenini arttırmak için öz güven eğitimleri veriyoruz. 50 bin gencimize ulaştık. 2020’de dünyada 40 milyonu Türkiye’de de 500 bini hedefliyoruz.”

Bolat ise, özgüvenin kişinin kendi kendiyle barışık olma hali olduğunu belirterek, “Utangaçlık asilik gelişiyor. Bunları nasıl çözeriz diye yola çıktığımızda tüm Türkiye’yi gezmeye başladık. Çocukları medyanın manipülasyonlarına karşı bilinçlendiriyoruz. Kendini başkalarıyla karşılaştırmaması gerektiğini söylüyoruz. Hayaline ulaşmanın fiziksel görüntünle anlamı olmadığını söylüyoruz. Ve eğitimlerden sonra arkadaşlarını tanımlamalarını istediğimizde kimsenin fiziksel görünümle kimseyi tanımlamadığı ortaya çıkıyor. Çocuklar eğitimden sonra kendileriyle dalga geçildiğinde eskisi kadar kötü hissetmediklerini söylüyor” dedi.