GeriEkonomi Merkez’den ‘İslami Finans’la daha fazla işbirliği çağrısı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Merkez’den ‘İslami Finans’la daha fazla işbirliği çağrısı

Merkez’den ‘İslami Finans’la daha fazla işbirliği çağrısı
refid:15070925 ilişkili resim dosyası

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, İslami finans kurumları ile daha fazla işbirliği yapılması gerektiğini savundu. Yılmaz, Arap dünyası ile Türkiye arasındaki fırsatların değerlendirilmesi için İslami bankaların geliştirilmesi önerisinde bulundu.

MERKEZ Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye ve Arap dünyası arasındaki fırsatların paylaşılabileceğini ve bunun için somut platformlar üzerinden bir işbirliği yürütülmesi gerektiğini savundu. İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi’nin ikinci gününde yaptığı konuşmada, kriz sonrasındaki mali yapının ekonomik işbirliğinin ve koordinasyonun önemini artırdığını belirten Durmuş Yılmaz, “İslami finans kurumları bölgede potansiyel fırsatlar sunacak. Özellikle bölge dahilinde ilişkileri güçlendirecek bu fırsatları değerlendirmek için islami bankalar geliştirilmeli. Bu vizyon bölgeyi ekonomik istikrara götürür” dedi.
Birbirimizinden hoşlanmasak da
Bölge ülkeleri olarak ortak bir kaderi paylaştıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: “Ülkeler ve ekonomiler arası bir işbirliğinini sağlanması gerekiyor. Şimdi bu ortak geçmişi, koordinasyon işbirliği yönünde geliştirmeliyiz, ortak çıkarlarımızı gelecekte de korumaya devam etmeliyiz. Birbirimizden hoşlanmasak da ekonomik kazançlarda işbirliğini elden bırakmamalıyız.”
Potansiyeli en yüksek bölge
Türkiye ile Orta Doğu arasındaki ilişkilerin geçen yıllarda ivme kazandığını belirten Yılmaz, şunları söyledi: “Global kriz bölgeyi en yüksek potansiyeli olan bölgelerden biri haline getirdi, dolayısıyla işbirliğinin de önemi arttı. Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye arasında gerçekleştirilen serbest ticaret bölgesi girişimi bu işbirliğinin en güzel örneklerinden biri. Bu tür serbest ticaret ilişkileri sadece ticari değil yatırım fırsatları da doğuruyor.”
Türk bankaları yol gösterecek
Yılmaz, ticari ilişkilerinin iyileştirilmesinin uluslararası bankacılık hizmetlerinde de artışı sağlayacağını belirterek, şöyle konuştu: “Bu nedenle etkin bir ödeme sistemi olan güvenilir bir bankacılık sistemi bölgedeki ekonomilerin katalizörü olacak. Türkiye’deki ödeme sistemi örnek alınıyor. Bu bağlamda sermaye yapılanmaları iyi yapılmış Türk bankaları ile birlikte eminim bölgede gerekli olan görevler yerine getirilebilecektir.”

İstikrarı sağlamak yıllar sürebilir

KÜRESEL kriz sonrasında en büyük zorluğun, istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayan Durmuş Yılmaz, “İstikrarı sağlamak yıllar sürecek bir eylem olabilir” dedi. Kriz sonrası düzelmenin, bu yılın ilk yarısında hızla gerçekleşmeye başladığına, bir düzelme yaşansa da büyük riskler ve büyük zorluklarla karşı karşıya bulunulduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Birçok ülke mali sistemi tekrar canlandırmak için yeni önlemler almak zorunda. Düzelme eğrisinin çok hassas olduğunu unutmamak gerekir” diye konuştu.

Krizleri atlatan sistemimiz var

TÜRKİYE’nin 2001 yılında yaşanan bankacılık krizinin benzerlerinin yaşanmasını önlemek için yeni reformlar gerçekleştirdiğini anımsatan Durmuş Yılmaz, şöyle konuştu: “Bunlarla bugünkü noktaya gelindi. Türkiye mali sistemi, esnek ve etkin likidite yönetimi ile birlikte geleneksel para birimi politikalarının yanı sıra geçmişteki deneyimlerden esinlenerek şekillendi. Böylelikle krizleri atlatabilecek bir sistem oluşturuldu. Şimdi düzelme aşamasındayız. Büyümeyi ve mali bilançoyu 2010 yılında ve sonrasında güçlendirmeyi amaçlamaktayız.”

Tedbirler diğer ekonomileri desteklemeli

DURMUŞ Yılmaz, toparlanma sürecinde özellikle farklı ekonomilere zarar verecek politikaları uygulamaktan kaçınmak gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Eğer diğer ekonomiler desteklemiyorsa o zaman bu politikalar sürdürülebilir olmayacaktır. Her ülkenin kendi sistemini oluşturarak üzerinde karar verdiği standartları uygulanmasından yanayız. Bütün kurallar global yükü eşit düzeyde paylaşır nitelikte olmalı. Gelişmekte olan pazarların global büyümenin arkasındaki tetikleyici güçler olduğu ortada. Her bir ülkenin kapasitesine paralel olarak katkı sağlaması gerekli. Böylelikle global talebin canlanması sağlanmalı.”

Bölgesel sistemik risk kurulu oluşturulsun

LÜBNAN Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Saad Andari, Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, bölgedeki işbirliğinin artırılması yönündeki niyetlerin olumlu olduğunu ancak artık somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Andari, şunları söyledi:
 Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkeleri arasında bir bölgesel sistemik risk kurulu oluşturulması somut bir adım olabilir. Sözünü ettiğim kurul, sistemik risklerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, sınır ötesi denetleme faaliyetlerinin kolaylaştırılması, politika önerilerinde bulunulması ve daha sonrasında merkez bankaları arasında bütün boyutlarıyla bölgesel finansal koordinasyonun sağlanması görevlerini üstlenebilir.
 Suriye, Lübnan ve Türkiye sıkı regülasyonlarla bir finansal kaldıraç etkisi yarattılar. Benim önerim, MENA ülkelerinin koordineli bir işbirliği oluşturarak ekonomik kaldıraç aşamasına geçilmesine yönelik bir öneridir. Bu işbirliğini gerçekleştirdiğimiz takdirde uluslararası regülasyonların oluşturulmasında etkin bir yerimiz olacak ve üçüncü seviye olan siyasi kaldıraç aşamasına geçebileceğiz” diye konuştu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle