GeriEkonomi Matrah 60 bin TL olmalı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Matrah 60 bin TL olmalı

Matrah 60 bin TL olmalı

Haziranda yüzde 40, ilk 6 ayda yüzde 10 daralan otomotiv pazarının, acil önlemler alınmazsa yılı yüzde 20 kayıpla kapatması bekleniyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu, ÖTV’de en düşük matrah limiti olan 46 bin TL’nin 60 bine çıkarılması gerektiğini belirterek, “Bu sayede hurda indiriminin etkisi de artacaktır” dedi.

KURLARIN ve kredi faizlerinin artmasına bir de matraha dayalı ÖTV sistemi eklenince haziran ayında yüzde 40’a yakın düşen otomotiv pazarının ilk 6 altı ayda kaybı ise yüzde 10’u buldu. Otomotiv Distribütörleri Derneği’ne (ODD) bağlı markalar yıl sonunda toplam otomobil pazarının maksimum 647 bin 500, minimum 598 bin adet civarında olacağı tahmininde bulundu. Bu da 2018 yılında hızlı bir şekilde önlem alınmazsa sadece otomobil satışlarının 2017 yılına göre yüzde 10-17 arasında düşeceğini ortaya koyuyor. Toplamda ise daha büyük kayıp yaşayan hafif ticari araç satışlarıyla birlikte pazarda daralmanın yüzde 20’nin üstüne çıkmasından endişe ediliyor. Otomotiv sektörünün en önemli çatı örgütlerinden biri olan Otomotiv Sanayi Derneği’nin (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, pazarın yeniden toparlanması için ev edinme konusunda mümkün kılınan düşük faizli kredinin otomotiv için de uygulanması gerektiğini belirtirken, Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Doğuş Otomotiv Başkanı Ali Bilaloğlu da Hürriyet’e pazara ilişkin özel bir değerlendirme yaptı.

Bilaloğlu, sadece otomotiv sektörü değil, genel olarak tüm sektörlere bakıldığında ‘Tüketici Güven Endeksi’nin çok önemli bir gösterge olduğunu belirterek., “Seçim  sürecini geride bıraktığımız ve artık yeni hükümet de şekillenmeye başladığına göre  karar alıcılarımız güven endeksinin artmasına yönelik kararları ve aksiyonları hızla alacaktır. Türkiye’de tüketiciler karar alırken döviz endeksi dikkat ettikleri en önemli göstergelerin başında geliyor. Dolayısıyla, Türk lirasının artık teknik olarak gelmesi gereken yere gelmesi ve orada istikrarlı bir şekilde durması ekonomik güvenin yukarı taşınmasını sağlayacaktır” dedi.

SADECE 5 MODEL KALDI
Otomotiv pazarı özelinde ise ilk 5 aydaki tedirgin rakamların ardından Haziran ayında Ramazan, bayram ve seçim süreci nedeniyle ciddi bir düşüş yaşandığını hatırlatan Bilaloğlu şunları söyledi: “Bunun kalıcı olmaması için hükümetin özellikle Tüketici Güven Endeksi’nin yukarıya çıkmasını sağlamak ve döviz stabil hale getirmek için atacağı adımların büyük etkisi olacaktır. Haziran sonu verilerine göre yıl sonu pazar büyüklüğü beklentimiz binek ve ticari araçlar toplamı için 750 bin seviyesindedir. Otomotiv sektörünün kalıcı şekilde güvenle büyümesi için gerekli uygulamalara gelirsek; bilindiği gibi sadece motor değil net fiyat baremine göre ÖTV oranlarının belirlendiği bir sistemimiz var. En alt vergi dilimi motor hacmi 1.6 litre altında bulunan ve net fiyatı 46 bin üst limitinde sınırlı sayıda araç var.  Bugün toplam pazarda yaklaşık 280 model bulunuyor. ÖTV sistemi değiştiğinde en düşük vergi dilimine giren yaklaşık 40 model vardı, bugün bu model sadece 5 olarak gözüküyor. Yani yüzde 45 vergi uygulanan araç neredeyse kalmadı. Yılbaşında belirlenen ÖTV matrahının yeniden değerlendirilmesi gereklidir. 46 bin TL limitinin 60 bin TL seviyesine çekilmesi halinde bu sistemin ilk uygulamaya alındığı model gamı satış dağılımını yakalayabiliriz. “

HURDA ETKİSİ DE MATRAHA BAĞLI
ALİ Bilaloğlu, hurda indiriminin etkisinin de çok kısıtlı olduğunu belirterek, “Bunun başlıca nedeni sadece en düşük ÖTV dilimine giren modeller için geçerli olmasıdır. Bu nedenle tüketicilerin bu fırsattan yararlanma imkanı çok kısıtlı. Matrahın değişmesi ile hurda indiriminden faydalanan model sayısı artacak ve etkisi yükselecektir. Tabii belirtmek te yarar var. Hurda indiriminin esas amacı yeni araç satışını hızlandırmak değil , ülkemizdeki yaşlı araç parkının azalmasını sağlamaktır. 2017 yılı sonu itibarıyla ülkemizdeki 17 milyon aracın, yüzde 34’ü 15 yaş ve üzerindedir. Dolayısıyla, eski teknolojili araçların araç parkından çıkarılması hem trafik güvenliği, hem de çevresel etki anlamında büyük önem taşımaktadır. Vergi düzenlemelerinin çağdaş, çevreye saygılı politikalar ile yeniden düzenlenmesi sektörümüz için en önemli konuların başında geliyor” dedi.

TİCARİ ARAÇLAR KİRALANMALI
ALİ Bilaloğlu, sektör için diğer önemli bir konunun ticari araçların kiralanması olduğunu belirterek, “Ülkemizin makro politikası ve mali programına uygun ise bu kararın tekrar gözden geçirilmesi gereklidir. Ticari araçlara kiralama imkanı verilmesi küçük-orta işletmeler için çok önemli bir konudur. Araç kiralama yapabildikleri durumda satın alma için ayırdıkları sermayeyi işletmelerine aktarmaları sağlanacak ve daha verimli çalışma imkanı elde edebileceklerdir Otomotiv sektörü için bu önemli adımların atılması ülkemiz ekonomisinin de büyümesine katkı sağlayacaktır. Çağdaş, çevreye saygılı ve uzun vadeli politikalar içeren uygulamalar hem sektörümüz hem de ülkemizin geleceği için gerekli ve önemlidir” yorumunu yaptı.

 SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Ekonomide son 24 saat (13.07.2018)

Yorumları Göster
Yorumları Gizle