Kritik toplantı öncesi uzmanlar Hurriyet.com.tr'ye konuştu

Güncelleme Tarihi:

Kritik toplantı öncesi uzmanlar Hurriyet.com.trye konuştu
Oluşturulma Tarihi: Ocak 24, 2017 10:13

Piyasalar bugün açıklanacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) kararlarına odaklandı. Genel görüş Merkez Bankası'nın faizlerde sınırlı da olsa faiz artırıma gideceği yönünde olurken, artırım miktarına ilişkin beklentiler çeşitlilik gösteriyor. Uzmanlar hurriyet.com.tr’ye değerlendirdi.

Haberin Devamı

Merkez Bankası, kurlardaki hareketle ilgili ilk adımını 10 Ocak’ta likiditiye yönelik hamleyle attı. Bankalararası para piyasasında bankaların borç alabilme limitlerini 11 Ocak’tan itibaren 22 milyar liraya düşürdü. 12 Ocak’tan itibaren haftalık repo ihaleleri açılmadı. Merkez Bankası, 13 Ocak’taki açıklaması ile de bankalararası piyasada limitleri 11 milyar düşürdüğünü duyurdu. 16 Ocak’tan itibaren bankaların gün sonunda likidite ihtiyaçlarının Merkez Bankası’nın geç likidite penceresi borç verme faiz oranından karşılayabilecekleri belirtildi. Bu kararların devamında ise swap (para takası) operasyonlarını yapacağını duyurdu.

Hürriyet Gazetesi yazarı Uğur Gürses: “Ekonomistler her zaman şu iki sorunun yanıtının ayrı olduğunu bilirler; birincisi, mevcut koşullara yanıt verecek kısa vadeli faiz oranı nedir? İkincisi de, bu konuda karar verici olan Merkez Bankası ne yapacağı? Bu iki soru, her ülkede sorulan bir sorudur.

Haberin Devamı

Bizim gibi ülkelerde, başka sorular da bu sorulara eklenir. Bir başka soru da şudur; Merkez Bankası mevcut durumu, daha sonra kendiliğinden normale dönecek geçici bir dalgalanma olarak mı görüyor?

İşte bugün alacağı karar bunun yanıtını verecek. Eğer son 3-4 aylık bir dilimde olan biten ‘geçici’ ise Banka’nın faiz ayarlaması düşük tonda olacak. Düşük tonun ölçüsü de; yarım ile 1 puanlık artış demek. Yok, eğer kalıcı ve potansiyel yeni dalgalar öngörüyorsa piyasa faizlerine yaklaştıracak demektir. Bu da en az 3-3.5 puan demek.

Bu hafta, ikinci bir önemli gelişme de, Cuma günü kredi dereceleme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin notuna dair kararının açıklanacak olması. Notun indirilmesi olasılığı çok yüksek. Bu da, kısa ve orta vadede yeni dalgalanmalar getirecek.

Merkez Bankası eğer düşük tonda bir faiz artışına giderse devamını potansiyel not indirimi sonrasında tamamlamak zorunda kalabilir.

PİYASALARIN GÖRÜŞÜ NETLEŞTİ

Hürriyet Gazetesi yazarı Erdal Sağlam; “Merkez Bankası’nın bugünkü kritik faiz toplantısı öncesi, piyasaların görüşleri netleşti. Piyasalar yüzde 8.50’lik gecelik borç verme faiz oranı ve yüzde 10’luk geç likidite penceresi faiz oranında, 1 puanın altında kalmayacak artışlar bekliyor. Bunun dışındaki faiz oranlarının o kadar belirleyici olmadığı, bu oranlarda yapılacak yüksek oranlı artırımların piyasaları sakinleştirebileceği söyleniyor” dedi.
Piyasaların tavrı için üzerinde durulması gereken bir konu da faiz kararından sonra yarın piyasalarda ortalama fonlama faizinin kaça geleceğinin belirleyici olacağını belirten Sağlam; “Bu nedenle faiz toplantısı sonrası yapılan açıklamada, ertesi günden itibaren hangi oranın kullanılacağına ilişkin ipucunun yer alması umuluyor” şeklinde belirtti.

Haberin Devamı

Hürriyet Gazetesi yazarı Erdal Sağlam şöyle devam etti: “Eğer bu şartlar yerine gelirse piyasaların sakinleşmesi, olmazsa faiz kararından sonra uygulama bekleneceği için, kurlarda dalgalı seyrin devam etmesi bekleniyor. Özetle; piyasalara göre TL’nin yeniden değer kazanması, doların bir süredir takıldığı 3.77 TL’lik seviyenin altına gelebilmesi için, Merkez Bankası’nın alması gereken kararlar piyasa açısından netleşti diyebiliriz. Yabancı yatırımcılar da Merkez Bankası’nın alacağı kararı merakla bekliyorlar. Yeni girişler için öneminin yanında, mevcut yatırımcıların da çıkış için karar verirken bugünkü karara bakacakları belirtiliyor.”

PİYASALAR NEYE İHTİYAÇ DUYUYOR?

Haberin Devamı

XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Arzu Toktay kritik faiz kararı öncesi değerlendirmelerde bulundu: Belki de 2017 senesinin en önemli Merkez Bankası toplantısını bekliyoruz. Piyasa uzmanları abartmayı sever neden en önemli olsun diyebilirsiniz?

Geçerli sebeplerimiz var. Yeni senenin ilk işlem gününde döviz piyasasından kopuk fiyatlamalar yapan Türk Lirası Merkez Bankası’nı harekete geçirdi. Bankanın Aralık ayını pas geçmesinin altında yatan doğru zamanlama ile doğru aksiyon gayreti olmalıydı.

Dolar/TL paritesinde 11 Ocak zirvesi birçok kötümser bekleyişi içerdiğinden banka zamanlama olarak tercihini kullandı ve TL likiditeyi kısarak ilk adımı attı. Şimdi bu sürecin son noktası ölçülü olmaktan hafif uzakta kalan bir faiz artırım kararı olabilir. Ortalama beklentiler politika faizinde 50 baz puan gecelik borçlanma ve geç likidite penceresinde 75 baz puanlık artırım iken bizim beklentimiz de ortalamalar içerisinde kalıyor. Öte yanda hazır rüzgarı arkasına almışken banka bu kez işini şansa bırakmayarak üst bandı ve geç likidite penceresini daha yukarı çekmeyi tercih edebilir.

Haberin Devamı

Ocak ayında Fitch Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyeden aşağı çekecek görüşü ile anormal fiyatlamalar yapan piyasalara Merkez’in vereceği güven bugünlerde her şeyden önemli görülüyor. Anlatmak istediğimiz ne Fitch ne Trump içeride piyasalar için önemli olan TCMB’nin bağımsız karar alma yetisini kanıtlaması ve gerekli aksiyonu alması. Bu sayede 27 Ocak’ta tek yatırım yapılabilir ülke notunu kaybetmemiz dahi beklenen negatif etkiyi yaratmayabilir. Negatif Fitch’in ne kadar fiyatlamalar içerisinde olduğunu tam anlamı ile kestiremiyoruz. Ancak emin olduğumuz piyasanın ihtiyacı olan Merkez’in ben buradayım şeklindeki tavrı diyebiliriz. "

Haberin Devamı

MERKEZ PAS GEÇERSE TL’DE DEĞER KAYBI HIZLANABİLİR

KapitalFx Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan: Merkez Bankası’nın PPK toplantısına ilişkin piyasa beklentileri çok değişim gösteriyor. Repo faizinde 100 baz puana, gecelik borç verme faizinde 150 baz puana kadar, geç likidite penceresinde de 100 baz puana kadar artırım bekleyenler de var, hiçbir aksiyon beklemeyenler de var. Bizim beklentimiz repo ve gecelik borç verme faizlerinin sırasıyla 100 ve 150 baz puanlık artırımla %9 ve %10’a yükseltilmesi, geç likidite penceresinin de yine 100 baz puanlık artış ile %11 olması yönündedir” dedi.

Erkan şunları ekledi: “Son dönemdeki simetrikleştirme / sadeleşme politikasını tesine çevirdiğini gözlemlediğimiz Merkez Bankası’ndan sıradışı piyasa oynaklığını önlemek adına faiz aksiyonu gelebilir. Merkez Bankası’nın proaktivitesi yetersiz kalırsa yine kurlardaki yükselişin önüne geçilemeyebilir. TRY’nin dayanma gücünü artırıcı politika hamlelerinin TCMB tarafından yapılması gerekmektedir. Kalıcı bir geri çekilme için faiz artışının koridoru genişletici, reel faizi emsal ülkeler seviyesine yaklaştıran ve hali hazırda fiili olarak oluşan örtülü faiz artırımı durumunu resmi bir hale getiren bir nitelikte olması gerekmektedir.

Faiz indirimi olmazsa piyasa oynaklığını yönetmesi eğer Fitch not indirirse çok kolay olmayabilir. FX swap işlemi TRY’nin maliyetini yükseltiyor, uzun ömürlü ve sürdürülebilir değil. TCMB TRY likidite çekip USD veriyor sisteme. Bu yüzden aynı zamanda piyasa likiditesi açısından da olumlu değildir. Yoksa piyasa durma noktasına gelir. Haliyle, bu hamlelerin uzun dönem için geçerli olacak hamleler olmadığını belirtmek gerekir. Temel gaye; kurda düşüş sağlamaktan ziyade kısa dönemde oluşan sıradışı oynaklığın önüne geçmek ve köpüğü almaktır.

Piyasa beklentilerinden fiyatlama çıkarımı yapacak olursak; Merkez Bankası’nın Ocak PPK’sını pas geçmesi veya piyasanın faiz artırım oranını yeterli görmemesi TRY’de değer kaybını hızlandırabilecektir ve bu kapsamda 3,95 – 4 seviyelerinin hedeflenmesi mümkün olabilecektir. Opsiyon sözleşmeleri piyasanın kırılma noktasını biraz daha 3,70 - 3,60 bandına getirmiştir. Tabii son açılan satım opsiyon sözleşmeleri kurda yaşanan geri çekilmeyle oluşmuştur. Satım opsiyonlarının asıl ağırlık kazandığı bölge ise 3,60’ın altı olarak görünmektedir. TRY lehine olabilecek hareketlerde bu bariyerlerin kırılıp kırılmayacağına bakmak gereklidir.

TCMB 100 PUAN FAİZ ARTIŞI YAPABİLİR

Phillip Capital Yurtiçi Piyasalar Müdürü Oğuz Yılmaz; “TCMB toplantıda son açıklanan enflasyon rakamlarını baz alarak eksi reel faiz farkını ortadan kaldırmak için faiz artırım kararı verebilir. 8.64 olarak enflasyon datası ve mevcutta 8 olan politika faizini düşündüğümüzde TCMB 75 ya da 100 puanlık faiz artışı ile hem şu anki eksi faiz oranını değiştirmiş hem de gelecek ay daha yukarıda gelmesi muhtemel olan enflasyon rakamını da içeren bir faiz politikası belirleyebilir” dedi.

MERKEZ BANKASININ İŞİ OLDUKÇA ZOR

İntegral Araştırma Uzmanı Beste Naz Köksal“Merkez Bankası’nın alacağı kararda beklentiler geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Belli bir karar yönüne ağırlık olmaması ve ekonomistlerin beklentilerinin birbirinden ayrışması pek hayra alamet bir durum değil. Piyasadaki ön görünün ne kadar gerilediğini gösteren bir işaret ki kritik veri zamanlarında yüksek volatiliteye sebebiyet verebiliyor. Bize göre iki senaryo var. İlki politika faizini 50 baz puan artırmak kaydıyla alt ve üst bantta alacağı 75-100 baz puanlık artırım aksiyonu. İkincisi ise hiçbir değişikliğe gitmeyerek yüzde 10 olan geç likidite penceresi faiz oranını %11 civarına çekmesidir” dedi.

Köksal şöyle devam etti: “Merkez Bankası son günlerde faiz artırmadan faizleri yükseltme yönetimini uyguluyor. Türk Lirası maliyetlerini artırarak ağırlıklı ortalama fonlama faizini %8.30 civarından %9,12 seviyelerine yükselten TCMB, fonlama yöntemlerinde aldığı kararlarla aynı zamanda sadeleştirme adımlarına da ters düşen aksiyonlar ele alıyor. Sadeleştirme programı açıklandığında amaç geleneksel olmayan faiz politikasına son verip, tek bir faiz üzerinden gitmekti. Ancak geldiğimiz yere bakıldığında kafalarda ‘Acaba TCMB bugün nasıl bir kompozisyonla piyasaları fonlayacak ve ağırlıklı ortalama fonlama faizi kaç olacak?’ sorusu var. Bu nedenle sadeleştirme adımlarının aksine bir yöntem izlediğimizi söylüyoruz. Bunu önlemenin öncelikli yolu her ne olursa olsun Merkez Bankası yarınki alacağı kararda kafalarda soru işaretlerine mahal vermemesi gerekir ve piyasaları takip etmek yerine önünden gitmesi gerekir. Hem kur cephesini hem de birincil önceliği olan fiyat istikrarını sağlamaya yönelik kararlar olması gerekir.

Açıkçası Merkez Bankasının işi oldukça zor. Bizim beklentimiz faizlerin alt ve üst bandında ve geçi likidite penceresinde 75 baz puanlık faiz artırımının yapılarak ağırlıklı ortalama faizinin Merkezin belirlediği sınırlar içerisinde bırakılması yönünde. Bankanın üzerinde faiz artır baskısı olduğu aşikar. Büyümeyi sarsmadan ancak kur ve enflasyon hareketlerini kontrol altına alacak hamleler yapmasını temenni ediyoruz”

BAKMADAN GEÇME!