GeriKobi Fitness sektörü altın çağını yaşıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fitness sektörü altın çağını yaşıyor

Fitness sektörü altın çağını yaşıyor

Sağlıklı yaşam için farkındalığın ve bilincin artmasıyla birçok sportif aktivite de yükselişe geçti. Obezite başta olmak üzere bazı sağlık sorunlarının önüne geçmek ve fit kalmak amacıyla bir yaşam biçimi haline gelen fitness sektörüne olan ilgi ve talep doğrultusunda sektör altın çağını yaşıyor. Halen daha Avrupa’ya göre Türkiye’de spor yapma oranları geride kalsa da son beş yıl öncesinde yüzde 2 olan spor yapma oranı bugün yüzde 30’lara yükselmiş durumda.

Sektördeki gelişmelerin farkında olan yatırımcı ve girişimciler ise bu talebi karşılamak için sundukları alternatif fitness merkezleri ve yeniliklerle sektörü beslemeye devam ediyor. Büyükşehirler başta olmak üzere bugün onlarca Anadolu şehrinde hizmet veren spor merkezleri de gün geçtikte hem spor bilincini yaygınlaştırıyor hem de sağlıklı yaşamak isteyenlere yeni çözümler üretiyor.

FİTNESS ÜYELERİNİN SAYISI 2 MİLYONU AŞTI

Spor komplekslerinin ve fitness salonlarının artışı son 10 yıllık süreçte tamamen hız kazanarak sektöre dair rekabeti de beraberinde getirdi. Sosyalleşme, zayıflama ve sağlıklı yaşam şekli olarak birbirinden farklı kampanyalar sunan spor merkezlerinin sayısı bini aşmış durumda. Uluslararası Sağlık, Raket ve Spor Kulüpleri Birliği (IHRSA) verilerine göre, apartman dairelerinde faaliyet gösteren çok küçük merkezler de dahil olmak üzere Türkiye’de faaliyet gösteren irili ufaklı bin 500’den fazla spor merkezi bulunuyor. Bu tesislerde ise toplam 2 milyon üyenin olduğu tahmin ediliyor. Üye sayılarının artışının nedeni ise Y kuşağının da spor alışkanlıklarının değişmesi ve gelişmesi olarak gösteriliyor.

ÜYELİK FİYATLARI 150 İLE 5 BİN TL ARASINDA DEĞİŞİYOR

Büyükşehirlerin popüler semtlerinde başlayan ve birçok ilçeye yayılan spor ve yaşam merkezlerinin sayısının her geçen gün artmasının bir nedeni de apartman dairesi ya da uygun bir dükkanda kolayca faaliyet gösterebilmesinden kaynaklanıyor. Girişimcilerin aldıkları teşviklerle kolaylıkla hayata geçirilen bu merkezler aynı zamanda spor eğitmenliğini de kazançlı bir iş kolu haline getirdi.  Bugün bir salonda fitness üyeliği aylık 150’den başlayarak yıllık 5 bin TL’ye kadar çıkarken, antrenörle çalışmak ise 100 ile 500 TL arasında değişiyor.

48 ÜLKE ARASINDAN EN HIZLI BÜYÜYEN PAZAR

Türkiye fitness’da büyüme potansiyeli en yüksek iki pazardan biri. Öyle ki 48 ülke arasından en hızlı büyüyen Pazar olarak öne çıkan Türkiye’de sektör büyüklüğü bugün 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, Küresel fitness sektörü ise yaklaşık 85 milyar avro’yu buluyor. Bu rakam sporcu gıdaları ve ekipmanlarıyla ise 100 milyar doları buluyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle