GeriEkonomi Karacan: İslamcı sermayeye Türk Ceza Kanunu'nu işletin
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Karacan: İslamcı sermayeye Türk Ceza Kanunu'nu işletin

SPK eski Başkanı Ali İhsan Karacan, hükümetin ‘‘Bankalar Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu değişiklikleriyle önünü keseceğiz’’ dediği islamcı sermayeye karşı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin işletilmesi uyarısında bulundu.

Hükümet, önceki günkü toplantısında Bankalar Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda islami finans kurumlarına yönelik kısıtlayıcı değişiklikler yaptığını açıkladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in de altını çizdiği bu değişiklikler konusunda, ayrıntı verilmedi.

Bu değişiklikler, kendi rengini ‘‘islamcı’’ olarak ilan eden sermayenin önünü kesmeye yeter mi?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı Ali İhsan Karacan, bu konuda önemli ipuçlarına dikkat çekiyor. Karacan, ‘‘Bu işin lamı, cimi yok. Siyasi fonksiyon yüklenen paranın rengi olur. Bu şirketlerin faaliyetlerinde dinsel esasları ön plana çıkarmaları, aynı zamanda Anayasamızda ifadesini bulan dinsel esaslara dayalı ayırım yapılamayacağını söyleyen hükümlerini bile ihlal ediyor. İslamcı olduğunu söyleyen bu şirketlere karşı sadece Sermaye Piyasası Kanunu, Türk Ticaret Kanunu'nu değil, Türk Ceza Kanunu'nu da çalıştırmak gerekir’’ diyor.

SPK'daki görevi sırasında Kombassan'ı mevcut yasalara uymadığı için kıskaça alan Ali İhsan Karacan, islamcı sermaye ile ilgili şu noktalara dikkat çekiyor: ‘‘İslamcı şirketler ya özel finans kurumu biçiminde örgütlenmişlerdir ya da çok ortaklı halka açık şirket biçimindedirler. Bu şirketler fon ya da sermaye biçimindeki kaynaklarını toplarken, dinsel unsurları ön plana çıkartıyorlar. Demektedirler ki, ‘Faiz haramdır. Paranızı faizci sisteme yatırmayın. Gelin islami esaslar içinde paranızı değerlendirin ve günah işlemekten kurtulun'. Özel finans kurumları böyledir. Halka açık şirketler de, dinsel esaslara ve dinsel inançların sömürüsüne dayanır. Bunlar sadece toplumun bir kesiminden, dinsel esasları ön plana çıkararak kaynak toplar. Paranın ‘rengini' ön plana çıkarırlar.’’

KULUN YAPTIĞI YASALAR

Özel finans kurumlarının bir ölçüde mevcut yasalara uygun biçimde faaliyet gösterdiğine işaret eden Karacan, şunları dile getiriyor: ‘‘Ancak, halka açık islamcı şirketler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Bunlar kendilerini Sermaye Piyasası Kanunu, Türk Ticaret Kanunu gibi kulun yaptığı yasalara bağlı görmezler. Bunlar yasaların öngördüğü prosedürlere uymadan para ve hissedar toplarlar. Kuryelerle yurt dışından para taşırlar. Bu şirketlerin halktan ne kadar para topladığını bilme olanağı yoktur. Bu şirketleri aslında kimse ‘yeşil' ya da ‘islami' diye ayırmıyor. Ayrımı kendileri yapıyorlar. Bunlara karşı Türk Ceza Kanunu hükümlerini de çalıştırmak gerekir.’’







Yorumları Göster
Yorumları Gizle