GeriEkonomi ‘Kanada bifteği’ eşliğinde ‘dengeli büyüme’ arıyorlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Kanada bifteği’ eşliğinde ‘dengeli büyüme’ arıyorlar

‘Kanada bifteği’ eşliğinde ‘dengeli büyüme’ arıyorlar
refid:10982306 ilişkili resim dosyası

G-20 Liderler Zirvesi, Kanada’nın Toronto kentinde dün akşam düzenlenen yemekle resmen başladı. Liderlerin konakladığı Royal York Hotel’de verilen yemekte Kanada peynirlerinden oluşan bir tabak ve Kanada bifteği ikram edildi. Akşam yemeğinin gündemini ise küresel ekonomideki ‘dengeli büyüme’yi sağlamak ve küresel ekonominin son durumu oluşturdu.

/images/100/0x0/55eb5003f018fbb8f8b92d12
‘TOPARLANMA ve Yeni Başlangıçlar’ (Recovery and New Beginnings) temasıyla Toronto’da düzenlenen G-20 zirvesi, Kanada mutfağı lezzetleri eşliğinde düzenlenen akşam yemeği ile başladı. Kanada Başbakanı Stephen Harper’in ev sahipliği yaptığı G-20 Zirvesi’nin resmi akşam yemeğinde liderlere Kanada ürünlerinin yer aldığı bir mönü hazırlandı. Kanada bifteği ve peynirlerinin özel sunumundan oluşan mönü Toronto’daki Royal York Hotel’in mutfağının ünlü şefi Ryan Gustafson ve ekibinin elinden çıktı.

Özel bir çalışma

Gustafson Kanada Başbakanı Stephen Harper’in özel şefi Oliver Bartsch ile de mönüyü hazırlamadan önce özel toplantılar yaptı. Ünlü şef Gustafson, liderlerin Kanada mutfağını deneyimlemeleri için özel bir çalışma yaptıklarını belirtti. Royal York Hotel’in mutfağından çıkan yemekler, özel taşıyıcı bantlar ve havalimanı stili bagaj güvenliği makineleri eşliğinde yemeğin düzenlendiği salona taşındı.

Domuz eti yok

Royal York Hotel’in CEO’su David Garcelon, çok farklı grupların bir arada olacağı yemekte domuz eti kullanımından kaçındıklarını belirtti. Garcelon, “Geniş kitleleri cezbedecek ve aynı zamanda Kanada’yı temsil edecek bir mönü hazırlamaya gayret ettik” diye konuştu.

Küresel ekonomi

Akşam yemeğinin gündemini ise ABD ve Avrupa’yı karşı karşıya getiren bütçe açıkları ve küresel ekonomik büyüme konusu oluşturdu. Kanada Başbakanı Stephen Harper, yemeğin açılışında yaptığı konuşmada, “Bütçe açıklarının azaltmalı ve ekonomileri tekrar rayına oturtmalıyız. Bütçe açıkları için mücadele eden ülkeler 2013’e kadar mali açıklarını yarı yarıya indirmeli” çağrısı yaptı. Öte yandan Harper, yemeğe ilişkin yaptığı açıklamada, liderlerin küresel ekonominin son durumunu ele aldığını vurguladı.

Ek adım ihtiyacı

Harper, zirveye ilişkin yaptığı açıklamada da “Eğer G-20 önde gelen uluslararası bir forum olacaksa küresel düzelmeyi korumak ve güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir büyümeyi yakalamak için bu zirvenin ardından da ek adımlar atmaya ihtiyaç duyacaktır” dedi. Toplantıya katılan kaynaklara göre, “Dengeli büyüme” geçtiğimiz eylülde gerçekleşen G-20 liderlerinin Pittsburgh görüşmesinden bu yana anahtar sözcük olarak gösteriliyor. Pittsburgh zirvesinin ardından liderler, küresel ekonomi için tehdit oluşturan ticari dengesizlikleri gidermek için birlikte çalışma kararı almıştı.

G-8’de ‘ortak yaklaşım’ arandı ama bulunamadı

G-8 liderleri Toronto’nun kuzeyindeki Huntsville’de süren zirvesinin ikinci gününde güçsüzleşip dengesiz bir hale gelen ekonomik kalkınmaya, ortak bir yaklaşım geliştirmeye çalıştı. Ancak ortak bir yaklaşım benimseyemedi. Geçtiğimiz yıllarda uluslararası güvenlik konularına daha fazla odaklanan G-8 zirvesi, bu yıl resmi gündemini değiştirerek yardım ve kalkınma gibi ekonomik ve politik konulara da odaklandı. İki gün süren zirvelerin gündemini hükümetlerin borç yığınları, banka regülasyonları ve Çin’in yuanın değerini artırma girişimi oluşturdu. Ancak, G-8 liderleri küresel ekonomi stratejilerindeki farklılıkları çözme konusunda başarıya ulaşamadı.

Büyüme ve tasarruf önlemleri çelişkili değil

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, ABD Başkanı Barack Obama’nın Avrupa ülkeleri tarafından açıklanan bütçe kesintilerinin küresel büyümeyi erteleyebileceği kaygısına yanıt verdi. Kanada’da düzenlenen G-8 zirvesi sırasında gazetecilere açıklama yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD Başkanı Barack Obama ile bütçe açıklarının düşürülmesi planları konusunda mutabakat içinde olduklarını söyledi. “Şunu açıklığa kavuşturayım, sürdürülebilir büyümeye ihtiyacımız var, bu büyüme ve tasarruf önlemleri çelişki içermiyor” diyen Merkel, Avrupalı liderlerin, ekonomik büyümenin nasıl canlandırılacağına ilişkin ABD ile birlikte yürüdüğünü söyledi.

Bütçe kesintisi güven unsuru mu, risk mi

ABD Başkanı Barack Obama, zirvenin ikinci gününde de küresel ekonomideki kırılgan yapının önemine dikkat çekerken, ülkelerin ekonomik büyümeyi yavaşlatabilecek bütçe kesintilerinin risk oluşturmaması gerektiğini vurguladı. Fakat İngiltere, Almanya, Kanada ve Japonya liderleri bütçe açığının azaltılmasının yatırımcılara güven kazandıracağı için gerekli olduğunu savundu.

Dünya ekonomisinin yüzde 85’i G-20’nin

Dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan 19 ülke ve AB Komisyonu’ndan oluşan G-20, dünya ekonomisinin yüzde 85’ini oluşturuyor.
26 Eylül 1999’da G-7 Maliye Bakanları Zirvesi’nde kurulan G-20’ye üye 19 ülkenin hepsinin milli geliri dünyada ilk 31’de yer alırken, dünya ticaretinin yüzde 80’ini G-20 ülkeleri gerçekleştiriyor.
Aslında Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanlarının toplantıları ile ilerleyen G-20 şimdiye kadar üç kez (Kasım 2008, Nisan 2009 ve Eylül 2009) devlet başkanları düzeyinde bir araya geldi.
Tayvan, İsviçre, Norveç, İran ve Venezüela, ekonomik olarak bazı üyelerden daha büyük olmalarına rağmen G-20’de bulunmuyor. Bir çok AB ülkesi de, G-20’de bağımsız olarak değil, sadece AB Komisyonu ile temsil ediliyor.
G-20’de yer alan ülkeler şöyle: ABD, İngiltere, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu.

Hindistan: Deflasyon daha büyük tehlike

HİNDİSTAN Başbakanı Manmohan Singh, G-20 ülkelerinin bütçe açıklarını çok hızlı dizginleme çabasına girmemesi gerektiğini belirterek, deflasyon (Ekonomideki durgunluk nedeniyle fiyatların düşmesine rağmen kimsenin para harcamamak istemediği, buna bağlı olarak da talebin arzın oldukça altına düştüğü durum) uyarısı yaptı. Singh, “Şu anda küresel ekonomideki deflasyon riski enflasyondan daha büyük bir tehlike” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle