GeriEkonomi Japonya küçüldü Çin 5.8 trilyon dolarla dünya ikinciliğini kaptı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Japonya küçüldü Çin 5.8 trilyon dolarla dünya ikinciliğini kaptı

Japonya küçüldü Çin 5.8 trilyon dolarla dünya ikinciliğini kaptı
refid:17023957 ilişkili resim dosyası

Japonya, geçen yıla ilişkin verilerini açıklayınca Çin’in dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olduğu tescillendi. Bu durumda ABD 14.6 trilyon dolarlık ekonomisi ile halen dünyanın en büyük ekonomisi olarak birinciliğini korurken, Çin 5.8 trilyon dolarla ikinci sıraya yerleşti. Japonya ise 5.4 trilyon dolarla üçüncülüğe geriledi. Ancak toplam ekonomi büyüklüğü ile Çin, Japonya’yı geçse de, milli gelirdeki 8 katlık fark dikkat çekti.

5 çeyrekten sonra küçüldü

Geçen yıla ilişkin gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıklayan Japonya, 2010 yılında 5 milyar 474 trilyon dolar oldu. Bu rakam Japonya’nın GSYH’sinin yüzde 3.9 arttığını gösterse de ekonomide 2010 yılının son çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1.1, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 0.3 daralma yaşandı. Böylece, Japon ekonomisi 5 çeyrektir ilk kez küçüldü. Bu durumda, aynı dönemde yüzde 9.8 oranında büyüme kaydeden ve GSYH’si 5.8 trilyon dolara ulaşan Çin, uzun süredir konuşulan dünya ikinciliğini resmen ilan etmiş oldu.

42 yıllık ünvanı kaptırdı

Oysa Japonya, 1968 yılından bu yana Almanya’dan devraldığı “dünyanın en büyük ikinci ekonomisi” ünvanını koruyordu. Ancak açıkladığı son verilerle 42 yıldır taşıdığı bu ünvanı Çin’e devretti. Çin, bu dönemde imalatta patlama yaşarken, Japonya ihracattaki ve tüketici talebindeki düşüşten olumsuz etkilendi. Japonya’nın bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorun yaşlanan nüfusun daha az harcaması, işgücünün görece daha pahalı olması ve esnek olmaması yer alıyor. Bunun tersine Çin’in büyümesinde temel etkeni üretimdeki artış oluşturuyor.
/images/100/0x0/55ea18fff018fbb8f86b18b9


10 yıl sonra ABD’yi de geçer

Mevcut büyüme oranları göz önünde bulundurulduğunda, ilk senaryoya göre gelecek 10 yıl içinde, ikinci senaryoya göre ise 2020-2030 yılları arasında Çin’in ABD ekonomisini de geçerek “dünyanın en büyük ekonomisi” olması bekleniyor. Bu arada Çin, Japonya’nın en büyük pazarını da oluşturuyor. Şu an dünyanın en büyük otomobil pazarı ve enerji tüketicisi olan Çin’in önemi, Sony, Honda ve Toyota gibi ihracatçı firmaların gözünde daha da artıyor.

Ayda 150 milyar dolar

Çin’in dış ticareti ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artış gösterdi. Gümrük Genel İdaresi verilerine göre, Çin’in ihracatı geçen ay geçen, yüzde 37.7 artarak 150.73 milyar doları buldu. İthalattaki artış oranı ise yüzde 51 olurken, ithalat miktarı 144.28 milyar dolara ulaştı. Yıllık ihracatı 1.6 trilyon doları aşan Çin, geçen yıl da Almanya’yı geçerek, “dünyanın en çok ihracat yapan ikinci ülkesi” olmayı başarmıştı.

Çinli ‘Karınca kabileleri’nin rüyaları soluyor

GÖÇMEN üniversite mezunları iş bulma umuduyla Şanghay, Pekin, Şıncın ve Guangcou gibi şehirlerin banliyölerinde, Çinlilerin kendi tabirleriyle “karınca kabileleri” oluşturarak, aynı odada birden fazla kişi yaşamak mecburiyetinde kalıyor. Ulusal basında “gençliğin rüyalarının solduğu” yorumları yapılırken, “karınca kabileleri”ndeki üniversite mezunlarıyla ilgili haberlere sık sık yer veriliyor.

Kişi başına gelirde bir Japon Çinli’ye 8 kat fark atıyor

TOPLAM ekonomik büyüme olarak Çin, Japonya’yı geçse de Çin’de kişi başına düşen milli gelir 4 bin 500 dolar, Japonya’da ise yaklaşık 40 bin doları buluyor. Nüfusu 1.3 milyar olan Çin’de gelir nüfusa bölündüğünde alt sıralara inerken Ekonomi Bakanı Kaoru Yosano, “Biz büyük ekonomiler sıralamasında üst sırada bulunmayı değil, vatandaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesi yaptı.

Çin’in orta sınıfı geleceğinden endişeli

ÇİN’de hızlı ekonomik gelişmeye karşın orta sınıf ve yeni üniversite mezunları düşük ücret nedeniyle geleceğinden endişe duyuyor. Ülkenin etkin gazetelerinden Global Times’ın haberine göre, özellikle “beyaz yakalı” olarak tabir edilen üniversite mezunlarının ellerindeki diplomanın bir gelecek sağlamadığına ve gelirler arası dengesizliğe sık sık vurgu yapılıyor. İş bulabilen üniversite mezunlarının bile aldıkları maaşla yeni bir hayat kurabilmelerinin neredeyse imkansız olduğu belirtiliyor. Haberde adı geçen 26 yaşındaki bir insan kaynakları şefinin 4 bin yuan (yaklaşık 965 TL) maaş aldığı ve ailesiyle yaşamasına karşın geçinmekte zorlandığı belirtilirken, bu gencin yeni bir aile kurmak ve bu ailenin ihtiyaçlarını karşılamak gibi bir lüksü olmadığı anlatılıyor. Üniversite mezuniyetinin orta sınıf arasında “yoksulluktan bir çıkış bileti” olarak görüldüğü Çin’de, lisans eğitimi alanlar mezun olduklarında hayat pahalılığı, düşük ücret ve kariyer açısından karamsar bir tabloyla karşılaşıyor.

Japonya’da iç talep ve ihracat azalıyor

DÜNYANIN ikinci büyük ekonomisi olma ünvanını Çin’e kaptıran Japonya’da ‘nerede hata yaptık’ havası oluşurken Japonya Maliye Bakanı Kaoru Yosano, yaşanan ekonomik durgunluk ile ilgili, “Japonya’nın denizaşırı ekonomilerden ve döviz kurlarından gelen riskleri yakında izlemeye ihtiyacı var” dedi. Japon Yeni, diğer para birimleri karşısında sürekli güçlenirken, son olarak dolar karşısında son 15 yılın en yüksek seviyesine kadar çıktı. Yendeki güçlenme, Japonya mallarına olan dış talebe de zarar veriyor. Japonya’da 2010 yılının son çeyreğinde tüketici harca-maları yüzde 0.7 azaldı. Ülkede iç talep ve ihracat azalırken, Japon tüketicilerin talebi gelişmekte olan ülkelerin daha ucuz ürünlerine kaydı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle