GeriEkonomi İstanbul’un sorunlarını Bodrum’a taşımayalım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul’un sorunlarını Bodrum’a taşımayalım

İstanbul’un sorunlarını  Bodrum’a taşımayalım

Türkiye ve Bodrum ekonomisinin konuşulduğu 2’nci panelde “Turizm merkezinin hızlı büyümesi, nüfus sorunu, kültürel eksiklikler, dünyada marka olmuş örnek kentler” masaya yatırıldı. Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent’in yönettiği oturumda Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök, Hürriyet Ekonomi Yazarı Elif Ergu, Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros ve DenizBank Ege Bölge Müdürü Semih Şenbakar konuştu. 2’nci panelde global gelişmeler, dünya turizmindeki rekabet ve Türk ekonomisindeki büyüme potansiyeli de tartışıldı. 2012 yılında rekor turist çeken ancak daha sonraki yıllarda turizmde yaşanan düşüşün nedenlerinin de tartışıldığı panelde, Bodrum’un Fransa ve İtalya’daki şehirleri örnek alabileceği, festivaller ile turizmi 12 aya yayabileceği öne çıktı. Panelistler özellikle nüfus artışına dikkat çekerek, İstanbul’daki trafik gibi sorunları da Bodrum’a taşımamak için yapılması gerekenleri anlattı.

 

TEMELİNDE ENTELEKTÜEL BİR HÜZÜN VAR

Ertuğrul Özkök:Bodrum’un başlangıç hikayesini bilecek bir yaşım var. 71 yaşındayım Bodrum’un nasıl Bodrum olduğunu yaşayarak öğrendim. Bir inziva şehri olarak başladı Bodrum. Kuruluş efsanesine bağlı kaldı. Buradaki iş insanlarının entelektüel donanımları, çevre duyarlılığı ve estetiği vurgu yapmaları beni çok etkiledi. Sosyal dayanışmaya önem veriyorlar. Bodrum dediğimiz zaman, bu kuruluş efsanesini her zaman gözden kaçırmamak gerekir. Yani Bodrum temellerinde entelektüel bir hüzün olan şehirdir. Bodrum’un bir kutsal kitabı tekrar yazılacaksa ki ‘yazılmaya başlandı’ dediler. Bu kutsal kitabın girişi başlangıç hikayesidir. Bu başlangıç hikayesi, o kutsal dini, o kutsal inancı yaşama tarzını gerçek yapan, ama aynı zamanda en çok meydan okunan ve en çok yıkılmaya çalışılan kısımdır. Eğer sizin meydan hikayenize çok güçlü meydan okuma başlamışsa, o meydan okumaya karşı olan tavrınızı da çok akıllıca ortaya koymanız gerekir. Bodrum’da bugünlerde gördüğüm eksikliklerden biri, işte bu başlangıç hikayesindeki varlık nedenine çok kuvvetli bir meydan okuma var. Yepyeni, zengin, varlıklı yeni bir hayat tarzının, bu başlangıç hikayesinin çok üzerine çıkması ihtimali. Burada konuşan iş insanlarının hepsinin getirdiği yaşam tarzı, o hayat tarzı bizim başlangıçtaki hikayemize taban tabana zıt bir hayat tarzıdır gibi görünüyor, ama değil. Çünkü bizim başlangıç hikayesindeki o hüznü anlayacak zengin insanlar kuşağı da var bu dönemde. Dolayısıyla bu ikisini birbirine getirecek olan ve bu hikayeyi kuvvetlendirecek olan yeni bir Bodrum’un duygusal anayasasının yeniden yazılmasıdır.”

İstanbul’un sorunlarını Bodrum’a taşımayalım

 

İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİDİR BODRUM

Elif Ergu: “Bodrum zaman içinde çok değişti. Sahil kasabası kimliğinden uzaklaştı. Hızla büyüdü. Bana iş dünyasının Bodrum’a bakışını sordunuz. Ben Bodrum için özellikle yaz aylarında İstanbul’un arka bahçesi diyebilirim. İş dünyası yaz aylarında Bodrum’da sosyalleşiyor, eğleniyor, rahatlıyor…Bodrum yaz aylarında İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra en büyük ekonomi oluyor. Bodrum tatillerinde yeni dostluklar doğuyor, yeni işbirlikleri yapılıyor, ortaklıklar kuruluyor. İş dünyasının önde gelen isimlerinin hemen hemen hepsinin Bodrum’da yatırımı ve tekneleri var.

Son dönemde Bodrum dünyaca ünlü otel zincirlerinin de adresi oldu. Dünyanın en büyük teknelerinin geldiği bir marinası var.  Ve biz aslında bir süredir  Bodrum’un liginin farklı olduğunu konuşuyoruz. Cannes, Nice, Saint Tropez ile karşılaştırıyoruz.

Bu yüzden de bugüne kadar yapılan hatalardan ders alıp, Bodrum’un kimliğine sahip çıkarak, bundan sonra atılacak tüm adımları “ekolojik yatırımlar” olarak yapıp, Bodrum’un her karış toprağına sahip çıkmalıyız diye düşünüyorum.  Akıllı şehirler, enerjisini üreten evler…Deniz, kum, güneş, mavi yolculuğun ötesine Bodrum’u taşıyacak yatırımlar yapılmalı. Kimse betonlaşan bir Bodrum istemiyor.

Dünya hızla değişirken, doğasına, kültürüne, yaşam biçimine sahip çıkan ve yenilikleri bir mıknatıs gibi çeken bir cazibe merkezi olabilir Bodrum.

Çok şikayet ediliyor. Yaz aylarında Yunan Adaları’na giden Türkler eleştiriliyor. Bodrum Havaalanı’nda gördüğünüz birçok ismi Bodrum’da göremiyorsunuz. Çünkü gelip teknelerine binip Yunan Adaları’na geçiyorlar. Bunların nedeni özeleştiri yaparak konuşmamız gerekiyor.”

 

BÖLGEYE START-UP MERKEZİ KURULABİLİR

Cüneyt Toros: “11 yıl önce burada ekonomi zirvesi yapmıştık. O dönemde konuştuğumuz konu Bodrum’un gelişmesindeki engelleri, alt yapı sorunlarını gündeme getirmiştik. Geldiğimiz noktada farklı bir faza geçildiğini görüyoruz. Özünden kopmadan burası yeni bir hikayeyi yazmalı ve dengeli olmalı. Türkiye deyince akla İstanbul geliyor. Artık Bodrum’un anlatılması gerekiyor. Dengeli büyürse yeni kuşağın da ihtiyaçlarına cevap verecek bir hikayesi var Bodrum’un. Yeni jenerasyon için iş beğenmiyorlar diyorlar. Bu kuşak sorunu. Biz çalışıyorduk ona sarılıyorduk. Şimdiki kuşağın böyle bir bakışı var. ‘Ne veriyorsun’ diyor, özgün çalışma ortamları istiyor. Disiplinli iş istemiyor. Bu sadece Türkiye’ye ait bir sorun değil. Her sektörde var bu sorun. Örneğin Bodrum’a bir start-up merkezi kurulabilir. Böylelikle genç ve nitelikli insanlar çekilebilir ve. Bodrum’daki özgün ruh yeni fikirlerin gelişmesini de sağlayacaktır. Modern dünyanın gerekliliklerini yerine getirebilir. Bunu çevreye ve doğaya saygılı bir şekilde yapmalıyız. Bu bölgedeki çalışmalar ve yeniliklere birlikte karar vermeli. Ortak akıl yönetimde olmalı. Bodrum Türkiye’nin en önemli merkezlerinden birisi. Fransa’nın İtalya’nın ya da İspanya’nın kentleri bunu başarabildiyse Bodrum da sonuna kadar başarabilecek güce ve insana sahiptir. Dünyanın hemen her yerinde tanınan bir turizm şehridir Bodrum. Önündeki sorunları da aşacak güce sahiptir.”

 

İHRACATA DAYALI DESTEK ÖNEMLİ

DenizBank Ege Bölge Müdürü Semih Şenbakar: “Siyasi istikrarın sağlanması durumunda çok daha farklı yerlere geleceğiz. Yüzümüzü Batı’ya dönmemiz önemli. Bunlar bize global sermayenin içeriye girmesini ve kurlarda istikrar sağlanmasını sağlayacak. Teknolojiye ağırlık vermemiz gerekiyor. İhracata dayalı üretim teşvik edilmeli. Bunu son yapılan çalışmalarda görüyoruz. İhracatçı firmalara verilen destek her geçen gün artıyor. Enflasyonu sıkı tutmalı. Turizm beklentilerini arttırmamız gerekiyor. 2019-2020 umarım daha iyi olur. Kur ne olacak diye bakarsak, Rusya ve Amerika’nı savaşmayacağını ve kurların eskiye döneceğine inanıyorum.”

BODRUM EKONOMİ ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

Kayıtlı Bodrum nüfusu 164 bin. Ancak bu nüfus yılın 5 ayı 1 milyonu aşıyor. Turizm merkezine milyonlarca araç giriş-çıkış yapıyor.
Bu nüfus yoğunluğu birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bunu aşmak için de sadece yerel yönetim değil büyükşehirin de desteği gerekiyor.

Yazın otellerin kapanmasıyla binlerce çalışan geri dönüyor.
Ertesi sezon bu çalışanların yerine yenileri geliyor.
Turizm sektöründeki bu sirkülasyon nedeniyle
nitelikli personel
yetişmiyor.

‘Bodrum’da ne yapsan kazanırsın’ mantığıyla açılan ancak bir yıl geçmeden kapanan şirket sayısı da çok fazla. Doğru stratejiler belirlenmeden yapılan yatırımlar sonuçsuz kalıyor. Yatırımcıya yol gösterecek ve doğru planlamayı yapmasını sağlayacak işbirlikleri gerekiyor.

Nüfus artışıyla birlikte yaşanan trafik sıkışıklığı her geçen yıl büyüyor. Özellikle yaz aylarında ve bayram tatillerinde Bodrum’un İstanbul’dan farkı kalmıyor. Toplu taşımaya yönelik yeni yatırımlar gerekiyor.

Yeni bir hikaye yaratma çalışmaları ve bu hikayeyi yaratırken de doğaya ve estetiğe önem verilmesi gerekiyor. Bunun için de yerel yönetim ve STK’ların birlikte hareket etmesi şart.

Sanatsal yapıların ve kongre merkezi sayılarının artması için gerekli desteğin sağlanması gerekiyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle