GeriEkonomi İkisinin ne farkı var?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İkisinin ne farkı var?

Biri yüzsüz, kaçak işadamı Halil Bezmen. ‘‘Devleti kazıkladım’’ dedi, yargılanırken ABD'ye kaçtı.

Diğeri TBMM'ye tanesi 6 bin 149 dolardan koltuk satan Mesa'nın patronu Atila Şenol. O da, koltukların fiyatını şişirdiğini kabul etti.

TBMM Genel Kurul Salonu'nu yenileme ihalesini alan Mesa'nın bu işi yüksek fiyatlarla yaptığının ortaya çıkması üzerine fiyatların şişirildiğini doğrulaması, yakın tarihimizde yaşanan benzer bir olayı hatırlattı.

Batık işadamı Halil Bezmen de İSKİ'ye yüksek fiyatla klor satışı yapmıştı. İSKİ davası sırasında ortaya çıkan bu gerçeği itiraf eden Halil Bezmen İSKİ'ye şişirilmiş fiyatla satış yaptığını pişkinlikle kabul etmişti. Bezmen'in İSKİ davası sırasında mahkemede yaptığı ‘‘Evet devleti kazıkladım’’ açıklaması ise hâlâ hafızalardan silinmedi. Bu davadan yargılanan Bezmen kısa bir süre sonra Amerika'ya kaçmıştı.

Yakın tarihimizde yaşanan bu iki benzer olay devletin ihalelerden kolayca ‘‘kazık’’ yediğini açıkça ortaya koyuyor.

Bezmen, kendisine hiçbir şey olmayacağı düşüncesiyle, ‘‘Evet, devleti kazıkladım’’ dedi, ama bu sözleri yüzünden kaçışına kadar mahkemede yargılandı.

Şimdi iş dünyasında ve kamuoyunda, ‘‘Mesa'nın patronu da, Meclis'e koltukları çok yüksek fiyatla verdiğini açıkladı. Eğer Bezmen, ‘devleti kazıkladım' sözüyle yargılandıysa, Mesa'nın ortaklarının da, Meclis'e yaptıkları diğer işlerdeki zararlarını karşılamak amacıyla da olsa fahiş fiyatla koltuk satmak konusunda soruşturmaya tabi tutulmalı’’ tartışması başladı. Kamuoyunda tartışmalar,

‘‘Bezmen, açıkça devleti kazıkladığını kendi ağzından söyledi. Mesa'nın patronu ise, üstü kapalı, koltukla Yüce Meclis'i kazıkladığını itiraf ediyor. Öyleyse iki olay arasında ne fark var?’’ sorusu üzerinde odaklanıyor.

Yüzsüz Bezmen’in İSKİ'ye klor kazığı

Çok değil bundan 3 yıl önce yaşanan bir başka ‘‘kazık’’ olayı ise İSKİ davasında ortaya çıkmıştı. Müflis işadamı Halil Bezmen'in sahibi olduğu Koruma Tarım şirketi İSKİ'ye yüksek fiyatla klor satmıştı. Bezmen, mahkemede İSKİ'ye yüksek fiyatla klor sattığını itiraf etmişti. Mahkemede attığı kazığı pişkinlikle ‘‘Devleti kazıkladım’’ şeklinde itiraf eden Bezmen, İSKİ davasının en önemli halkasını oluşturan klor davasında kararın açıklanmasından kısa bir süre önce ortadan kayboldu. Bezmen'in, İSKİ'ye piyasa fiyatı 2 bin 500 lira olan kloru, 13 bin 595 liraya sattığı tespit edilmişti. İSKİ'ye şişirilmiş fiyatla klor satan Bezmen'in aynı zamanda parasını aldığı halde teslim etmediği klor nedeniyle İSKİ'ye 15 milyar lira dolandırdığı da ortaya çıkmıştı. İSKİ 1989-1993 yılları arasında klor alımından yaklaşık 31 milyar lira zarara uğradı. Bezmen, bu yıllar arasında İSKİ'ye 13 bin 595 liradan klor satarken, aynı dönemde Ankara Belediyesi klorun kilosuna 4 bin 525 lira, İzmir Belediyesi 4 bin 100 lira ödedi.

Mesa’nın patronundan arsız açıklama

TBMM ihalesini alan MESA Yönetim Kurulu Başkanı Atila Şenol, geçtiğimiz günlerde Hürriyet'e yaptığı açıklamada TBMM Genel Kurul Salonu'nundaki, koltuklardan yüksek kâr ettiklerini doğrulamıştı. Şenol, koltukların yüksek fiyatla fatura edilmesini ise ilginç bir gerekçeyle açıklamıştı. TBMM Genel Kurul Salonu'nun yenilenmesi sırasında yaptıkları bazı işlerden zarar ettiklerini söyleyen Şenol, bazı işlerde de fiyatları yükselterek zararı dengelediklerini savunmuştu. Şenol'un bu konudaki açıklaması şöyleydi:

‘‘İnşaatta 420 kalem iş yapıyoruz. Bunların bazılarından yüksek kâr ederek bu zararı dengeliyoruz. Koltuklar da böyle. Koltukların fiyatını 420 kalem malzemeden cımbızla ayırmak yanlış.’’

Genel Kurul Salonu'nda bulunan koltukların proforma faturasına göre, Mesa, 2 milyon 720 bin liret (1350) dolar ödediği bir koltuğu Meclis'e tam 4 bin 861 dolara sattı. Komisyon ve KDV ile bir koltuk TBMM'ye toplam 6 bin 149 dolara mal oldu.




Yorumları Göster
Yorumları Gizle