GeriEkonomi 'İflas erteleme alacaklıyı da borçluyu da koruyor'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'İflas erteleme alacaklıyı da borçluyu da koruyor'

'İflas erteleme alacaklıyı da borçluyu da koruyor'

Son günlerin öne çıkan tartışma konularından birini ‘iflas ertelemeler' oluşturuyor. Artan iflas erteleme başvuruları ile birlikte tartışma da alevlendi. Özellikle, bankacılardan gelen ‘eleştiriler’ yeni bir düzenlemenin olduğu tartışmasını da gündeme getiriyor.

Türkiye ve dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeler ile birlikte, iflas ertelemelere başvurular da, ya azalıyor veya artabiliyor. Türkiye'de özellikle son bir yılda, iflas erteleme başvurularının arttığı gözlemleniyor. Yapılan başvuruların tamamına yakınının gerekçesini ‘Türkiye ekonomisinde yaşanan daralma’ oluştursa da, konu ekonomi gündeminin ilk sıralarında yer almaya başladı.

Özellikle bankacılar tarafında sisteme yönelik geliştirilen eleştiriler, 2004 yılından bu yana uygulanan iflas erteleme sistemi ile ilgili ‘yeni bir düzenleme’ beklentisini de gündeme taşıyor.

Konuya ilişkin Hurriyet.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, sistemin Türkiye ekonomisi için önemli olduğuna işaret etti. Sisteme ilişkin bir takım değişikliklerini yapılmasının yararlı olabileceğini aktaran uzmanlar, özellikle kayyum atamaları ile ilgili daha hassas davranılması gerektiğine işaret etti.


EKONOMİDE KAOS OLUR
İstanbul Barosu’na üye avukat Şevket Çelik, birçok erteleme başvurusunun altında imzası olan bir isim. Av. Çelik, son dönemde gelişen tartışmalara ilişkin “İflas erteleme kurumu dünyaya özgü bir kurum. Türkiye uygulaması ile Amerika ve Avrupa uygulaması birbirine çok yakın olup bu hak borçlular için Anayasal bir hak niteliğinde. Bankaların baskısı ile iflas erteleme kurumu kaldırılırsa veya işlevsiz hale getirilirse ciddi bir ekonomik kaos ortaya çıkar” dedi.

BİR GÜNDE ŞİRKETİN İÇİ BOŞALTILIR
Av. Çelik açıklamasının devamında “Bazı firmalar 1-2 gün içinde şirketi boşaltıp başka bir isim altında faaliyete geçer. Burada bankalar çok daha büyük zarar görebilir. Çünkü şirketlerin iflas ertelemeye başvurmalarının birinci nedeni ortada hiçbir sebep yokken bankaların kredileri geri çağırması… Kredi verdikleri şirketlerin kredi limitlerini kapatması ve bugün itibariyle yüzde 18 civarında faizle kredi kullandırmaları neden oluyor.

YARAR VE ZARAR İYİ İNCELENMELİ
Özellikle Ankara’da devam eden birçok iflas erteleme dosyasını takip eden Ekonomist Ali Rıza Özalp ise şunları kaydetti: “Karşılıksız çeklere hapis cezasının kaldırıldığı 2012 yılında 943 bin 154 adet karşılıksız çek bulunurken keşideci sayısının artmasına rağmen 2014 yılında karşılıksız çek adedi 673 bin 543, 2015 yılında 774 bin 898 adede düşmüş. O dönem bankalar ve çoğu ticaret odası karşılıksız çeke hapis cezasının kalkmaması gerektiğini ve ticaretin işlemez hale geleceğini savunmuştu. Aynı kesim şu anda da iflas erteleme kurumunun kaldırılması gerektiğini iddia ediyor. Ancak bu somut bir nedene bağlanamıyor. İflasın ertelenmesinin alacaklı ve borçlular açısından yararı iyi tespit edilmeli. Bunun için, davacıların iflas hali ya da işletmenin kapatması halinde ki alacaklı tatmini ile iflas erteleme sürecinde ki tatmin ettiği alacaklı adeti, tutarı ve süresi kıyaslanmalı.”

KAYYUM ATAMALARINA DİKKAT
Gazi Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Karapınar “Kanaatimce iflas erteleme müessesesi değerlendirilirken borca batıklık iddiasında bulunan şirketin, iflas etme durumu ile iflasın ertelenmesi durumunun, ortaya çıkacak fayda ve zararlar açısından mukayese edilmesi gereklidir. 

Ancak şirketin varlığını devam ettirmesi ile elde edeceği gelirler doğrultusunda daha çok alacaklıya ulaşılarak borç tasfiyesi sağlanacak, alacaklılarıyla takas veya mahsup yolu ile yada borcun uzun vadeye yayılarak anlaşma ihtimali doğacaktır. Bir diğer yandan inşaat taahhüt şirketlerinin işlerine devam etmesi ve bitirmesi sonucu iflas halinde nakde çevrilecek teminat mektupları riski iflas erteleme sürecinde iade şartları doğacağından kreditör bankalarında riskinin artmasına engel olacaktır. Bununla beraber varlığını devam ettirebilen şirketlerin hak edişinden kaynağında tahsil edilen vergi ve SGK primleri nedeni ile devleti de bu yönde tatmin edeceğinden iflas erteleme müessesesinin hem alacaklılar hem de kamu yararına olduğunun kabulü gerekir.


Kapsama alınan şirketlere atanan kayyumlarının da belirli kıstaslara göre seçilmesi yararlı olacaktır. Örneğin, hiçbir yöneticilik tecrübesi olmayan, sadece bilirkişi kütüğüne kayıtlı diye bazı kişilerin atanması sistemin işlerliğini aksatmaktadır. Kayyumun şirkete vizyon katabilecek nitelikte olması gereklidir. Gerek şirketlerin iflas erteleme kapsama alınması ve gerekse şirketlere kayyum atanmasındaki özensizlik, ekonomik ve sosyal yönden birçok faydası bulunan bu uygulamanın toplum nezdinde olumsuz algılanmasına yol açmaktadır.”

SİSTEM ALACAKLALIRA DA KORUYOR
Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Beşir Fatih Doğan: “İflas erteleme hem şirketler hem alacaklılar hem de ekonomi açısından faydalı bir müessesedir. Zira, mali durumu bozulan bir şirketin sermayesi ve malvarlığı iflas erteleme sayesinde korunur. Böylece şirket normal faaliyetlerine devam etme imkânı bulur. Bu şirket hakkında takip yapılamaz ve başlamış icra takipleri de durur. Ayrıca şirketin faaliyetlerine devam etmesi alacaklıları da korur. Bu kurum sayesinde alacaklılar, şirketin iflas etmesi durumunda belki de hiç kavuşamayacakları alacaklarını, iyileştirme projesinin uygulanması sonucunda elde etme imkanı bulabileceklerdir. Diğer taraftan, iflas etmekten kurtulan şirketler iflas ertelemeden çıkarak tekrar ekonomiye kazandırılmış olmaktadır."

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle