GeriEkonomi Hükümetten ‘Ak Çarşamba’ güvencesi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hükümetten ‘Ak Çarşamba’ güvencesi

Önceki gün yayınlanan tebliğ ile açıklık kazanan Mali Milat uygulamasını, ‘‘fırsat’’ olarak değerlendiren Başbakan Mesut Yılmaz, 30 Eylül'e kadar bankalarda bir günlüğüne bloke edilen hiçbir servet için geriye doğru inceleme yapılmayacağı güvencesini verdi. Mali milat 3.5 milyar lira ve üzerindeki servetleri kapsıyor.

Başbakan Mesut Yılmaz, yeni vergi reform yasasıyla ‘‘Mali Milat’’ kabul edilen 30 Eylül 1998'de beyan edecekleri kıymetler nedeniyle vatandaşların hiçbir şekilde vergi ödemeyeceklerini ve geriye doğru incelemeye tabi tutulmayacaklarını bildirdi. ‘‘Bu fırsatı iyi değerlendirin’’ diyen Yılmaz, ‘‘Bu bir blokaj değil. Vatandaşlarımız bankalara yatırdıkları bu kıymetleri, 1 Ekim 1998'den itibaren istedikleri gibi kullanabilecekler’’ dedi.

Başbakan Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, yeni vergi reform yasasında öngörülen 30 Eylül Mali Milat düzenlemesi ile tarıma dönük politikalar konusunda açıklamalarda bulundu.

Vergi reform yasasını, ‘‘bütün kazançları vergi kapsamına alan, vatandaşların vergi yükünü hafifleten geniş kapsamlı bir düzenleme’’ olarak niteleyen Yılmaz, şöyle konuştu: ‘‘Böylelikle vergi mükelleflerine önemli kolaylıklar sağlanmıştır. Çiftçilerimiz defter tutma kabusundan kurtarılmıştır. Küçük esnaf, Maliye'nin hedefi olmaktan çıkarılmıştır. Esnaf, tüccar, kazanmadığı gelirden vergi vermeye mahkum edildiği, hayat standardı esasından kurtarılmıştır. Ücretlilerin vergi yükü hafifletilmiştir.’’

BARIŞ NOKTASI

Bu anlayışla yeni sisteme sorunsuz geçilebilmesi, vergi düzenlemesi için bir mali milat tarihi tespit ettiklerini anlatan Yılmaz, 30 Eylül olarak belirlenen bu tarihin, ‘‘devletin vatandaşına elini uzattığı bir barış noktası’’ olduğunu belirtti.

Yılmaz, 30 Eylül'de beyan edilecek kıymetlerin, bu işlemden dolayı gelecekte hiçbir şekilde vergilendirilmeyeceğini ifade ederken, uygulama için vatandaşın ‘‘Türk lirası, döviz, çek vb. mali kıymetleri, 30 Eylül 1998'e kadar yatırmalarının yeterli olduğunu’’ bildirdi. Yılmaz, ‘‘Bu bir blokaj değil. Vatandaşlarımız, bankalara yatırdıkları bu kıymetleri, 1 Ekim 1998'den itibaren istedikleri gibi kullanabilecekler’’ dedi.

Vatandaşlara, ellerinde bulunan kayıt dışı kıymetini bildirerek, kayda aldırmaktan çekinmemeleri çağrısında bulunan Başbakan Yılmaz, ‘‘Bu tarih, yeni vergi düzenimizde, devletin vatandaşına barış elini uzattığı bir dönüm noktasıdır. Devletin vatandaşına uzattığı bu barış elinin, samimiyetle kavrayacağına yürekten inanıyorum’’ dedi.

Yapılan bu değişikliklerle, Türkiye'nin yepyeni bir vergi düzenine kavuştuğunu belirten Yılmaz, yeni vergi düzeninde, vergiyle ilgili ekonomomik ve ticari işlemlerin titizlikle izleneceğini bildirdi.

BU BİR FIRSAT

Mali Milat adı verilen bu fırsatın bütün vatandaşların en iyi şekilde kullanacağına inandığını belirten Yılmaz, ‘‘Hiçbir vatandaşımız, elinde bulunan kayıt dışı kıymetini bildirerek, kayda aldırmaktan çekinmemelidir. Çünkü vergi kanunu, bu bildirimlerden hareketle hiçbir vergi incelemesi ve yürütmesi yapılmayacağının garantisini vermektedir. Aynı şekilde, bu bildirimler esas alınarak, başka kanunlar uyarınca da hiçbir işlem yapılmayacaktır’’ diye konuştu.

Kaçıranın yanına kâr kalmayacak

Vergi kaçıranın yanına kâr kalmayacağını belirten Mesut Yılmaz, şunları söyledi: ‘‘Vatandaşlarımızın geçmişte yaşadığı sıkıntıları, bu döneme taşımamak gerektiği açıktır. Yeni sisteme sorunsuz geçilebilmesi için, vergi düzenlemesinde bir mali milat tarihi tespit ettik. 30 Eylül 1998 olarak belirlediğimiz bu tarih, yeni vergi düzenimizde, devletin vatandaşına barış elini uzattığı bir dönüm noktasıdır. Vatandaşımızın, geçmişten gelen ve 30 Eylül'de varlığını ispatladığı kazancı, gelecekte hiçbir şekilde vergilendirilmeyecektir. Bu imkândan yararlanmak için, Türk lirası, döviz, çek ve benzeri mali kıymetlerini, 30 Eylül 1998’e kadar, herhangi bir Türk bankasına yatırmak yeterlidir.’’

Aklanacak servetler polise bildirilmeyecek

Başbakan Mesut Yılmaz, bloke edilen servetlerle ilgili bilgilerin Maliye Bakanlığı dışındaki kişi ve kuruluşlara kapalı olduğunu vurguladı. Düzenlemeye göre bankalarda açılan hesaplar ve yapılan bildirimler, vergilendirmeyle ilgili olduğundan, banka çalışanları da vergi mahremiyeti kapsamına girecek ve vergi idaresinin yetkili kıldığı kişiler dışındakilere bu bilgiler verilmeyecek. Ayrıca, yapılacak bildirimler, Türk Ceza Kanunu, Türk Parasının Kıymetini

Koruma Hakkında Kanun, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ve diğer kanunlar gereği soruşturma ve inceleme başlatılması için kullanılmayacak. Bu bilgiler, soruşturma ve takibatların hareket noktası olmayacağı gibi, yasal görevi gereği bu bilgilere sahip olanlar, bunları Maliye Bakanlığı ve yargı organları dışında hiçbir kişi ve kuruma vermeyecek.

Yılmaz Borsa’ya sadece umut verdi

Başbakan Mesut Yılmaz, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, ‘‘İMKB ile ilgili alınabilecek bazı tedbirler söz konusudur. Yararlı olacağına inandığımız noktada, bu tedbirleri almakta tereddüt etmeyiz’’ dedi. Yılmaz, global krize bağlı sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin bir soruyu yanıtlarken, daha önce bu piyasalara dönük yapılacak düzenlemeleri açıkladıklarını hatırlattı. Menkul Kıymetler Borsası ile ilgili durumu da yakından izlediklerini ifade eden Başbakan Yılmaz, şöyle konuştu: ‘‘Şu anki gözlemimiz, bu piyasaların vergi düzenlemelerinden değil, daha çok dış piyasalara endekslendiği ve bunlardan olumsuz etkilendiği yönündedir. İMKB ile ilgili alınabilecek bazı tedbirler de söz konusudur.’’

Bütçenin 4’te biri kadar blokaj

Mali milat uygulaması ile kayıt altına girecek servet miktarı konusundaki tartışmalar da başladı. Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, basın toplantısında kendisine bu konuda yöneltilen soruyu, ‘‘Kayıtdışı ekonominin boyutlarını tam olarak belirlemek mümkün değil. Bu nedenle biz bugüne kadar bloke edilecek servet miktarı konusunda rakam telafuz etmekten’’ kaçındık dedi. Ekonomistler Türkiye'nin kayıtdışı ekonomisinin büyüklüğünü 100 milyar dolar olarak tahmin ediyorlar. Mali milat uygulamasının sonuçlarını iyimser olarak değerlendirenler, kayıtdışı ekonominin yüzde 10'luk bölümünün, yani 10-12 milyar dolarlık kısmının kayda girebileceğini savunuyorlar. 1998 bütçesinin 14 katrilyon olduğu dikkate alındığında, bloke edilmesi beklenen yaklaşık 3.3 katrilyon lira, bütçenin dörtte biri kadar bir büyüklüğü ifade ediyor.

Temizel’in hisse senedi vergisi ısrarı

Başbakan Mesut Yılmaz, borsaya yönelik yeni düzenlemeler olabileceğini söylerken, basın toplantısına katılan Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in açıklamaları Yılmaz ile çelişti. Hisse senedi kazançlarının vergilendirilmesi yolundaki düzenlemelerin değiştirilmesinin düşünülmediğini kaydeden Temizel, bu yıl hisse senedi kazançlarından vergi alınmayacağını hatırlattı. Temizel, şöyle devam etti: ‘‘Borsayı etktileyecek bir vergi düzenlemesi yok. 1999 yılında, bir yıldan kısa süreli alım satımlar sonunda kazanç doğmuşsa ve bu kazanç belirli bir miktarı aşıyorsa, 2000 yılının mart ayında beyanname verilecektir. Bu nedenle borsa vergide en ayrıcalıklı sisteme sahiptir ve bu sistemi değiştirecek bir olumsuzluk yoktur.’’

Türkiye pamuk ipliğine bağlı

Başbakan Mesut Yılmaz, basın toplantısında, Türk ekonomisinin 1970'li yıllara uzanan yapısal sorunları olduğunun bilindiğine dikkat çekerek, gerek bu yapısal sorunlar, gerekse ihmal ve kötü yönetim nedeniyle Türkiye'nin, özellikle son yıllarda, ekonomik istikrarsızlık içinde ve makro dengeleri pamuk ipliğine bağlı bir şekilde yaşamaya mahkum olduğunu söyledi. Hükümet olarak, en büyük göstergesi enflasyon olan yapısal ekonomik sorunları çözmek amacıyla, köklü tedbirler alınması gereğini daha işbaşına gelir gelmez açıklıkla ortaya koyduklarını hatırlatan Yılmaz, bu çerçevede, enflasyonla mücadele ve serbest piyasa modeline dayalı çağdaş ekonomik bir yapı tesis etme yönünde, idari ve yasal çalışmalar içine girdiklerini bildirdi. Yılmaz, şunları söyledi: ‘‘Disiplinli bütçe uygulamasına bağlı bir enflasyonla mücadele programı yürürlüğe koyduk. Mücadelemizi, konjonktürel gelişmelere prim vermeden kararlı bir şekilde yürütmekteyiz. Öte yandan, kamunun ekonomideki rasyonel olmayan, doğrudan mevcudiyetini izale edecek bir yöntem olarak, özelleştirme uygulamalarına hız ve boyut kazandırdık. Bununla birlikte, halkımızın gündelik hayatını derinden etkileyen ekonomik sorunların temelinde yapısal etkenler bulunduğu açıktır. Bu sorunları ortadan kaldırmak için köklü yasal düzenlemelere gidilmesi gerektiği de bilinmektedir.’’







Yorumları Göster
Yorumları Gizle