GeriEkonomi Fırsatçılık yapma dönemi değildir
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fırsatçılık yapma dönemi değildir

Fırsatçılık yapma dönemi değildir

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Adana’da düzenlenen İş’le Buluşmalar toplantısında reel sektörün de elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı. Bali, “Bu dönem fırsatçılık yapma dönemi değildir” diye konuştu.

İŞ Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, kredi yapılandırmasının bankacılık ve finans dünyasında karşılaşılmayan hadiseler olmadığına dikkat çekerek, “Nakit akışlarıyla kredi arasındaki ilişkinin öngörülen veya öngörülemeyen nedenlerle bozulduğu ve farklılaştığı durumlarda ona göre ayarlar verilir, yapılandırmalar yapılır.  Bunlar çok daha farklı noktalara çekilecek düzeyde gereğinin üzerinde anlamlandırılmamalı” dedi.

İş Bankası tarafından 2008 yılından bu yana Dünya Gazetesi işbirliği ile düzenlenen, değişen ekonomi ve piyasa koşullarında bölgesel ve uluslararası fırsatların, Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerin gündeme geldiği “İş’le Buluşmalar”ın “Dijital Ekosistem ve Sürdürülebilir Rekabet” başlıklı 42’nci toplantısı Adana’da gerçekleştirildi.

Bali, toplantıda yaptığı konuşmada, bugün özellikle finansal piyasalar açısından çok çalkantılı günler yaşandığını, doların 4 liranın, euro’nun 5 liranın üzerinde seyrettiğini ifade ederek, “Hayal bile edilemeyecek seviyeler. Çok da hızlı hareketlerle gidiyor geliyor. Hangi bünyelerde hangi hasarlar yarattığını da tam bilemiyoruz” diye konuştu.

YAPILANDIRMALAR OLAĞANDIR

Bali, şöyle konuştu: “Ekonomide yaşanan sıkıntıların neden olduğu bazı kırılganlıklar olsa da güçlü bankacılık sistemi sayesinde ortaya çıkan problemli vakaları yönetme kabiliyetine sahibiz. Bankacılık sistemi olarak öngörülemeyen vakaları şu ana kadar başarıyla yönettik, bundan sonra da yönetmeye devam edeceğiz. Burada basına da yansıyan bazı kredi yapılandırma haberleriyle ilgili şunları söylemek istiyorum; bu, gereğinin üzerinde olumsuz manada bir ilişkilendirmeye konu edilmemeli. Bunlar bankacılıkta, finansta karşılaşılmayan hadiseler değil, olağan durumlardır. Nakit akışlarıyla kredi arasındaki ilişkinin öngörülen veya öngörülemeyen nedenlerle bozulduğu, farklılaştığı durumlarda ona göre ayarlar verilir, ona göre yapılandırmalar yapılır. Bunlar çok daha farklı noktalara çekilecek düzeyde gereğinin üzerinde anlamlandırılmamalı. Biz bankacılar olarak, geçmiş dönemden çıkardığımız tecrübe ve ders ile mümkün olduğu kadar yapıcı yaklaşımlarla çözümcü olmak durumundayız. Bunu da sürdüreceğiz.”

REEL SEKTÖRE ÇAĞRI

Bali, reel sektörde de belli başlı sermaye gruplarının, en az bankalar kadar ellerini taşın altına koyması gerektiğine dikkat çekerek “Bu dönem fırsatçılık yapma dönemi değildir. İhtiyacı olanla olmayanı vakalar bazında ayırt ederek, kaynak tahsisini bozacak şekilde taleplerde, girişimlerde bulunmamalıyız. Aldığımız inisiyatifler bir kredi kampanyası, bir kredi yapılandırma kampanyası değil. Her vakanın kendi özelliğine göre çözümcü bir yaklaşımla karşılıklı iş yapma anlayışı… Geçtiğimiz dönemde olumlu konjonktür ve imkanlar sayesinde, açık ifade edeyim bankacılık sektörünün de sağladığı imkanlar sayesinde, hızlı bir büyüme ve servet düzeylerine ulaşmış olan irili ufaklı firmalarımız, belli başlı sermaye gruplarımız bu manada sorumlu davranmak durumundadır. İş hayatında itibardan önce gelecek hiçbir şey yoktur. Kazançlar kayıplar gelip geçicidir, itibar en önemli kalıcı müessesedir. Önemli olan kredi değildir, kredibilitedir, itibarın kendisidir. Kredi ilişkisi, aile ilişkisi gibidir. Uzun dönemlidir. İlk sıkıntıda bırakılıp yol ayrılacak bir müessese değildir. Yeter ki güven ve sadakat bozulmasın. Kredinin kökeni İngilizce credit kelimesinden geliyor, İngilizce’ye Latince’den geliyor, credo… Anlamı da ‘inanıyorum’ demek… Biz inandığımız için kredi veriyoruz. O inancın sarsılmaması lazım. Bu çerçevede İş Bankası olarak, en büyük özel kreditör banka olarak işimizi en iyi şekilde yapma gayretini daima sürdüreceğiz. Ama gösterdiğimiz yapıcı tavrın ve bu ülkenin geleceğine olan inancın bütün muhataplarımızca da gösterilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

BÜYÜMEDE DÖNÜŞÜM SİNYALİ

ADNAN Bali, önümüzdeki süreçte yüksek büyümenin sürdürülebilirliğinin önemli olduğuna dikkat çekerek, “Bundan sonra nasıl yürüyecek, alt bileşenleri nedir, bu alt bileşenlerde nereden kaynaklı bir büyüme olacak, bu nasıl evrilmeli ki nasıl sürdürülebilir hale gelsin… Bunlar önümüzdeki dönemde yakından izlememiz gereken konular” yorumunu yaptı. Kredi Garanti Fonu uygulaması ve kamunun aldığı tedbirlerin büyümenin arkasındaki temel etmenler olduğunu vurgulayan Bali, yaptıkları hesaplamalara göre 7.4’lük büyümenin 2.5 puanlık kısmının KGF kredilerinden kaynaklandığını söyledi. Bali, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Doğru zamanda, doğru kurgularla KGF hayata geçirildi. Çok iyi bir enstrümandı. Şimdi bankalar olarak yenisini de kullandırıyoruz. Ancak kamunun öncülüğünden sonra asıl önemli olan, büyümenin asıl aktörlerince, özel sektörce devralınması gerekir. Daima kamunun itici güç olması sağlıklı değil. Bundan sonra sadece tüketim harcamaları yoluyla değil, üretimle, makine teçhizat yatırımlarıyla, imalat sanayi yatırımlarıyla ve ihracatın artan katkısıyla yeni bir faza, başka bir büyüme kompozisyonuna geçmemiz gerekiyor. Aslında bunun sinyallerini de almaya başladık. Makine teçhizat yatırımları dört çeyrek üst üste geriledikten sonra üçüncü çeyrekte yüzde 15.7; son çeyrekte de yüzde 8.3 arttı. Önümüzdeki dönemde ihracatın büyümeye katkısının artmasını bekliyoruz. Turizm sektöründe öncü veriler bu yıl bir toparlanma olacağını gösteriyor. Kısacası şu anda bu dönüşümün sinyalleri var, ancak teyit ederek gitmek gerekir. Bu nedenle önümüzdeki özellikle birkaç çeyreklik dönem, büyümenin kaynaklandığı alt kalemlerin analizi açısından önemli olacak, bunu izleyeceğiz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmelere ve gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımcı ilgisindeki dalgalanmalara bağlı olarak son dönemde döviz kurlarındaki aşırı yükselişler, enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturabilir. Bunları yönetmemiz gerekecek. Ayrıca, 2017’de kaydettiği yükseliş eğilimini bu yılın ilk ayında sürdüren cari açık, önümüzdeki dönemde izleyeceği rota açısından dikkat etmemiz gereken en önemli göstergelerden biri.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle