GeriEkonomi Dünya Enerji Görünümü 2018 Raporu'nun Türkiye tanıtımı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünya Enerji Görünümü 2018 Raporu'nun Türkiye tanıtımı

Dünya Enerji Görünümü 2018 Raporu'nun Türkiye tanıtımı

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik: "İş dünyası yapısal reformlarla desteklenen ve öngörülebilirliğin arttığı dönemlerde, gerek devletin ihtiyaç duyduğu, gerekse yönlendirdiği alanlarda yatırım yapma yönünde her zaman cesaretle yerini almıştır. Bir süredir tüm sektörler, ulusal ve uluslararası siyaset ve ekonomi gündeminin yarattığı dalgalarla güçlü bir şekilde mücadele etmekte zorlanıyor. Desteklemelerin, enerji fiyatları üzerinden değil, sosyal fayda odaklı olarak ihtiyaç gruplarına doğrudan gerçekleştirilmesine yönelik modeller üzerinde çalışılması çok kıymetli" açıklamasında bulundu.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, "İş dünyası yapısal reformlarla desteklenen ve öngörülebilirliğin arttığı dönemlerde, gerek devletin ihtiyaç duyduğu, gerekse yönlendirdiği alanlarda yatırım yapma yönünde her zaman cesaretle yerini almıştır." dedi.

Bilecik, Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Enerji Görünümü 2018 Raporu'nun Türkiye tanıtımındaki konuşmasında, rekabetin tarihine değindi.

İnsanlığın tarihi kadar eski olan rekabet kozunun, her dönem her ülke ve coğrafyaya göre değiştiğine işaret eden Bilecik, içinde bulunduğumuz çağda, küresel rekabet gücünü artırmada en büyük kozun "dönüşüm ve çeviklik" olduğunu söyledi.

Bilecik, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin hayatın her alanını kökten değiştirdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"İş yapma biçimlerindeki değişim ve bireysel tercihlerin öngörülemeyen çeşitliliği, ekonomik ve sosyal hayatı dönüştürüyor. Bu nedenle bugün tüm ekonomiler, tüm sektörler daha fazla çevik olmak için dönüşüme yöneliyor. Kuşkusuz hayatın her alanına dokunan enerji, bu dönüşüm rüzgarından en fazla tetiklenen alanlardan biri oluyor. Öte yandan nüfus artışı, şehirleşme, dijitalleşme, teknolojik yenilikler gibi unsurlar elektrik tüketiminde ciddi bir talep artışı oluşturuyor. Bir yandan da kaynak kısıtları, arz güvenliği baskısını beraberinde getiriyor. İklim değişikliği kaygıları ile üretim ve tüketim kalıpları yenilikçi arayışlara ihtiyaç duyuyor. Dünyada hala önemli büyüklükte bir nüfusun elektriğe erişimi yok, bu gerçeği göz önünde bulundurmalıyız. Neredeyse milyarın üzerinde insanın henüz daha elektriğe erişimi yok."

Böyle bir atmosferde, enerji sektörünün kritik alanları arasına giren siber güvenlik, dijitalleşme gibi öğelerin bir ikilem yarattığına dikkati çeken Bilecik, enerjiye güvenli, sürekli ve ekonomik koşullarda erişimin, enerji sektörünün küresel bir sorunu olarak masada durduğunu, bunun tartışılması gerektiğini dile getirdi.

"EKONOMİ, SADECE EKONOMİK REFORMLARLA DÜZELMEZ"
TÜSİAD olarak enerji sektörünü, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesinde en stratejik unsurların başında gördüklerini aktaran Bilecik, "Bir süredir tüm sektörler, ulusal ve uluslararası siyaset ve ekonomi gündeminin yarattığı dalgalarla güçlü bir şekilde mücadele etmekte zorlanıyor. Son 9 yıldır kesintisiz büyüyen ekonomimizdeki küçülme eğiliminin, maalesef önümüzdeki yıl da devam edeceği netleşmiş gibi gözüküyor." ifadelerini kullandı.
Bilecik, içinden geçilen günlerinin sancısının giderilmesinin hızlanması için, yatırım ortamının dinamizmini güçlendirmek gerektiğini söyledi.
Kural temelli politika yapımı ve uzun vadeli dengeyi gözeten politikaların izlenmesine kararlılıkla devam edilmesi gerektiğini bildiren Bilecik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ekonomi, sadece ekonomik reformlarla düzelmez. Ekonomiyi güçlendirmenin yolu, en başta şeffaf, uzlaşmacı, demokratik ve adil bir toplum olmaktır. Ekonomik reformlarla eş zamanlı olarak, mutlaka demokratik açılımlar, ifade özgürlüklerinin sağlanması, özgürlük alanlarının genişletilmesi önemli. Bu dönemi kamu ve iş dünyası olarak birlikte, yakın diyalogla aşma gücümüz olduğuna kalben inanıyorum ve en ufak bir şüphemiz yok. İş dünyası yapısal reformlarla desteklenen ve öngörülebilirliğin arttığı dönemlerde, gerek devletin ihtiyaç duyduğu, gerekse yönlendirdiği alanlarda yatırım yapma yönünde her zaman cesaretle yerini almıştır."

"ARZ GÜVENLİĞİ, FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İÇİN GELİŞTİRİLMEYE İHTİYAÇ DUYULAN ALANLAR VAR"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği reform adımlarını, enerji sektörü adına son derece önemli bulduklarını dile getiren Bilecik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'e, sektörün rekabetçiliğinin korunması, arz güvenliğinin sürdürülebilirliği ve öngörülebilirlik hedefleriyle, tüm paydaşlarla yaptığı çalışmalara minnet duyduklarını ifade etti.

Sağlam veri ve geleceğe ilişkin sağlam temelli analizlerin, bugünün politika seçimleri için temel olması gerektiğini belirten Bilecik, "Tüm değerler zincirinde, hem yatırımcıyı hem tüketiciyi koruyacak arz güvenliği, finansal sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik için halen geliştirilmeye ihtiyaç duyulan alanlar var." dedi.

Bilecik, enerjide emtia ve teknoloji maliyetlerini doğru şekilde yansıtan, bu doğrultuda rekabetçiliği ve verimi daha fazla öne çıkaran piyasa yapılarının, daha işlevsel hale getirilmesinin önemli olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Üretim sektörünün finansal sürdürülebilirliği ve şebeke altyapı yatırımlarının yanı sıra kaliteli dağıtım ve perakende hizmetleri için mekanizmaların da güçlendirilmesi gerekiyor. Enerji sektörünün rekabetçiliği üzerine çalışmalar çok değerli ancak talep tarafında iyileştirmeleri de eş zamanlı tasarlamak, diğer önemli alanların başında geliyor. Bu çerçevede, desteklemelerin, enerji fiyatları üzerinden değil, sosyal fayda odaklı olarak ihtiyaç gruplarına doğrudan gerçekleştirilmesine yönelik modeller üzerinde çalışılması çok kıymetli olacak. Aynı şekilde sanayimizin rekabet gücünün korunması açısından verimlilik, Ar-Ge, inovasyon ve ihracat üzerine kapsamlı teşvik ve tedbirlerin hayata geçirilmesi önemli faydalar sağlayacak."

"SEKTÖRÜN GELİŞİMİ İÇİN DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR"
Enerjinin, ekonominin dinamosu olan sanayinin ve hizmet sektörünün temel girdisi olduğunu anımsatan Bilecik, bu nedenle, enerjinin kaynak çeşitliliği sağlanarak geliştirilerek arzının, sürdürülebilirlik açısından kritik önemde olduğunu söyledi.

Erol Bilecik, diğer yandan, iklim değişikliğinin gidişatı ve içinde bulunulan iklim kuşağının, düşük karbonlu enerji arz portföyünün oluşturulmasının, gündemin ön sıralarına alınması gerektiğini bildirdi.

Bilecik, "Enerji arz güvenliğimizin yanı sıra, düşük karbonlu kalkınma açısından en güçlü olduğumuz konuların başında yenilenebilir enerji kaynak potansiyelimiz geliyor. Bununla birlikte, teknolojik gelişmelerin sunduğu imkanları da değerlendirerek, azami kapasiteyi yatırıma dönüştürecek ve yatırım öngörülebilirliğini artıracak mevzuat ve uygulama iyileştirmelerine halen ihtiyaç olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

Enerji verimliliğinin önemine dikkati çeken Bilecik, Bakanlık öncülüğünde bu alanda geliştirilen politika ve desteklerin iş dünyası için teşvik edici unsurların başında geldiğini aktardı.

Bilecik, "Bakanlığımızın politika oluşturma alanları içine depolama teknolojisi, dağıtık enerji gibi yenilikçi uygulamaları almış olma vizyonunu çok kıymetli görüyoruz. Enerji sektörü Türkiye için çok önemli, sektörün gelişimi için daha yapacak çok işimiz var." dedi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle