GeriEkonomi Doğal taş ihracatında fiyat markalaşmayla yükselecek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğal taş ihracatında fiyat markalaşmayla yükselecek

Doğal taş ihracatında fiyat markalaşmayla yükselecek

TİM Sektörler Konseyi Üyesi Rüstem Çetinkaya "Türkiye'nin doğal taş ihracatını artırabilmesinin en önemli yollarından biri markalaşmak ve bu sayede fiyatı yükseltmek. Markalaşmaya yatırım yapan firma sayısının artması uzun vadede Türk taşının da değerini artıracak" dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi ve İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkan Vekili Rüstem Çetinkaya, Türkiye'nin doğal taş ihracatını artırabilmek için fiyatların yükselmesi gerektiğini, bunun yolunun da markalaşmaktan geçtiğini söyledi.

Çetinkaya, maden ve mermercilik sektörüne ilişkin değerlendirmelerini paylaştığı toplantıda, Türkiye'nin madencilik alanında büyük bir potansiyelinin olduğunu, ancak sektördeki firmaların ölçek problemi bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de çok büyük sanayicilerin olduğunu, ancak bazı risk ve yatırım maliyetleri nedeniyle madenciliğe girerken çekimser davranıldığını anlatan Çetinkaya, "Kimi zaman sahalarda rezerve ulaşmak yıllarınızı alabiliyor. Türkiye'de büyük potansiyele sahip metalik maden sahalarının işletme maliyetleri yüksek olduğu için finans yapısı güçlü olan yatırımcılara ihtiyaç var. Bu tip büyük yatırımlarda kredi akışını sağlayabilmek ve süreçleri finansal olarak doğru yönetebilmek gerekiyor. Dolayısıyla mevcut potansiyelin değerlendirilmesi için büyük sermayenin madenciliğe daha da fazla ilgi göstermesi gerekiyor." diye konuştu.
Çetinkaya, Yeni Maden Yasası ile ilgili çalışmaların bakanlıkta devam ettiğini aktararak, yasada özellikle ruhsat iptali maddelerinin zorlaştırılması ve maden ruhsatlarının mülkiyet hakkına benzer bir yapıya sahip olmasının önemine işaret etti.

Bugün herhangi bir madencinin yeni bir yatırım yapmak istemesi halinde, elindeki en önemli değerin o ruhsatın kendisi olduğunu vurgulayan Çetinkaya, "Biz fabrikatör veya sanayici değiliz. Sanayicinin elinde fabrikası vardır, onu ipotek eder. İnşaatçının elinde arsası veya binası vardır, onu ipotek eder. Biz neyi ipotek edeceğiz? Ruhsatların teminat olarak gösterilebilmesi ve bir finansal araç haline gelmesi gerekiyor. Ayrıca yeni maden kanununda maden ruhsatlarının iptal maddeleri zorlaştırılmalı ve önce uyarı mekanizması getirilmeli." ifadelerini kullandı.

"ÇİN'DE DAHA FAZLA GERİYE GİDECEĞİMİZİ DÜŞÜNMÜYORUM"

Rüstem Çetinkaya, maden ve doğal taş sektörünün ihracat rakamlarıyla ilgili de bilgi verdi.

Sektörün en büyük pazarı olan Çin'de yaşanan daralma nedeniyle 2019'un düşüşle kapatılacağını belirten Çetinkaya, şunları söyledi:

"Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşı nedeniyle Çin hükümeti inşaat sektörüne yönelik kredileri kesti ve desteğini bu savaştan en çok etkilenen sektörlere yönlendirdi. Hem madende hem de doğal taşta en büyük alıcı Çin. İkinci sırada ise ABD geliyor, ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama ve inşaat sektörüne devlet tarafından verilen kredilerin kesilmesi maden ve doğal taş ihracatımızın düşmesine neden oldu. Çin o kadar büyük bir alıcı ki onun yerine başka bir pazarı ancak 4-5 pazarla telafi etmek mümkün. Çin'deki tek başına yüzde 10'luk gerileme sizin en büyük pazarlarınızdan biri kadarına tekabül ediyor. Bu nedenle madende yılı yüzde 5 civarında bir düşüşle 4,3 milyar dolarla kapatacağımızı düşünüyorum. Doğal taş tarafına baktığımızda ise yüzde 4 düşüşle 1,9 milyar dolarla yılı tamamlarız."

Çetinkaya, gelecek yıl için şimdiden Çin pazarına yönelik bir değerlendirme yapmanın zor olduğunu ifade etti.

Çin’de daha fazla geriye gideceklerini düşünmediklerini belirten Çetinkaya, "Çin ekonomisi diğer tüm ekonomilerden o kadar bağımsız, hızlı ve esnek ki bir anda çok hızlı karar değiştirip gaza basabilir. Onu biz ancak nisan ayında okuyabiliriz. Ticaret savaşı biterse her şey daha öngörülebilir olacak." diye konuştu.

"BİRÇOK PAZARDA ÇOK YÜKSEK MONTANLI MALZEME SATIYORUZ"

Çetinkaya, Çin'deki düşüşün etkisini azaltmak için doğal taşta yeni pazar arayışlarının devam ettiğini, bu kapsamda Libya, Suudi Arabistan ve Hindistan gibi pazarlarda yükseliş olduğunu bildirdi.

Bu ülkelerin yanı sıra Avustralya, Meksika, Şili, Arjantin, Endonezya ve Tayvan gibi pazarlarda da Türk taşı için yeni arayışları olduğunu aktaran Çetinkaya, "Dünyadaki toplam doğal taş ihracatının yüzde 13'ünü Türkiye yapıyor. Birçok pazarda çok yüksek montanlı malzeme satıyoruz. En ihracatçı ülkeler sıralamasında İtalyanlar birinci, biz ikinciyiz. İtalyanların birinci olmasının en önemli sebebi de yüksek birim fiyatlı satış yapabilmeleri." ifadelerini kullandı.
Çetinkaya, Türkiye'nin doğal taş ihracatını artırabilmesinin en önemli yollarından birinin markalaşmak ve bu sayede fiyatı yükseltmek olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Örneğin biz Temmer Marble olarak global bir marka olmak adına çok fazla efor sarf ediyoruz, fakat fiyat olarak çıkabildiğimiz yer Türkiye algısının seviyesi kadar oluyor. Aynı ürünü İtalyanlar bizden çok daha yüksek bir fiyata satabiliyor. Bizim Türkiye olarak bu algıyı yıkmamız lazım. Bunun için de markalaşmaya çalışan firmaların sayısının artması gerekiyor. Birkaç iyi firma ucuz ürün algısını değiştirmekte yetersiz kalıyor. Markalaşmaya yatırım yapan firma sayısının artması uzun vadede Türk taşının da değerini artıracak.

Temmer olarak Londra'da bütün İngiliz mimarların üye olduğu RIBA enstitüsüne akredite olduk ve sunum yapma hakkı kazandık. Bundan sonra İngiltere'deki tüm mimarlara mermer sunumu ve eğitimi verebilecek akredite bir firmayız. Tüm mimarlara kendimizi ve Türk taşını anlatacağız. Sonrasında iletişimi devam ettirip algımızı yükselteceğiz. Bu sunumlar İngiliz mimarların kafasına yazılacak ondan sonra da Türk taşını projelere yazmalarımı bekleyeceğiz."

"TTM'LERDE BAŞARILI OLMANIN ŞARTI İSTİHDAM"

Çetinkaya, kendisinin aynı zamanda Londra Seramik Türk Ticaret Merkezi (TTM) İcra Kurulu Başkanı da olduğunu anımsatarak, Londra'daki TTM'nin çok iyi bir şekilde yoluna devam ettiğini söyledi.

Sadece Londra'da değil, tüm TTM'lerde başarıya ulaşmanın en önemli şartının istihdam olduğunu vurgulayan Çetinkaya, "Eleman istihdam eden başarılı, etmeyen başarısız oluyor. Ayrıca sabırlı olmak gerekiyor. Londra piyasasında da ABD pazarında olduğu gibi Türkiye'den gelen ürünlere ön yargılı bakıyorlar. Dolayısıyla ilk etapta ürünleriniz çok kaliteli de olsa hemen teslim olmuyorlar. Sizi inceleyip orada kalıcı olduğunuzu ve üretim sürekliliğinizi görmek istiyorlar. Londra TTM şu anda İngiltere'de birinci yılını doldurdu ve İngiliz toptancılara ürün satmaya başladık." dedi.

Çetinkaya, piyasada kalıcı olabilmek ve Türk ürünleri tanıtabilmek adına Londra'da mimarları TTM'ye davet edip Türk üreticilerle buluşturdukları faaliyetler yaptıklarını dile getirdi.

Bu buluşmalar sayesinde algının giderek güçlendiğine değinen Çetinkaya, yeni TTM'lerin açılması konusunda da "Her sektör hangi ülkede nasıl bir TTM açılacağını kendisi belirliyor. TİM AŞ'nin görevi bunun organizasyonunu yapmak. Dolayısıyla ihracatçılar ilgili ülkedeki durumu tespit edip kümelenerek başvurduklarında hızla o ülkede TTM açılacaktır." ifadelerini kullandı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle