GeriEkonomi Davadan bankalar etkilenirse gerekeni yaparız
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Davadan bankalar etkilenirse gerekeni yaparız

Davadan bankalar etkilenirse gerekeni yaparız

BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Şimşek, bankacılık sektörünün üzerinde şu anda ABD’de görülen dava kaynaklı bir bulut olduğunu belirterek, “Ama Başbakanımız da net olarak ifade etti; biz bankacılık sektörümüzün arkasındayız. Ne gerekiyorsa her türlü desteği vereceğiz. Bu konu böyle biline” dedi. Şimşek, Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen 8. Boğaziçi Zirvesi’nde dün yaptığı konuşmada, Türkiye’de son dönemde yatırımcıları rahatsız eden konulardan birisinin TL’nin değer kaybetmesi olduğunu kaydederek, “Dönem dönem para birimleri realiteden kopabiliyor. Hain darbe girişimi geride kaldı. Ama risk primi devam ediyor. Sonuç itibarıyla  reel efektif kur endeksine baktığınızda sanki biraz realiteden kopukluk var ama ‘o devam edebilir, etmez konusu’ piyasaların konusu. Esas olan Türkiye’nin realitesi ne kadar iyi ne kadar kötü, buna bakmak lazım” dedi.

Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bankacılık sektörünün üzerinde şu anda ABD’deki dava kaynaklı bir bulut var ama dün Başbakanımız da net olarak ifade etti; Biz bankacılık sektörümüzün arkasındayız. Ne gerekiyorsa her türlü desteği vereceğiz. Bu konu böyle biline... En ufak bir tereddüt olmasın. Çünkü bu dava nedeniyle bankacılık sektörü etkilenirse gerekeni yapacağız. Bu davayı önemli ölçüde siyasi boyutları olan bir dava olarak görüyoruz. Yine de bankacılık sektörünün kendisi şoklara karşı büyük bir kapasiteye sahip.”

YÜKSEK BORÇLU ÜLKE DEĞİLİZ

BAŞBAKAN Yardımcısı Şimşek, Türkiye’nin iddia edildiği gibi çok yüksek borçlu bir ülke olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Hane halkının, devletin, bankaların ve reel sektörün borçlarına bakarsanız, bütün borçların milli gelire oranı yüzde 144. Gelişmekte olan ülkelerde bu ortalama yüzde 219. Dolayısıyla Türkiye’nin bilançosu iddia edildiği gibi kötü değil. Bankacılık sektörünün döviz açık pozisyonu yok. Nötr bir döviz pozisyonu var. Dolayısıyla kur şoklarının bankacılık sektörüne direkt etkisi yok. Vatandaşların dövizle borçlanmasını yasaklamıştık. Doğru yapmışız. Hane halkımızın, vatandaşlarımızın 100 milyar doların üzerinde dövizi var ama hiç döviz borcu yok. Dolayısıyla dövizin hane halkının satın alma gücüne, portföyüne etkisi olumlu. Ülke olarak dünyaya net dış borcumuz yok. Bir tek reel sektör yani firmaların çok ciddi bir açık pozisyonu var 212 milyar dolarlık ama onların da varlıkları var. Fakat yine de 1 yıl vadeye kadar reel sektörün döviz açık pozisyonu yok. 8 milyar dolar civarında pozisyon fazlasına sahip olduğunu göreceksiniz.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle