GeriEkonomi Çağlar'ın banka macerası 1.3 katrilyon yük bıraktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çağlar'ın banka macerası 1.3 katrilyon yük bıraktı

İşadamı ve eski bakan Cavit Çağlar'ın 1991 yılında İnterbank'ı satın almasıyla girdiği bankacılık macerası kısa sürdü. Çağlar, bu kısa süreye Etibank'taki yüzde 50 ortaklığını da sığdırdı. Çağlar'ın maceraya girdiği iki banka da tarih oldu, sadece İnterbank faturası bile 1.3 katrilyon lirayı buldu.SİYASET ve işdünyasının renkli siması Cavit Çağlar, Türkiye'de 1999 yılından itibaren başlayan banka operasyonları ile de ülke gündeminin başındaki isimler arasında yer aldı. Sahip olduğu İnterbank'ın, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesiyle birlikte, TMSF, Çağlar aleyhine, bankayı 1.3 katrilyon lira zarara sokmakla suçlandı.El konulduğunda 783 trilyon lira zararı olan İnterbank dışında, Egebank, Etibank ve Sümerbank davalarında da Cavit Çağlar adı sıklıkla geçti. Özellikle Etibank'ın da TMSF'ye devredilmesi sonrasında Cavit Çağlar adı geçen haber sayısında dikkati değer oranda artış oldu.Cavit Çağlar, 1991 yılında İnterbank'ı satın aldı. Banka yaklaşık sekiz yıl boyunca Çağlar'ın elinde kaldı. Daha sonra Etibank'ı da alan Cavit Çağlar hakkında, ilk kez Etibank'ı alışı sırasında ‘güvenilir bankacı olmadığına’ yönelik söylentiler çıkmaya başladı.Çağlar, bankacılık dönemi nedeniyle yargılandığı günlerde yaptığı açıklamalarda, İnterbank'ı satın aldığında bankanın 700 milyon dolar mertebesinde borçluluğa sahip olarak kendisine devredildiğini görünce, sağlam ve temiz bir banka satın almak isteğiyle Etibank'ı aldığını açıkladı.İKİ BANKA KAYBETTİBankacılık sisteminin yeniden yapılandırılması çalışmaları ve kriz döneminde, yurtiçinde iki banka birden kaybeden iki kişiden biri Cavit Çağlar oldu. Yurtiçinde kurulu olan ve faaliyet gösteren iki bankasını birden kaybeden diğer eski banka sahibi Pamukbank'ın TMSF'ye devri ile birlikte Yapı Kredi Bankası'ndaki temettü dışı sahiplik haklarını kaybeden Mehmet Emin Karamehmet'ti.Özelleştirmeden Etibank'ı 155.5 milyon dolara satın alan ve Dinç Bilgin'e yüzde 49'unu satarak bir ortaklık kuran Cavit Çağlar, İnterbank'ın TMSF'ye devredildiği 1999 yılında, Etibank'ın elindeki hisselerini de Dinç Bilgin'e devretmek zorunda kalmıştı.TMSF, bu nedenle Cavit Çağlar'ı hem İnterbank hem de Etibank sahipliklerinden sorumlu tuttu. Ayrıca, İnterbank'ın mali ilişkileri nedeniyle Sümerbank ve Egebank davlarında da sıklıkla Çağlar'dan söz edildi. Çağlar'ın şirketlerinin Egebank'tan kullandığı kredilerin usulsüz olduğu iddiasıyla hakkında gıyabi tutuklama kararı da çıkartıldı.TMSF'nin takibi sonucunda Cavit Çağlar, eski bakan olmasına rağmen Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı suçlular arasına dahil oldu.Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı eski bakan Cavit Çağlar, ABD'de gözaltına alındı. ABD'de kısa süre tutukevinde kalan Cavit Çağlar, çıkartıldığı mahkemede ‘‘Beni Türkiye'ye iade ediniz’’ talebinde bulundu. Türkiye'nin de bu yönde talepkar olmasıyla Çağlar Türkiye'ye getirilerek, tutuklandı ve cezaevine konuldu.ÇIKINCA TEMİZLİĞE BAŞLADICavit Çağlar, 10 ay cezaevinde kaldıktansonra serbest bırakıldı. Cezaevinden çıktığı günlerde Hürriyet ile konuşan Çağlar, kendisinin siyasi bir oyuna kurban gittiğini söylüyordu. O konuşmasında, ‘‘Bizi boğmak istediler’’ diyen Çağlar, bugün de aynı doğrultuda konuşuyor.Çağlar, cezaevinden çıktıktan sonra Nergis Holding, Sifaş ve Polylen'in bankalara olan borçlarını yeniden yapılandırmaya başladı. Yine Hürriyet'e yaptığı bir açıklamada, bu şirketlerin toplam borçlarının 100 milyon doları bile bulmadığını söyleyen Çağlar, alacaklı bankalarla yapılan görüşmelerde de tek tek anlaşma sağladı.İnterbank sıkıntıdayken Etibank'ı neden verdinizBANKACILIK ile ilgili gelişmeler en sıcak günlerinde İstanbul DGM Savcısı Ercan Cengiz, Etibank'ın Cavit Çağlar'a satılması kararında usulsüzlükler tespit edildiğini açıklamıştı. Cengiz, satış kararının altında Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Işın Çelebi, Zekeriya Temizel ve Yalım Erez'in de imzaları bulunduğunu da belirtmişti. Savcının bu açıklamayı yaparken kullandığı dayanaklardan biri, Etibank'ın, İnterbank'ın, Bankalar Kanunu'nun 64'üncü maddesi (mali durumu bozuk olan bankaların takibe alınmasını içeren madde) kapsamında olmasına rağmen Cavit Çağlar'a satılmasıydı. Bu konuda, dönemin Müsteşar Yardımcısı Osman Tunaboylu'nun hazırladığı, ‘‘Cavit Çağlar'ın sahip olduğu Interbank, Bankalar Kanunu'nda belirtilen yükümlülükleri yerine getirememiştir. Çağlar'a yeni bir banka satılamaz’’ yönünde bir rapor bulunduğu, dönemin Hazine Müsteşarı Yener Dinçmen'in, Tunaboylu'ya, İnterbank'ın takipte olduğundan söz edilmeyen yeni bir rapor hazırlattığı iddia edilmişti.Çağlar'ın bankasının batacağını bilmiyordumDİNÇ Bilgin, Etibank nedeniyle verdiği ifadelerin birinci DGM Savcılığı'nda Etibank ve Cavit Çağlar hakkında şunları söyledi:‘‘Etibank'ın 12 Ekim 1997'de yapılan ihalesini alan Cavit Çağlar , ihaleyi 155 milyon 500 bin dolar vererek kazandığını ve benim de 50 milyon dolar vererek kendisine ortak olmamı teklif etti. Çağlar'la ortaklığın yüzde 49'u bizde, yüzde 51'i kendisinde kalmak üzere anlaşma yaptık. İnterbank'ın batmak üzere olduğunu bilmiyordum. Çağlar Grubu teminat mektubu veremediği için 100 milyon dolarlık teminat mektubunu ben verdim. Bankayı aldıktan sonra Çağlar, Şükrü Karahasanoğlu'nu bankanın genel müdürlüğüne getirdi. Bir süre sonra İnterbank'a el kondu. Karahasanoğlu'nun Etibank'tan İnterbank'a verdiği 40 milyon dolar kredi nedeniyle Çağlar'ın Etibank'taki hisselerini aldım. Sermaye artırımı için bankaya 67 milyon dolar para koydum. Banka bana toplam 388 milyon dolara mal oldu. Boşaltmak istediğim bankaya neden bu kadar para harcayayım.’’