GeriEkonomi Boyner: İç barışımız tehdit altında
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Boyner: İç barışımız tehdit altında

Boyner: İç barışımız tehdit altında
refid:15099008 ilişkili resim dosyası

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, yeni bir terör olayıyla güne başlamanın herkesin en büyük korkusu haline geldiğini söyledi.

Boyner, TÜSİAD'ın 2 yıldır üzerinde çalıştığı, Türkiye'de ilk olan “Fikri Haklar Sözlüğü”nün tanıtım toplantısında konuştu.

Ümit Boyner, “Yeni bir terör olayıyla güne başlamak zannediyorum hepimizin en büyük korkusu haline gelmiştir. Ama maalesef ki çok üzgünüm yavaş yavaş başımıza da geliyor” diye konuştu.

Dün Diyarbakır'daki karakol baskını, bu sabah İstanbul Halkalı'da gerçekleşen terör olayının can kaybı ile sonuçlandığına dikkati çeken Ümit Boyner, şunları kaydetti:

“Bugün de 4 aileye ateş düştü. Ama Türkiye'nin topyekün canı yanıyor. Dün Trabzon'dan yaptığım çağrıyı yinelemek istiyorum. Siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakalım. En büyük varlığımız huzurumuz, iç barışımız tehdit altında. Ortak hareket etmek için kaybedecek tek bir saniyemiz yok. Sayın Cumhurbaşkanı'nın girişimiyle başlayan terör odaklı siyasi liderler görüşmelerinden bir an önce ortak bir anlayış ve yeni bir yol haritasının ortaya çıkmasını bekliyoruz.”

TÜRKİYE 133 ÜLKE İÇERİSİNDE 105'İNCİ

Türk Sanayicileri ve İş adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, Dünya Ekonomik Forumu tarafından her sene yayınlanan Rekabet Edebilirlik Raporu'na göre Türkiye'nin fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada olduğunu belirterek, yabancı firmaların, haklarını korumak amacıyla fikri hakların yeterince korunmadığı ülkelere hem teknolojilerini transfer etmediklerini hem de yatırım yapmayı tercih etmediklerini bildirdi.

Boyner, TÜSİAD'ın 2 yıldır üzerinde çalıştığı “Fikri Haklar Sözlüğü”nün tanıtım toplantısında, Kaan Dericioğlu'nun düzenlediği, alanında ilk defa bu kadar kapsamlı hazırlanan sözlükte binin üzerinde terimin Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca çevirilerinin açıklamalarının bulunduğunu bildirdi.

Fikri hakların günümüzde uluslararası ticaretin en büyük dayanaklarından birini oluşturduğunu dile getiren Boyner, dünya genelinde şirketlerin karlılıklarını artırmak için inovasyona ve markalaşmaya öncelik verdiklerini ifade etti.

Boyner, bugünün yoğun rekabet koşullarında artık ürünlerin değil markaların ve patentlerin yarıştığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Türkiye'nin son 15 yılda fikri haklar alanında büyük bir ilerleme kaydettiğini görüyoruz. 1995 yılında tescil edilen patent sayısı 763 iken 2009 yılına geldiğimizde bu rakam 5 bin 610'dur. 1995 yılında 45 faydalı model tescil edilmişken 2009 yılında 2 bin 882 faydalı model başvurusu tescil edilmiş. Peki markalarımızla, patentlerimizle dünya ekonomisinde anılıyor muyuz? Dünya ekonomik forumu tarafından her sene yayınlanan rekabet edebilirlik Raporu'na göre Türkiye fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada... Polonya 64, Brezilya 92, Zimbabwe 99, Kamboçya 103. sırada yer alıyor.

Aynı rapor içinde 2008 yılı içinde ülke nüfusuna göre tescil edilen patentlere bakıldığında, Türkiye 73. Sırada; Polonya, Brezilya, Kolombiya ve Azerbaycan'ın arkasında yer alıyor.

Güçlü bir fikri haklar yapısına sahip gelişmekte olan ülkeler yabancı firmaların teknolojilerini ülkelerine getirmede daha avantajlı konumdalar. Çünkü bu haklar yeteri kadar korunmadığında yabancı firmalar aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmaların haksız uygulamaları ile karşı karşıya kalabilmekte. Bu durumda yabancı firmalar haklarını korumak amacıyla fikri hakların yeterince korunmadığı bu gibi ülkelere hem teknolojilerini transfer etmemekte hem de yatırım yapmayı tercih etmemektedirler. Doğal olarak doğrudan yabancı yatırımların gelmemesi teknoloji transferinin gerçekleşmemesi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarını olumsuz yönde etkilemekte ve bu ülkelerin rekabet gücü azalmaktadır. Mülkiyet Hakları İttifakı'nın her sene yayınladığı Uluslararası Mülkiyet Hakları Endeksi'ndeki 1 puanlık artış, yapılan yabancı yatırımı yüzde 27 oranında, yapılan yabancı yatırımın sıfırdan yapılma ihtimalini ise yüzde 57 olduğunu ortaya koymuştur.”

BİNLERCE MARKA DAVASI DÜŞTÜ

Anayasa Mahkemesi'nin, Temmuz 2009;da aldığı karar ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname;nin bir kısım cezai hükümlerinin iptal ettiğini ve bu iptal kararının altı ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğünü anımsatan Boyner, tanınan sürenin dolmasının ardından, yeni bir düzenlemeye gidilmemesi nedeniyle binlerce marka davasının düştüğünü kaydetti:

Boyner, şöyle devam etti:

“Halihazırda aynı sorun Patent ve Faydalı Modeller ile Endüstriyel Tasarımlar için doğdu ve Anayasa Mahkemesi yeni bir düzenleme yapılması için bu sefer bir yıllık bir süre tanıdı. 6 Haziran 2010 itibariyle bu tanınan süre doldu, yaklaşık 4.000 dava düştü ve hukuki boşluk halen doldurulmadı.

TÜSİAD olarak bu süre zarfında değişik platformlarda bu riske defalarca dikkat çektik. Hatta 8 Nisan tarihinde düzenlenen Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında durumun önemini tüm çıplaklığı ile ortaya koyduk.”

Türkiye'nin yatırım ortamını iyileştirmek adına atılan tüm adımların içinde fikri hakların güçlendirilmesinin gündemin üst sıralarında yer aldığını vurgulayan Boyner, Yatırım Danışma Konseyi'nin de her sene Türkiye'nin fikri haklar konusundaki zafiyetine dikkat çektiğini anlattı.

“KAHİN OLMAYA GEREK YOK”

Boyner, “Tüm bu gelişmeler bir araya geldiğinde önümüzdeki sene açıklanacak raporlarda fikri haklar alanında Türkiye;nin sıralamasını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Artık, acilen harekete geçmek zorunda olduğumuz bir noktadayız” dedi.

TÜSİAD Fikri Haklar Çalışma Kurulu Başkanı Murat Peksavaş ise, Türkiye'deki sanayicilerin patente karşı “romantik bir bakış açısı” olduğunu ifade ederek, herkesin bir ampul icat etmek istediğini, sanayinin faaliyetleri süresince buluş yaptığının farkında olmadığını söyledi.

Peksavaş, çoğu firmanın bu bilince sahip olmadığı için çok ciddi bütçesi olan AR-GE projeleriyle ilgili daha önce bir patent alınıp almadığına bakmadıklarını dile getirerek, Bugün hala Türkiye'de marka ile patent arasındaki farkı bilmeyen insanlar olduğunu bildirdi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle