GeriEkonomi BES’çilerin hisse sevinci
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

BES’çilerin hisse sevinci

BES’çilerin hisse sevinci

Emeklilik birikimlerini hisse fonunda değerlendirenler yüzde 35 getiri elde etti. Bu yılın 9 aylık döneminde emeklilik fonlarının ortalama getirisi ise yüzde 11 oldu, böylece katılımcılar enflasyonun 3.7 puan üzerinde getiri sağladı.

EMEKLİLİK fonları yüzde 11 getiri sağladı, en yüksek getiri ise yüzde 35 ile hisse fonlarında oldu. Bu yılın ocak-eylül döneminde, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcıları, birikimlerine yüzde 11 getiri elde ederken, ayı dönemde yüzde 7.3’lük enflasyonla mukayese edildiğinde ise emeklilik fonlarının getirisi enflasyonun 3,7 puan üzerinde oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi yüzde 32, ABD Doları yüzde 1.1 ve kur sepeti ise yüzde 7.4 yatırımcıya değer kazandırdı. Bu yılın 9 aylık döneminde emeklilik fonlarında en yüksek getiri ise yüzde 35.8 ile hisse fonlarında oldu. Esnek fonların getirisi yüzde 14 olurken, son dönemde yatırımcıların tercih ettiği fonlar arasında ön sıralarda yer alan altın fonları ise yüzde 10.50 oranında getiri sağladı. Likit fonların ve kamu iç borçlanma araçlarına yatırım yapan emeklilik fonlarının getirileri yüzde 9’lara ulaştı.

2018’DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
Şu sıralar ise hem emeklilik şirketleri hem de portföy şirketleri 2018’in başında uygulamaya girecek yeni düzenlemeye hazırlanıyor. Yeni düzenlemeye göre 2018’in başından itibaren emeklilik fonlarının yüzde 40’ından fazlası aynı portföy yönetim şirketi tarafından yönetilemeyecek. Bir emeklilik şirketinin, çalıştığı portföy yönetim şirketi, geçmiş dönemde yönettiği fonların yüzde 40’ından fazlasında yüksek performans göstermesine rağmen yeni düzenlemede bu fonları devretmek zorunda kalacak.

Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD) Başkanı ve Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler, uzun vadeli bir tasarruf sistemi olan BES’te uzun vadeli yatırım yapan yatırımcıların tatminkâr bir getiriye sahip olduklarını söyledi. Keler, TKYD verilerine göre bireysel emeklilik fonlarının net getirilerinin BES’in başladığı tarih olan 2004’ten 2017 yılının Ağustos ayına kadar 14 yıllık dönemde 10 yıl yatırımcısına enflasyonun üzerinde getiri sağladığını vurgulayarak, “Aynı şekilde Eylül 2017’den 3 yıl geri gidildiğince enflasyonun 4.7 puan, son 10 yılda ise enflasyonun 23.1 puan üzerinde yatırımcılarına katma değer sağlamıştır. BES’in başından itibaren ise enflasyonun yaklaşık iki katı 182.9 puan üzerinde getiri sağlamıştır” dedi.

BES’çilerin hisse sevinci

BES’çilerin hisse sevinci

ENFLASYONUN ÜZERİNDE GETİRİ
BES’in sistematik yatırımlar üzerine kurulduğunu belirten Keler, “Emeklilik sisteminde tasarruf sahipleri, birikimlerinin performansını altı ay, bir yıl gibi kısa vadeye odaklanmak yerine daha uzun vadeli bir bakış açısı ile 5 yıl ve üzeri bir perspektifte, risk profillerine paralel olarak değerlendirmeleri uygun bir yaklaşım olacaktır. Yatırım sepetlerinde hisse senetleri gibi, potansiyel getirisi yüksek varlık sınıfları ile birlikte çeşitlendirilmiş bir portföy oluşturmak uzun vadede tasarruf sahiplerine enflasyon üzeri bir getiri sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Alp Keler, özellikle 2016 yılı sonrasında Türkiye ekonomisinin gösterdiği iyi performans ve yurtdışı yatırımcıların artan portföy yatırımları sonucunda öncelikle hisse senedi piyasalarında oluşan yüksek performansın; esnek emeklilik yatırım fonlarının fon yöneticileri tarafından iyi yönetilmesi ile birlikte, emeklilik sisteminde bulunan tasarruf sahiplerine yüksek katma değer sağladığını kaydetti.

İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, BES fonlarının, kısa dönemden daha çok uzun dönemde getiri açısından izlenmesi gereken yatırım araçları olduğunu belirterek, bu perspektiften bakıldığında da enflasyonun oldukça üzerinde bir getirinin uzun dönemde de sürdürülebilir bir şekilde sağlandığını söyledi.

FON KESİNTİLERİ YÜKSEK Mİ?
Tevfik Eraslan, “Emeklilik fonlarında kesintilerin yüksekliğinden şikayet ediliyor, kesinti oranları yüksek mi?” sorusunu, şöyle yanıtladı: “BES, şeffaf bir şekilde dizayn edilmiştir. Emeklilik şirketlerinin katılımcılardan yapabileceği kesintiler mevzuatla düzenlendiğinden bu oranların üzerinde kesinti yapılamadığı gibi sektördeki yoğun rekabet nedeniyle şirketlerin yasal limitlerin altında kesinti oranlarıyla ürünlerini sundukları görülmektedir. Yapılan kesintiler ise şeffaf bir şekilde katılımcılara sunulmaktadır. BES ürünlerinden yapılan kesintiler, sunulan hizmetin kapsamı düşünüldüğünde makul görünmektedir. Katılımcıların sistemde geçirdikleri süreye paralel olarak yıllar itibarıyla tedricen azalan bir tarife programı ise mevzuatla hayata geçirilmiştir. Tüm bu yönleriyle beraber değerlendirildiğinde bireysel olarak yapıldığında çok daha pahalı olabilecek yatırımlar BES ile birlikte hem uygun maliyetle hem de yüzde 25 devlet katkısı desteği ile yapılabilmektedir.”

YÜZDE 40 KURALI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ
TKYD Başkanı, Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler, 2018’de emeklilik fonlarının yüzde 40’ından fazlasının aynı portföy yönetim şirketi tarafından yönetilemeyeceğine yönelik düzenleme hakkında şu değerlendirmeleri yaptı: “Sistem katılımcılarının, tüm paydaşların, sermaye piyasalarının, portföy yönetim şirketlerinin ve emeklilik şirketlerinin toplam faydasını maksimize edebilmek adına alternatif çözümler halen mevcut. Bu alternatif çözümlerin karar vericiler nezdinde tüm boyutlarıyla tekrar değerlendirilmesinde yarar görüyorum. Şirket olarak yaptığımız yatırımlar, geçmiş performansımız, karar süreçlerimiz, insan kaynağımız, risk yönetimi ve destek sistemlerimizle yeni mevzuata en hazır portföy yönetim şirketi olduğumuzu düşünüyoruz.”

YENİ DÜZENLEME KİMİ, NASIL ETKİLEYECEK?
İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, 2018’in başında başlayacak yeni düzenlemenin etkileri hakkında şunları söyledi: “Piyasalar açısından bakıldığında; sistemin uygulamaya geçmesiyle birlikte sektörde yaklaşık 45-50 milyar TL büyüklüğünde bir emeklilik fonu portföyü farklı portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilecek. Bu durum farklı kural setleri ve yatırım stratejileri ile fon yöneten şirketlerin, devralacakları fonlarda buna uygun aksiyon almalarını gerektirecek ve fon içeriklerindeki varlık sınıflarının dağılımında revizyona ve gerekiyorsa zorunlu satışlara sebebiyet verebilecek. Bu sebeple finansal varlık fiyatlarında bir volatilite yaşanması olasılığı bulunmakta. Operasyonel açıdan bakıldığında; yeni uygulama her yönüyle tüm piyasa oyuncuları için farklı bileşenlerden oluşan iş akışları gerektirmektedir. Bu nedenle emeklilik şirketi, portföy yönetim şirketi, aracı kurum, fon hizmet kurumu ve Takasbank’tan oluşan BES hizmet sağlayıcıları bu doğrultuda gerekli aksiyonları alarak, hem teknolojik hem de organizasyonel altyapılarını yeniden şekillendirmeye başlamışlardır. Fon performansı açısından bakıldığında da; düzenlemenin fon performanslarını artıracağı ifade edilmektedir. Ancak bu ölçekte alt yapı değişikliği gerektirmeyen sadece performans odaklı düzenlemeler ile de benzer bir sonucun alınabileceği değerlendirilmektedir.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle