GeriEkonomi Bakırtepe altın madenine üçüncü iptal
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakırtepe altın madenine üçüncü iptal

Bakırtepe altın madenine üçüncü iptal

Sivas Kangal’da Eğricek Köyü sınırları içinde açılmak istenen Bakırtepe Altın Madenine mahkemeden üçüncü kez durdurma geldi. Eğricek köylüleri, Çevre ile Peyzaj Mühendisleri Odaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının projeye ilişkin verdiği ÇED olumlu kararının iptali için dava açmıştı.

OYBİRLİĞİYLE İPTAL

Sivas İdare Mahkemesinin oybirliğiyle aldığı kararında Kasım 2017 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere dikkat çekildi. Buna göre altın madeninin etkileri özetle şöyle anlatıldı: 

“Eğricek köylüleri patlatmalar nedeniyle oluşacak tozdan etkilenecek. Solunum sistemi problemleri oluşabilecek. Eski mera arazisinin bir kısmının ÇED alanı dışına çıkarıldığı ancak bitişiğinde bulunan halihazır mera arazisinin ise bütünselliğinin bozulduğu, hayvan trafiği ve hareketliliğinin sınırlandırılmış olduğu, toz ve ses kirliliği sonucu mera ve meradan yararlanan canlılar üzerinde olumsuz etkilere yol açtığı ve madencilik faaliyetinin etrafında bulunan mera arazisine olumsuz etkilerde bulunduğu.”

Sivas İdare Mahkemesi, 19 Mart 2018 tarihli kararında bu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Bu değerlendirmenin ardından “Dava konusu işlemin iptaline” karar verildi.

DOĞRU YERDE, DOĞRU ŞEKİLDE MADENCİLİK

 Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Sivas İdare Mahkemesinin bu kararının “Bakırtepe’de altın madenciliği yapılamaz” anlamına geldiğini söyledi. Ancak şirketin dördüncü kez ÇED olumlu kararı almak için başvuruya hazırlandığı bilgisi aldıklarını açıklayan Bozoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ÇED raporlarının amacı olası çevresel sorunlara çözüm üretmektir. Ancak mahkeme üç ÇED raporunda da net bir şekilde mera alanlarının bütünselliğinin bozulduğunu söylüyor. Demek ki mera alanına bu faaliyet zarar verecek ve herhangi bir önlem de mümkün değil. Dolayısıyla kesin olarak burada madencilik yapılamayacağını söylüyor.

Türkiye, et, süt üretiminde ciddi sıkıntı yaşarken mera alanlarının mutlaka korunması gerekiyor. Biz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını bu tür yerlere baştan sahip çıkmaya, ÇED sürecine dahil olmaya davet ediyoruz. ÇED raporları daha çok teknik olarak değerlendirilip, doğayı koruma hassasiyetiyle karar verilmeli. Ayrıca biz elbette ki Türkiye’de madencilik yapılmasın demiyoruz; doğru yerde doğru şekilde madencilik yapılsın, diyoruz. Türkiye ekonomisi tarımsal üretimle de kazanılır. Ülkenin altından çok ucuz ete, sebze meyveye ve sağlıklı yaşanabilir çevreye ihtiyacı var. 

İKİ KERE DURDURULDU

 Demir Export A.Ş. tarafından Bakırtepe’de işletilmek istenen altın madeniyle ilgili ilk dava, 2013 yılında yine bakanlığın ÇED olumlu kararına karşı açılmıştı. Mahkemenin bu kararı iptalinin ardından, şirket bazı değişikliklerle yeniden ÇED başvurusunda bulunmuştu. Bu kez bakanlığın ÇED olumlu kararı Sivas İdare Mahkemesince uygun bulunmuştu. Ancak Danıştay 14.Dairesi bölgedeki 1. derece arkeolojik sit alanı olan Molladeresi Höyüğü’nün sit sınırlarının koordinatları ile proje alanı koordinatlarının karşılaştırılarak, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulduktan sonra, çakışma halinde madencilik faaliyetinin yapılamayacağını belirterek ÇED olumlu kararının iptaline hükmetmişti. Bu karar gereği de maden mühürlenmişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle