GeriEkonomi Bakan Dinçer'den 1 Mayıs mesajı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Dinçer'den 1 Mayıs mesajı

Bakan Dinçer'den 1 Mayıs mesajı
refid:14580009 ilişkili resim dosyası

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 1 Mayıs mesajında, “Bugün bir yandan yakın tarihimizle yüzleşirken, bir yandan da demokrasimizi büyük bir ayıptan daha kurtarmış olmanın onuru yaşanmaktadır” dedi.

Tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlayan Dinçer, bu anlamlı günde bütün farklılıkları birlik içinde eriten, kelimenin tam anlamıyla dayanışma örneği sergileyen bütün konfederasyonları, sendikaları, çalışanları tebrik etti.

“Sevinci ve hüznü, vakar ve acıyı birlikte yaşadığımız bugün, aynı zamanda tarihin gündoğumuna yeniden tanık olduğumuz gündür” ifadesini kullanan Dinçer, şunları kaydetti:

“1 Mayıslar uzun yıllardır ülkemizde istenmeyen olayların yaşandığı vatandaşlarımız arasında korku ve endişe günü olarak hafızalarda yer almıştır. Tüm dünyada hak aramanın simgesi olan böylesine önemli bir günün, bu şekilde anılmasının temel nedeni, ülkemizin çağdaşlaşmasını istemeyenler tarafından on yıllardır uygulanan planlı bir çalışmanın neticesidir.

Dün 1 Mayıs'ın tatil olması ve resmen kabulü suç sayılıyordu. Hükümetimiz bugünü Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan etti. Bu bakımdan bu yılki 1 Mayıs'ın hepimiz için ayrı bir önemi ve anlamı bulunmaktadır.

Bu anlam ve önem, 1 Mayıs'ın 32 yıl sonra emek ve dayanışma günü olarak hükümetimiz tarafından bayram ilan edilmesi ya da 1 Mayıs'ın simgesi olan Taksim'de kutlanmasından ibaret değildir. Bugün bir yandan yakın tarihimizle yüzleşirken, bir yandan da demokrasimizi büyük bir ayıptan daha kurtarmış olmanın onuru yaşanmaktadır.

33 yıl önce, daha çok demokrasi adına verilen mücadeleye karşı oluşturulan planlı barikatlar, vatandaşlarımız arasında gün ve gün biriken demokrasi özlemiyle yerle bir edilmektedir.”

Artık toplumun tüm kesimlerinin, hak edilen çağdaş seviyelere gelmek adına kasıtlı olarak kapalı bırakılan tüm alanları sorguladığını ve çeşitli hamasetlerle önüne konulan engelleri kaldırma azmi gösterdiğini vurgulayan Dinçer, “Demokrasiye pusu kuranlar, karanlıkta tetik tutanlar ve topluma tuzak kuran kirli ellerin karşısında vatandaşlarımız çağdaşlaşma ve özgürlük adına yeni bir yürek oluşturmaktadır” dedi.

“DEMOKRASİ COŞKUSU İÇİN ÇALIŞANLAR AYNI MEYDANDA”

Dinçer, bu çerçevede son yıllarda yapılan düzenlemelere paralel olarak artık 1 Mayısların özüne uygun olarak toplumsal birlik, beraberlik ve dayanışma duyguları paralelinde işçi, memur ve bütün toplumsal kesimlerin emek ve dayanışma günü olarak, tüm yasaklarından arındırılarak 33 yıl sonra yeniden kutlandığını belirtti.
Çalışma hayatının kalitesinin artırılabilmesi için çalışanları örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Dinçer, mesajında şunları kaydetti:

“Sendikalar başta olmak üzere çalışma hayatımızın tüm paydaşlarıyla birlikte, 1 Mayıs'ı korku günü olmaktan kurtardığımız gibi örgütlenme özgürlüğü ve sendikal haklar konusunda da AB ve ILO'nun da öngördüğü biçimde, evrensel normlar doğrultusunda özgür ve demokratik kültürü egemen kılmalıyız.
Unutmayalım, dün Türkiye'nin kalp damarları tıkanmıştı, bugün tek yürek olan çalışanlarımız demokrasi coşkusunu yaşamak için aynı meydana koşuyor.
Dün, işçi, işveren, devlet üç ayrı kutuptaydı, 'emek' sakıncalı bir kavramdı; bugün kararlarımızı çalışma hayatının taraflarıyla sosyal diyalog ve
işbirliği içinde alıyoruz. Dün, hak talep etmek bile suç sayılıyordu; bugün bütün demokratik talepleri anayasal ve yasal güvenceye kavuşturuyoruz.”

“GÖSTERİLECEK VAKAR KİRLİ ELLERE CEVAP OLACAK”

Bakan Dinçer, birlikte oluşturulan demokrasi coşkusunun gelişerek devam edebilmesi için 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün ruhuna yakışır bir biçimde, Taksim Meydanı'nda “emek şöleni” şeklinde kutlanmasının büyük önem taşıdığına işaret ettiği mesajında, şu ifadelere yer verdi:

“Gelecek 1 Mayısların da aynı şölen havasıyla kutlanması bugünden yarına iyi hatıralar bırakmamıza bağlıdır. Bunun için milletçe topyekün üzüleceğimiz değil, sevineceğimiz bir bayram gününü yaşamalıyız. İnanıyorum ki, bugün bütün emekçilerimizin sağduyusuyla hukuk kurallarına sonuna kadar riayet edilerek emeğe ve alın terine en küçük bir gölge düşürülmeyecektir. Gösterilecek vakar, kirli ellerin geçmişte yaşattığı tüm olumsuzluklara en büyük cevap olacaktır.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün barış ve huzur içinde geçmesini diler, bu demokratik sürece omuz veren, açık ve şeffaf bir demokrasiyle karanlıklara aydınlığa çeviren bütün emekçilerimizi hürmetle selamlarım.”
Yorumları Göster
Yorumları Gizle