GeriEkonomi Artık her işi kendi paramızla yapalım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Artık her işi kendi paramızla yapalım

Artık her işi kendi paramızla yapalım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz dalgalanmasına ilişkin pek çok tedbiri hayata geçirdiklerini ve geçirmeye devam ettiklerini belirterek, “Dövizle kira konusunu kökten çözüyoruz. Dün (önceki) akşam imzaladım, Resmi Gazete’de yayımlandı, hayata geçiyor. İhracat ve ithalat gibi dışarı ile işi olmayan hiç kimsenin döviz ile yolu kesişmemelidir. Bu ülkenin içindeki her işin kendi paramızla fiyatlandırılması gerekir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ekonomide yaşanan gelişmelerle ilgili, “Bu kriz bizim krizimiz değildir, bu bir manipülasyondur. Bu manipülasyona sakın aldanmayın, bu süreç geçilecek. İnanın bu dönemde döviz bahanesiyle 1’e 10 zam yapanlar iflah olmayacaklardır” dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu’nun (TESK) 20. Olağan Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan Erdoğan, Türkiye’nin bugün de tercihinin ve uygulamalarının serbest piyasa ekonomisinden yana olduğunu söyledi. Döviz kurundaki dalgalanma başta olmak üzere ekonomiyi olumsuz yönde etkileyen tüm hadiseleri serbest piyasa çerçevesinin dışına asla çıkmadan çözmenin mücadelesini verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Benzer sorunlarla karşılaşan kimi ülkelerin, bunların demokraside ve serbest piyasa ekonomisine uymayan yöntemlerle nasıl çözdüklerini de gayet iyi biliyoruz. Ama bu yollara tevessül etmedik, etmeyeceğiz. Atmamız gereken adımlar olduğu gerçeğini gözardı etmiyoruz. Karşı karşıya bulunduğumuz sorunları sebebi ne olursa olsun milletimizin güveni hak edebilmek için çözmekte kararlıyız” dedi.

ZOR DÖNEMDE ZOR KARAR

Erdoğan zor dönemlerin zor kararları vermeyi ve uygulamayı gerektirdiğini belirterek şunları söyledi: “Döviz dalgalanmasına ilişkin pek çok tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz, önümüzdeki dönemde yeni adımlar olacak. Dövizle kira konusunu kökten çözüyoruz. Dün akşam imzaladım, Resmi Gazete’de yayımlandı, hayata geçiyor. İhracat ve ithalat gibi dışarı ile işi olmayan hiç kimsenin döviz ile yolu kesişmemelidir. Bu ülkenin içindeki her işin kendi paramızla fiyatlandırılması gerekir. Gereken düzenlemeyi yaptık, uygulamayı başlatıyoruz. Özellikle faiz konusundaki hassasiyetim aynıdır, değişen bir şey yoktur. Merkez Bankası bağımsız, dolayısıyla o kendi kararını kendisi alır o ayrı. Bunun dışında özel sektöre ait bankalar var.

ESRAR TÜCCARI MISINIZ?

Bu bankalar neye göre hareket ediyor, Merkez Bankası’nın açıkladığı karara bakıyor. Onlar da bu karara göre bakıyorsunuz 50’lere varan şu anda faiz uygulaması var. Ben esnaf kardeşlerime soruyorum. Allah aşkına bana söyler misiniz, içinizde öyle yüzde 50 kârlılıkla çalışan, kazanan var mı? Bu ancak esrar, eroin tüccarlarında olur. Bu gerçek ortada olduğuna göre faiz denilen bu sömürü aracını kullanmaya asla aracı olamayız, vesile olamayız. Türkiye’nin en büyük avantajı sorunların finans kesiminden kaynaklanmıyor olmasıdır. Bankalarımız şu anda tüm göstergeleriyle sapasağlam ayakta. Paranın ürkek olması finans kesimini aşırı ihtiyatlı davranmaya itiyor. Ama seni ayakta tutan reel sektör. Parayı kime satacak, reel sektöre satacak. Reel sektöre parayı satacağına göre müşteriyi öldürme, müşterini ayakta tut, ona yol göster, otur, konuş. Ona göre adımı at. Kur, faiz, ve enflasyon dalgalanması istikrara kavuştukça finans kesimi daha cesur hareket etmeye başlayacaktır. Faiz ve enflasyonu bir sebep-netice ilişkisi olarak masaya yatırdığınız zaman faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Ama yok ‘Enflasyon sebeptir, faiz, neticedir’ diyorsan bu işi bilmiyorsun arkadaş. Zira faizin oranını sen tespit edersin ama enflasyon o akışta kendiliğinden oluşur. Enflasyonunun oranını bankalar belirler mi?”

KAMUDA CİDDİ TASARRUF DÖNEMİ

Erdoğan bir başka önemli adımın ise kamuda her alanda ciddi tasarrufu gitmek olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Cari harcamalar konusunda araçlardan binalara, personele kadar geniş bir tasarruf tedbirini hayata geçiriyoruz. Kamuda kullanılan her aracı hem sayı ve hem de nitelik olarak sınırlandırıyoruz. Kiracı olunan yerlerin tamamına yakınından çıkmak suretiyle onları da bu binalara taşıyarak çok ciddi bir tasarruf yapacağız.

Emekli olduğu kadar kişiyi alabiliriz ama daha fazlası almayacağız. Kamu harcamalarındaki en yüksek tasarrufu gerçekleştirerek bütçe dengesine katkıda bulunacağız. İsraf ekonomisine değil üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz.”

BU FIRSATÇILARI PALAYA VURURLARDI

Reel ekonominin hayatta olmaması halinde finans sektörünün de olmayacağını kaydeden Erdoğan şöyle konuştu: “Hedefimiz üretimi, verimliliği ve tasarrufu esas alan bir ekonomik anlayışı yerleştirerek yaşadığımız sıkıntıların üstesinden gelmektir. Böyle dönemlerin en önemli hastalığı fırsatçılıktır. Bankalar kredi faizlerini aşırı şekilde yükselterek ve kredi musluklarını kısarak, reel sektör fiyatlarını şişirerek yangının üstüne körükle giderlerse bundan herkes zararlı çıkar. İnanın bu dönemde döviz bahanesiyle, dolarizasyonla sattıkları ürünle hiç alakası olmadığı halde 1’e 3, 1’e 5, 1’e 10 zam yapanlar iflah olmayacaklardır. Bunların ahilikle alakası yok. Eğer ahilik müessesesi yaşasaydı herhalde bunları palaya vururlardı. Ahilik sisteminin bir ceza kurumu vardır, başıboş bırakmazlar, gereği neyse onu yaparlar. Şu anda biz hukuk sistemini çok kararlı çalıştıracağız. Nice fırtınaları atlatıp hedeflerine doğru yürüme başarısını gösteren Türkiye, bu dönemi de aynı şekilde geride bırakacaktır.”

BU KRİZ DEĞİL MANİPÜLASYON

Bugün yaşanılanların ne 1994 ne de 2001 krizleriyle en küçük bir benzerliği olmadığını hatırlatan Erdoğan, “Bu bir kriz değildir bu bir manipülasyondur. Bu manipülatif olayların arkası dışarıyla da bağlantılıdır. Akılları verirken o şekilde veriyorlar. Bu manipülasyona sakın aldanmayın, bu süreç atlatıp geçilecek. Hiç endişe etmeyin. Bugün Türkiye’nin kendisinden kaynaklanan bir durum söz konusu değildir. 2008 küresel finans krizinden kaynaklanan bir karamsarlık havası ortalığı kapladığında ‘Bu kriz bizi teğet geçer’ demiştim. Bugün de diyorum ki bu kriz bizim krizimiz değildir. Bu yaşadıklarımız bize zorla yamanmak istenen, üzerimize atılmaya çalışılan sahte bir dalgalanmanın ürünüdür” dedi.

MERKEZ’İN ENFLASYONU TUTTURDUĞU GÖRÜLMEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nın her zaman yıl sonu enflasyon tahminlerini açıkladığını hatırlatarak, “Ben bugüne kadar Merkez’in açıkladığı enflasyon oranlarını tutturduğunu görmedim. Tutmaz, tutmadığı için de bakarsınız yılın bir çeyreğinde veya ikinci çeyreğinde yeniden enflasyon oranı revize edilir. Bunu ilk defa yaşamıyoruz hep yaşadık. 16 yıldır bu işin içindeyiz, ya arkadaş hâlâ akıllanmayacak mıyız ya? Faizi sen belirliyorsun ama enflasyonu sen belirlemiyorsun. Enflasyon işte senin attığın yanlış adımlar neticesinde ortaya çıkıyor. Bedeli kim ödüyor millet, esnaf. Bizim dünyayı yeniden keşfetmeye ihtiyacımız yok. Bu gerçekten hareketle adım atmamız lazım. Finans kesiminin şu anda Türkiye’nin en güçlü bu alandaki örgütü TÜSİAD söylüyor ‘Faiz çok yüksek.’ Ne kadar güzel tamam. Bende diyorum ki bu yüksek faizi düşürelim ya. Ama reel sektörün yanında finans sektörü de yanlarında. 5 milyon için yüzde 42 faiz bir özel sektör bankası isterse ne yapacak o, ayakta durabilir mi, duramaz” diye konuştu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle