GeriEkonomi Analistler: 2019 sonunda yüzde 12-13'lerde faiz göreceğiz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Analistler: 2019 sonunda yüzde 12-13'lerde faiz göreceğiz

Analistler: 2019 sonunda yüzde 12-13'lerde faiz göreceğiz

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 24'ten yüzde 19.75'e indirdi. Analistler Merkez Bankası'nın faiz kararını yorumladı.

Dr. Beyhan İncekara – Ekonomist

Şimdi tabi piyasa gerek tüketici tarafı, üretici tarafı ve ekonomideki bütün parametreler faiz kararına odaklanmıştı. Önce FED'den gelen faiz indirimi alındı. Ardından Merkez Bankası'nın indirimini tahmin ediyorduk. Beklentimizin üzerinde bir faiz indirimi gerçekleşti. Buna gerekçe olarak enflasyonda yavaş yavaş toparlanma süreci gösterildi.

Enflasyon oranlarına baktığımızda iyileşme trendine girmiş olması, biraz daha merkez bankasını faiz indirimi konusunda yüksek oranda indirim yapmasına sebep oldu. Yıl sonunda enflasyonun daha da düşeceği görüşü savunuldu.

Faiz oranları indirimleri, FED'in indirimlerine eşlik edilecekti ama yurt içi talebin canlandırılması açısından bu faiz indiriminin olumlu etkisinin olacağı düşünülüyor.

Kurda ufak bir yükseliş başladı ama bu yükselişin çok devam edeceğini düşünmüyoruz. Merkez Bankası'nın faiz indirimi ve hangi oranda faiz indirimi yaptığından ziyade piyasalara nasıl mesaj verdiği önemli. Mutlaka güvenin aşılanması oldukça önemli. Enflasyona olumlu düzeyde yansıyacağını düşünüyoruz.

 Gizem Öztoç Altınsaç - Özyeğin Üniversitesi

Kredi faizlerinde aşağıya geliş oldu. Mevduat faizinde de aşağı iniş oldu. Muhtemelen 100'er baz puan daha gevşeme görülebilir. Kredi faizleri de kademeli olarak düşecektir. Birebir yansıması beklenmiyor. Faizin nereye kadar düşeceğine izin verilecek kısmı önemli. Kasım aralık ve ocakta yüzde 12-13'lerde faiz göreceğiz. Parasal bir gevşeme, daha fazla faiz indirimi görürsek bu sefer enflasyonu yine düşüremeyeceğiz. Yine faizlerin düştüğü, kredi faizlerine de yansıdığı bir dönem göreceğiz. 3 puan bir gevşeme şimdiden oldu, mevduatta da 200 baz puan gevşeme söz konusu. Biz çok şanslı bir dönemdeyiz. Majör merkez bankaları gevşemeye devam edecek. Merkez Bankası'nın raporunu bu kadar açık paylaşmasını önemli görüyorum. Daha önceden raporu bu kadar açık göremiyorduk. Ancak bu toplantının yansıtılmasını, iletişim açısından önemli görüyorum. Çok hızlı gitmiyor olması gerektiğini düşünüyorum.

Turan Can Gürsoy – Marbaş Menkul Değerler

TCMB bir hafta vadeli repo faiz oranını yüzde 24 seviyesinden 425 baz puanlık indirimle yüzde 19.75 seviyesine indirdi.

Piyasa beklentisi olan 250 baz puanın üzerinde bir indirim gerçekleşmiş oldu. TCMB’den yapılan açıklamada “Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal sıkılığın düzeyi ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Bu gelişmelere bağlı olarak, güncel tahminler yılsonu itibarıyla enflasyonun nisan enflasyon Raporu’nda verilen öngörülerin bir miktar altında kalabileceğine işaret etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Nisan ayı enflasyon raporuna göre yıl sonu enflasyon hedefi %14.6 seviyesinde bulunmaktadır. Bu açıklamalara göre enflasyon görünümünde iyileşme sürdükçe bir hafta vadeli repo faiz oranında yıl sonuna kadar yüzde 15’li seviyelere doğru gerilemenin devamı beklenebilir.

Eral Karayazıcı - Gedik Portföy Fon Yönetim Müdürü

Merkez Bankası merakla beklenen faiz kararını 425 baz puan indirim olarak açıkladı. Piyasa beklentisi genel bir konsensüse işaret etmiyordu. Bu indirim oranı Türkiye’de enflasyon da gerilediği için normal ve ihtiyaç dahilindeydi. Döviz kurlarını etkilemedi çünkü yabancı yatırımcı enflasyon ile faiz arasındaki farka yani reel faize bakıyor. Faiz oranları ile enflasyon oranının gerilemesi ahenkli olduğu için fiyatlamalarda anlık dalgalanmalar dışında bir etkisi olmadı.

Prof. Dr. Sinan Alçın – Kültür Üniversitesi

Gelişmeler ve Fed başta olmak üzere dünya merkez bankalarındaki genişlemeci tutum söz konusu. Eskiye baktığımızda iki tane rapor arasındaki fark, iki katına çıkmış durumda. Bu durum Merkez Bankası'nın iletişim kanalının güçlü kullanacağını söylüyor.  Merkez Bankası'ndan iletişim kanalını daha güçlü kullanmasını bekliyoruz. Daha önceden Merkez Bankası açısından olumsuz bir swap hamlesi vardı açıklanamayan ve rezervlere ilişkin tartışmalar söz konusuydu. Açıklama yeterli olmadığından sanki orada farklı durum yaşıyormuşuz gibi oldu.

Rapor kapsamında dayanağı ne diye baktığımızda küresel risklerin artması elimizi güçlendiriyor deniyor. Temmuzda olmasa da önümüzdeki ay Fed'den de bir indirim bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası'ndan da bir indirim gelebilir. Temkinli bir indirime gidilmesi lazım. Enflasyonda da nisandan itibaren beklentinin üzerinde gerileme var. Baz etkisi ile gerçekleştiğinin altını kalın çizmek lazım. Baz etkisi eylül sonrası ve ekimde terse dönmeye başlayacak. Merkez Bankası'nın beklentisi altında kalıp kalmayacağı belli değil zaten göreceğiz diyor. Eylülde daha yumuşak yapılabileceğini söyleyebiliriz.

Kararın dövizdeki etkisini gördük. Aslında yukarı yönlü hareket edeceği düşünülse de öyle bir şey olmadı. Çünkü bunun sebebi Merkez Bankası'nın iyi iletişiminden kaynaklanıyor. Dövizdeki durumun düşüşü ekonomiye olan güvenle alakalı, mevduat ve kredi kısmında da rahatlama yaratacaktır.

Tuncay Turşucu - İntegral Yatırım Araştırma Direktörü

Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 425 baz puan indirerek yüzde 24’den yüzde 19.75 seviyesine çekti.  Her ne kadar anketlerde beklentiler 250 baz puan görülse de fiyatlamalarda beklentilerin 300-400 baz puan olduğunu izliyorduk. Sonuç olarak indirim beklentilerinin çok üstünde kalmayacak şekilde gerçekleşti diyebiliriz. Karar sonrasında dolar kuru 5.75 TL seviyesine yükselse de ardından 5.68 TL-5.69 TL seviyesine geri çekilerek denge arayışı içerisinde bulunuyor. Fiyatlamalar bize mevcut faiz indiriminin zaten büyük oranda fiyatlara yansıtıldığını gösteriyor.

Karar metnini inceldiğimizde, global merkez bankalarının gevşemeci politika sürecine giriyor olması önemli bir etken görünüyor. Bu noktada 31 Temmuz tarihindeki Fed toplantısı önemli olacak. Beklentiler indirime gideceği yönünde bulunuyor. Fed’in faiz indirmemesi bir risk teşkil edebilir ancak bunu son gelen satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verilerinin ardından çok düşük bir ihtimal olarak görüyoruz. Bunun yanında korumacı önlemlerin etkilerinin yakından takip edileceği ifade edilmiş. Bir diğer önemli mesaj ise yıl sonu enflasyonunun nisan Enflasyon Raporu’nda belirtilen hedefin bir miktar altında gerçekleşme beklentisi bulunuyor. Başka deyişle TCMB’ninde beklentisi enflasyonun yıl sonunda aşağı yukarı yüzde 14 seviyelerinde tamamlayacağı yönünde. Bunu, eylül toplantısında 250 baz puan gibi bir miktar faiz indirimi daha olabileceği yönünde algılıyoruz. Eylül toplantısına mesaj var.

Son olarak enflasyondaki düşüşün para politikası ile uyumlu gerçekleşmesi için temkinli duruşun devam edeceği şeklindeki ifadesini ise, enflasyona odaklı kalınacağını ve aşırıya kaçacak indirimlerin olmayacağı şeklinde bir mesaj olarak algılıyoruz.

Kararın ardından dolar kurunda 5.70 TL seviyesindeki seyrin dengeleneceğini sıkışık hareketlerin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Ancak faiz indirimi sürecine girmiş olmamızdan dolayı daha önceden izlediğimiz alt seviyesi olan 5.55 TL seviyesini piyasanın 5.65 TL -5.70 TL bölgesine çekmesi muhtemel. Fed kanadında sürpriz denilebilecek (50 baz puan gibi) indirimlerin gelmesi durumunda ise dolar kurunda yeniden 5.55 TL seviyelerini görebiliriz. Borsa tarafında ise kararın olumlu yansımaları devam edebilir. Endeks ilerleyen günlerde 105 bin – 106 bin dirençlerini test etmesi beklenebilir. Bugün için ise 103 bin üzerinde tutunması bu beklentimizi güçlendirecektir.

Rıdvan Baştürk - Global Menkul Değerler Analisti

Merkez Bankası (TCMB) beklentilerin üzerinde bir faiz indirimi yaptı. Yılın geri kalanında 3 toplantı daha bulunuyor. Ancak aralık ayındaki toplantı efektif olmayacaktır. Bu nedenle iki toplantı kaldı diyebiliriz. Enflasyonda temmuz ayında yukarı bir sıçrama görebiliriz ancak ağustos ve aylül aylarında baz etkisinden kaynaklı olarak düşüşler etkili olacaktır. Bu nedenle TCMB, eylül ayında da bir faiz indirimine gidecektir. Bu durumda reel faizin 1-2 puanlara düşmesi, TL tarafının cazibesini yitirip dolar tarafına talebi artırabilir. Bu nedenle faiz-enflasyon makasının dengeli bir şekilde tutulması gerekmekte. Mevcut görünümde ABD’den yaptırım ihtimalinin de kısa sürede ortadan kalktığını ancak ilerleyen dönemlerde masada bir risk olarak kalacağının altını çizebiliriz. Kısa vadede yaptırım riskinin olmaması da TCMB’nin faiz indirim konusunda elini rahatlatacaktır.

Yurtdışında Euro/Dolar paritesi 1.11’e kadar geriledi. Avrupa’da işler oldukça kötüye gidiyor. Makro veriler zayıf. Diğer yandan ABD ekonomisi güçlü kalmaya devam ediyor. Bu durum pariteyi baskılıyor. Paritenin baskı altında kalması doların küresel bazda güçlü kalmasını sağlayacaktır. Burada kritik nokta 31 Temmuz Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı olacak. 25 baz puan indirim fiyatlandı. Böyle bir indirimde piyasada önemli bir hareket oluşmaz. Faiz indirimi olmaması dolara sert değer kazandıracakken, 50 baz puan indirim durumunda ise dolarda hızlı değer kayıpları görebiliriz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle