GeriEkonomi Alışamadık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Alışamadık

Türkiye'de yılda ortalama 155 bin ton paket meyve suyu tüketiliyor. Yani bir kişi yılda sadece üç litre meyve suyu içiyor. Uzmanlar, bir meyve ülkesi olan Türkiye'de bu kadar az meyve suyunun tüketilmesini, alışkanlık kazanamamış olmamıza bağlıyor. Yine de ilk kez olarak Türkiye, Avrupa'nın meyve suyu üreticilerini karşılamaya hazırlanıyor. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği'nin (MEYED) Uluslararası Meyve Suyu Federasyonu adına düzenlediği ve sponsorluğunu Tetra Pak'ın üstlendiği ‘‘Meyve Suyu Teknolojisine Yeni Bakış Açıları’’ konulu Workshop, 17-20 eylül tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilecek. Workshop'ta bu endüstrinin çevresel sorunlarla ilişkilerinden sağlıklı beslenme üzerindeki etkisine kadar uzanan değişik konular ele alınacak.

Belki Türkiye dünyada meyve suyu tüketiminde 29. sırada yer alıyor ancak ülkemizde kişi başına düşen milli gelir yükseldikçe tüketilen meyve suyu miktarı da artıyor. Türkiye'de en çok meyve suyu tüketen şehir İstanbul. İkinci sırada İzmir, üçüncü sırada Ankara geliyor. Bu illeri sırayla Antalya ve Edirne izliyor. Sadece meyve suyu üretimi yapan 20'nin üzerinde firma var Türkiye'de. Firmalar üretimlerinin yüzde 70'ini yurtdışına ihraç ediyorlar.

‘‘Meyve suları aslında hile yapmaya çok müsait gıdalar. İçine su katılabilir, şeker şurubu katılabilir veya nişasta şurubu katılabilir. Saf meyve sularının içinde ne olması gerektiği ulusal ve uluslararası standartlar tarafından belirtilmiştir. En az yirmi beş özelliğin yer aldığı bu standartlardan kaçınmaları zor firmaların.’’ Bunları söyleyen Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Aziz Ekşi aynı zamanda MEYED'in (Meyve Suyu Endüstri Derneği) Başkanı. Meyve suyu ve nektarine herhangi bir doğal veya yapay boya katılmasının da yasak olduğunu söylüyor. ‘‘Meyve suyunun dayanıklı ve kapalı ambalajda raf ömrünün uzun oluşunu, bu içeceğin koruyucu madde içermesinden kaynaklandığı sanılır. Bu bir yanılgı. Meyve suyunun raf ömrü, ısı etkisi ile mikroorganizmalar öldürüldüğü ve ambalajla daha sonra mikro organizma buluşması önlendiği için uzundur.’’

ENERJİ DÜZEYİ DÜŞÜK

Meyve suyunun enerji düzeyi, önyargıların aksine yüksek değil. Verdiği enerji ancak meyve kadar. Bir bardak meyve suyunun kalorisi yalnızca 50 kcal. kadar. Meyve suyunda potasyum oranı çok yüksek, buna karşılık sodyum oranı çok düşük. Meyve suları aynı zamanda magnezyum, mangan, çinko ve demir gibi elementler açısından da önemli bir kaynak. Prof. Dr. Aziz Ekşi, gelişmiş ve bilinçli beslenen ülkelerde meyve suyu tüketiminin daha yüksek olduğunu söylüyor. Bir Avustralyalı yılda 33.3 litre, İsviçreli 28.6 litre, Hollandalı 26 litre meyve suyu tüketirken Türkiye'de bu oran 3.9 litreyle sınırlı kalıyor.

Mis Süt'ün meyve suyunda yakalamak istediği hedef kitle çocuklar. ‘‘Çocuklar sütten kesildikten sonra meyve suyu içmeye başlıyor.’’

Mis Süt'ün İçecekten Sorumlu Ürün Müdürü Taylan Bedizel, meyve suyu şirketlerinin reklam ve satış pazarlama nosyonlarının diğer gazlı meşrubatlardakine oranla oldukça geri kaldığını belirtiyor. ‘‘Meyve suyu şirketleri bu tür reklam harcamalarına gerekli olan fonları yaratamıyor. Piyasada kıran kırana bir rekabet söz konusu. En kolayı seçilip fiyatla oynanıyor.’’ Mis Süt'e gelince meyve suyu masraflarını karşıladıklarını ve kendilerine çok cüzi bir miktar kar marjı yarattıklarını söylüyor. ‘‘Yılda yaklaşık 13 bin ton paketlenmiş meyve suyu satıyoruz.’’ Başta Mis olmak üzere tüm meyve suyu üreticileri bu sektörün gelişmesi için ne yapılabilir sorusuna yanıt arıyor. ‘‘Birkaç reklam kampanyasıyla satışta katlanmalar beklemek hayal. Uzun vadeli şirketler bazında politikalar saptamak gerekiyor. Taylan Bedizel'e göre talep yaratılabilir!

Tetra Pak A.Ş'nin Pazarlama Hizmetleri Müdürü Osman Tüzün'e göre ise yalnızca ürünü üretmek yetmiyor. Zincirin tamamlanması için ürünün pazarlama faaliyetleri ile desteklenmesi ve üreticinin ürününe pazarda sahip çıkması şart. ‘‘Bu da reklam, promosyon, mağaza faaliyetleri demek.’’ Bu kapsamda tüketicinin bilinçlendirilmesi ayrı bir önem taşıyor. ‘‘Bunun yöntemi de meyve suyu sektöründe önce oluşturulan meyve suyu kodeksinin onaylanıp yürürlülüğe girmesi ve bunun tüketiciye tanıtılması. Ancak bu şekilde firmaların da markalarına yatırım yapmalarının yolu tamamen açılacaktır. Böylece tüketicinin hem meyve suyu hem de marka ile ilgili bilinçlenmesi gerçekleşecektir.’’

1968 yılında meyve suyu sektöründe üretime başlayan ve en büyük üreticilerden biri olan Meysu'nun, elma, portakal, kayısı, şeftali, vişne, ananas, üzüm, Portakal+Elma, Portakal+kayısı çeşitleri var. Meysu'nun hitap ettiği hedef kitle 8-46 yaş arasındaki tüm gelir seviyesi grubundaki kişiler. Meysu Pazarlama Müdürü Ferhun Tuna'ya göre bu sektördeki en büyük problem, üretici firmaların ürünlerine sahip çıkmak istememelerinden kaynaklanan düzensiz ve istikrarsız dağıtım şekli. ‘‘Toptancı kanadında fiyat istikrarı sağlamadan satışın arttırılması istendiğinden fiyatlar rekabet nedeniyle çok düşük seviyelere iniyor ve beraberinde kalite problemleri ile karşılaşılıyor.’’ Tuna, meyve suyu pazarının büyümesi için tüm üreticilerin ürünlerine sahip çıkmasını, markalarına hakim olmasını, fiyat ve kalitede istikrarlı davranmasını istiyor.

İlk meyve suyu üzüm suyu

Bugün dünyanın en fazla meyve suyu tüketilen ülkesi Almanya. 1994 yılında yapılan bir araştırmaya göre bir Alman yılda ortalama 46 litre meyve suyu içiyor. Almanya'yı Amerika izliyor. Bir Amerikalı yılda ortalama 36 litre meyve suyu içiyor. Diğer meyve suyu seven ülkelerse sırayla İsviçre, Hollanda, Kanada, Finlandiya, Danimarka ve Avustralya. Türkiye ise meyve suyu tüketiminde 29. sırada bulunuyor

Dünyanın ilk meyve suyu insan eliyle pres edilen üzüm suyu. İlk endüstriyel ölçekli meyve suyu üretimi ise 1860'lı yıllara uzanıyor. Endüstriyel ölçekte ilk üzüm ve elma suyu 1896 yılında İsviçre'de işlendi. 1930'lu yılların başına kadar meyve suyu küçük aile işletmelerinde üretildi. 1930'lu yıllarda ise üretim hızlı bir gelişme sürecine girdi. Ancak bu süreç 2. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla kesintiye uğradı. 1960'lı yıllarda ise Amerika ve özellikle Avrupa'da meyve suyu endüstrisi yeniden atılım yaptı ve meyve suyu tüketimi hızla artmaya başladı.

NELERİ BİLMİYORUZ

Meyve suyunda yağ bulunmuyor.

Meyve suyu kilo aldırmıyor çünkü metabolizmada yağa dönüşmüyor.

Meyve suyunda C vitamini bulunuyor. Portakal, şeftali ve kayısı nektarı ayrıca A vitamini, B1 ve B2 vitaminleri de içeriyor.

İçinde boya maddesi bulunmuyor.

Meyve suyu diş çürüklüğüne yol açmıyor.

Magnezyum, mangan, çinko, demir gibi elementler açısından meyve suyu önemli bir besin kaynağı.

Meyve suyunda bulunan E330 bir sitrikasit ve doğal meyve bileşiminde bulunuyor. E 330'un kanser yapıcı hiçbir özelliği yok. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) E 330'un zararlı bir etkisi olmadığını onaylıyor.

Ağaçtan ambalaja

Endüstriyel bir portakal suyunun yapılışından tüketimine kadar, hangi aşamalardan geçtiğini hiç merak ettiniz mi? Tetra Pak'ın çıkardığı aylık bülten Tetra News'de portakal suyunun ağacından ambalajına kadar olan devresi şöyle anlatılıyor:

İşleme merkezine getirilen portakallardan örnekler seçilerek şeker içeriği ölçülüyor. Bu değer bir litre portakal suyunda 120 gram değerinde olmalı. Ölçülen bir başka parametre ise portakalın asiditesi.

AYIKLAMA YIKAMA: Zedelenmiş ve yetersiz görülen portakallar taşıyıcı bantta seçiliyor, uygun görülen portakallar titiz bir yıkama işlemiyle tüm yabancı maddelerden temizleniyor.

SIKMA: Taşıma bandında boylarına göre tasnif edilen portakalların suyu tüp şeklinde bir aparatla sıkılıyor. Çekirdekleri ise pulp, kabuk ve kabuk yağı ile bir sonraki işlemden geçirilmek üzere ayrıştırılıyor.

BUHARLAŞTIRMA: Portakal suyu kalitesini bozacak enzimlerden arındırılmak için ısıl işlemden geçiriliyor. Isıl işlem buharlaştırımayla birlikte gerçekleştiriliyor.

SAKLAMA TAŞIMA: Konsantre soğutuluyor ve 25 bin-100 bin litre kapasiteli tanklara alınıyor. Soğuk ortamda saklanan meyve suları yine özel taşıma araçlarıyla naklediliyor. Hayli yoğun olan meyve konsantresi -10 derecede saklanıyor ve taşınıyor. bu ısı mayalanmayı ve bozulmayı engelliyor.

RAFİNERİZASYON: Konsantre, meşrubat ya da meyve suyu fabrikalarında inceltilerek portakal suyu hazırlanıyor. Portakal suyunun tadını etkilememesi için inceltmede kullanılan suyun kesinlikle kokusuz ve minerallerden arındırılmış olması gerekiyor. Konsantrenin karışımı için değişik teknikler kullanılıyor.

AMBALAJLAMA: Ambalaj malzemesinin steril olması ve meyve suyunun ambalajı bütünüyle doldurması şart. Zira, ambalaj içinde kalan boşluk mikroroganizmaların hareketliliğine yol açabilir. Ambalaj meyve suyunu hava ve ışıktan korur.

TÜKETİM: Meyve suyu üretici ile tüketici arasında uzun bir yolu aşıyor. Meyve suları çok çabuk etkilenebilen ürünler olduğu için tüm aşamalar özen istiyor. Modern işleme, ambalajlama ve dağıtım teknolojilerini kullanan firmalar, tüketiciye lezzetli, vitamin açısından zengin ve değerli bir içecek sunyorlar.

GAZLILAR MEYVESUYUNU SOLLADI

Ülkemizde meyve suyu tüketimi kişi başına yılda 3.5 litre iken, gazlı meşrubat tüketimi 20 litre civarında.

Gazlı içecekleri üreten şirketlerin toplam yıllık cirosu 706 milyon dolar iken, meyve suyu sektörünün toplam yıllık cirosu 121 milyon dolar.

Gazlı içeceklerin reklama ayırdıkları yıllık bütçe 109 milyon dolar iken meyve suyu üretenlerin reklama ayırdıkları bütçe yıllık 800 bin dolarda kalıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle