GeriEkonomi Açlığı çözemeden Mars'a gidiyoruz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Açlığı çözemeden Mars'a gidiyoruz

Açlığı çözemeden Mars'a gidiyoruz

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda Programı baş ekonomisti Arif Husain, dünya çapında açlık çeken insan sayısının 10 yıldan sonra ilk kez artışa geçtiğini söylerken, bunda yaşanan savaş ve çatışmaların da etkili olduğunu söyledi. Husain, “İnsanoğlu artık Mars’a gitmenin yollarını buldu ancak hâlâ açlığa çözüm bulamadı” eleştirisi yaptı.

Açlığı çözemeden Marsa gidiyoruzBİRLEŞMİŞ Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Baş Ekonomisti Arif Husain, dünya çapında açlık rakamlarında artış olduğunu vurgulayarak, “İnsanoğlu 21. yüzyılda Mars’a gitmekten bahsediyor ancak yeryüzünde halen insanlar açlık çekiyor” yorumunu yapıyor.

“Hava, su ve gıdadan daha temel ne olabilir” diye soran Husain, “Benim kafamda bunlar temel insan hakları” diyor. 2015 yılında düzenli açlık çeken, her gece aç yatan insanların sayısının 777 milyon olduğunu, bu rakamın bugün 815 milyona yükseldiğini söyleyen Husain, “Bunun en büyük nedeni çatışma ve savaşlar. 815 milyon kişinin yüzde 60’ı savaştan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Yaklaşık 155 milyon çocuk yetersiz besleniyor. Bunların yüzde 75’i çatışmalardan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Dünyanın en büyük 13 gıda güvenliği krizine bakarsanız, bunların sebebi hava durumu, kuraklık, depremler ve bunlara benzer şeyler olabilir… 13 krizin 10’unun sebebi çatışma” dedi.

MARS’A UÇMAYA BAŞLADIK
Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı’nın Milano’da düzenlediği ‘Gıda ve Beslenme Forumu’nda sorularımızı yanıtlayan Husain, açlık konusundaki vahim tabloyu ortaya koydu. 10 yılın ardından küresel açlığın yeniden yükselişe geçmesi, bugün küresel nüfusun yüzde 11’inin açlıktan etkilenmesi hepimizin düşünmesi gereken sorunlar. Birleşmiş Milletler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında 2030 yılına kadar açlık ve yetersiz beslenmenin her biçimini sona erdirmeyi, başta çocuklar olmak üzere tüm insanların yıl boyunca yeterli besine sahip olmasını hedefliyor.

Bunun iddialı bir hedef olduğunu ve yapılıp yapılamayacağını sorduğumuzda Husain, “Çocuklarınızın her yerde savaş olduğu bir dünyada büyümesini istemezsiniz. O zaman neden bu konuda bir şey yapmıyoruz? Çocuklarınızın etrafınızda açlığın olduğu bir dünyada büyümesini istemezsiniz… 21. yüzyılda Mars’a gitmek istiyoruz, Mars’a uçuşlar hakkında konuşuyoruz ve yeryüzünde insanları besleyemiyoruz. Bu konuda temelden yanlış olan bir şey var. Sanırım bir araya gelip ‘Hayır sıfır açlık bir slogan değil’ demek zorundayız. Açlık çözülebilir bir şey ve ne yapacağımızı biliyoruz, sayılar mantıklı… Bunu yapmak için cesarete ihtiyacımız var” diyor.

Açlığı çözemeden Marsa gidiyoruz

Arif Husain

YOKSULLARIN YEMEĞİ PAHALI
Sıcak bir yemek için yoksulların zenginlerden daha fazla ödeme yaptığını da söyleyen Husain, bunu şöyle anlatıyor: “New York’ta bir tabak fasulye için günlük ücretinizin yaklaşık yüzde 0.6’sı olan 1 dolar 20 sent ödüyorsunuz. Güney Sudan’da aynı tabağı yemek için, eşdeğer 321 dolar ödüyorsunuz. Bu nasıl bir mantık? Çünkü aynı tabak fasulye günlük ücretinizin yüzde 155’ine mal oluyor. Temel olarak Big Mac endeksi. Yani Batı’da çok rahatlıkla satın alınabilen basit bir tabak yemek bile yoksul ülkelerde pahalı. İkinci sorun, siz ve ben, aylık yiyecek masraflarımız için gelirimizin belki yüzde 10-20’si kadar harcıyoruz. Yoksul ülkelerdeki insanlar, çok yoksul ülkelerdeki insanlar gelirlerinin yaklaşık yüzde 75’ini yiyecek için harcıyorlar. Peki, sağlık, eğitim, okul, kira, su için ne kaldı? Fazla değil. Dolayısıyla fiyatlar biraz arttığında büyük bir şok oluyor. Bu nedenle yoksul ülkelerde insanlar tabaklarındaki yemeği çöpe atmıyor çünkü çok pahalı. Diyelim ki iş için seyahat ediyorsun, İstanbul’daki buzdolabında yiyecekler var, süresinin dolması umurunda olmayacak, döneceksin ve atacaksın. Ama gelirinin yüzde 75’ini o yemeğe harcıyor olsaydın, onu atmayacaktın. Yoksul ülkelerde temel olarak karbonhidrat yiyorlar, et bir lüks.”

EN BÜYÜK 2. NEDEN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
“DÜNYADA artan açlığın en büyük nedeni çatışma. İkinci iklim değişikliği” diyen Husain, şöyle konuşuyor: “Burada atıklara son vermek önemli. Ürettiğimiz gıdaların üçte biri çöpe gidiyor. Bu suya mal oluyor, toprağa mal oluyor, sera gazı emisyonuna neden oluyor. Hepsi iklim değişikliğine katkıda bulunan faktörler; dolayısıyla israfı durdurursak, tüketici davranışımız açısından dikkatli olursak, iklim değişikliğinin durdurulmasına katkıda bulunmuş oluruz. Bazı yerlerde, örneğin çiftçi haziran ayında ekim yapıyor. Ancak iklim değişikliği nedeniyle artık ağustos ayında ekim yapması gerekiyor. Ancak çiftçi bunu bilmiyor, bu yüzden hala haziran ayında ekim yapıyor ve mahsul kıtlığı yaşıyor. Birilerinin ona artık haziranda yapmaması gerektiğini öğretmesi lazım.”

ÇÖZÜM 270 MİLYAR DOLAR
DÜNYADA herkesi beslemeye yetecek kadar gıda olduğunu vurgulayan Husain, “Ekonominin geneline bakarsanız, açlık ile ilişkili nedenlerden dolayı yaklaşık 3.5 trilyon dolar yani küresel GSYİH’nın yüzde 5’i kadar verimlilik kaybı yaşıyoruz. Dünyadaki herkes için kişi başına 500 dolar. Bunu açlık sorununu çözme maliyeti, yani 270 milyar dolarla karşılaştırın. O rakamın yalnızca yüzde 8’i. Yani bugün 9 milyar insanı besleyebiliriz. Bu bir üretim sorunu değil. Ancak esas mesele açlığı bir günlüğüne çözmek değil, açlığın olmadığı bir dünyayı sürdürülebilir kılmak. Eğer seni bir gün beslemek zorunda kalırsam bu bir sorun olmaz değil mi? Ama senin düzenli beslenmeni nasıl sağlayabilirim? Bu, hükümetlerin sorumluluk almak zorunda olduğu anlamına geliyor” diyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle