GeriEkonomi ABD ve AB aynı yolu izledi şirket ve bankalar krizde 9.2 trilyon dolar destek aldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD ve AB aynı yolu izledi şirket ve bankalar krizde 9.2 trilyon dolar destek aldı

ABD ve AB aynı yolu izledi şirket ve bankalar krizde 9.2 trilyon dolar destek aldı
refid:16435227 ilişkili resim dosyası

Amerika Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Birliği (AB) bugüne kadar, banka ve şirketlere 9.2 trilyon dolar destek verdi. Bu desteğin 3.3 trilyonunu FED, 5.9 trilyon dolarını da AB verirken, FED’in Amerika dışında pekçok şirket ve bankayı da programlarından yararlandırıldığı görüldü.

PİYASALARA gücünü göstererek, güven toplamaya çalışan Amerika Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Birliği (AB), kriz süreci boyunca finans kuruluşları ve şirketlere toplam 9.2 trilyon dolarlık destek verdiğini açıkladı.
32 ayda 3.3 trilyon dolar
FED’den yapılan açıklamaya göre, banka 1 Aralık 2007 ile 21 Temmuz 2010 tarihleri arasında, yeni 32 ayda 3.3 trilyon dolarlık destekte bulundu. Banka ve çeşitli kuruluşlara 11 farklı programda verilen bu bu para için, 21 bin işlem yapıldı. 27 üyeli AB ise bankacılık krizinin patlak vermesinden bu yana finansal sektörlerine 4.5 trilyon Euro  yardım etti.
GE’den Harley-Davidson’a kadar
AB’nin yardımı, garantiler, varlık kurtarma ve hibeleri de içerirken, Fed, kriz sırasında, ABD’li ve yabancı bankalara, başka ülkelerin merkez bankalarına, General Electric’den Harley-Davidson’a kadar çeşitli şirketlere, ayrıca emeklilik fonlarına kredi sağladı.  Ayrıca FED, ABD’li bankaların yanı sıra Avrupalı bankalara ve merkez bankalarına kredi olanağı yaratması nedeniyle bir anlamda ‘dünyanın merkez bankası’ haline geldi. Açıklamaya göre, ABD’li Bank Of America ve Wells Fargo FED’in programlarından yararlanırken, İsviçreli UBS, Fed’in Finansman Bonosu Fonlama Kolaylığı (CPFF) programından, İngiliz Barclays Bank da başka bir programdan yararlandı.
FED’in kredi kaybı olmadı
FED, Aralık 2007’den Ekim 2008’e kadar, yabancı merkez bankalarına swap (karşılıklı döviz takası) olanağı sağladığını da açıklarken, bu olanaktan en fazla Avrupa Merkez Bankası (ECB) yararlandı. Bu işlemden diğer yananlananlar ise İngiltere, Avustralya, Danimarka, Japonya, Meksika, Norveç, Güney Kore, İsveç ve İsviçre merkez bankaları oldu. FED, sona eren kurtarma programlarında kredi kaybı olmadığını da vurguladı.
En büyük destek İngiltere’den
27 üyeli AB ise bankacılık krizinin patlak vermesinden bu yana finansal sektörlerine yardım, garantiler ve hibelerle 4.5 trilyon Euro (5.9 trilyon dolar) yardım etti. Euro Bölgesi’nde olmayan büyük ekonomilerinden İngiltere, 2008 yılı Ekim ayı ile 2010 yılı Ekim aylarında finansal sektörüne 850.3 milyar Euro destek vererek AB’nin mali yardım listesinin başında yer aldı. İngiltere’yi, 723.3 milyar Euro ile İrlanda, 599.7 milyar Euro ile Danimarka izledi. Son sırada ise 1.7 milyar Euro ile Litvanya yer aldı.

FED kime kaç para verdi

İsviçreli UBS, Finansman Bonosu Fonlama Kolaylığı (CPFF) programından 74.5 milyar dolar aldı.
İngiliz Barclays Bank da FED’in başka bir programından 18 Eylül 2008 tarihinde 47.9 milyar dolar aldı.
ABD’li Bank Of America ve Wells Fargo Fed’in bir programından 45’er milyar dolar borçlandı.
Belçikalı Dexia, 2008’de 23 milyar dolar, Alman Commmerzbank yaklaşık 20 milyar dolar, Fransız Natixis 27 milyar dolar yararlandı.
Bankaların dışında FED programlarından, General Electric (GE) firması 16 milyar dolardan fazla, Harley-Davidson 2.3 milyar dolar ve Caterpillar 733 milyon dolar kredi aldı.

IMF: Avrupa’daki kriz küçümsenmemeli

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Avrupa’da yaşanan borç krizinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. Strauss-Kahn, İrlanda’da özellikle bankacılık sektöründen kaynaklanan Avrupa’daki krizin ciddi olduğuna ve küçümsenmemesi gerektiğine dikkat çekerek, alınan kararlarla bankacılık sektöründe yaşanan sorunların çözüleceğini ve İrlanda ekonomisinin hızla rayına oturacağını belirtti. Strauss-Kahn, bundan sonraki IMF ve Dünya Bankası başkanlarının hızlı büyüyen gelişen ekonomilerden seçilmeleri gerektiğine de dikkat çekti.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle