GeriEkonomi 7 yılda dizelin payı 32 kat arttı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

7 yılda dizelin payı 32 kat arttı

7 yılda dizelin payı 32 kat arttı
refid:5520717 ilişkili resim dosyası

Türk tüketicisi, gerek akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş gerek pazara sunulan yeni modellerin de etkisiyle otomobil tercihinde Avrupalı gibi davranmaya başladı. Dizelin payı toplam otomobil satışlarında son 7 yılda tam 32 kat artarak yüzde 49’a yükselirken, bu oran Türkiye’nin dizel otomobil satışlarında dünya ortalamasını geçip, Avrupa’yı yakalamasını sağladı. 1999 yılında Türkiye’de satılan her 100 otomobilden sadece 1 veya 2’si dizelken bugün bu oran 49’a ulaştı.

Türkiye’de hem satışlarda hem de üretimde dizel otomobil oranının hızla artması üzerine bizde Otoyaşam olarak özel bir ’Dizel Dosyası’ hazırladık. 5 hafta sürecek bu dosyamızın ilk haftasında Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Genel Sekreteri Ercan Tezer, pazardaki dizel araç satışları, üretimdeki etkisi ve geleceği hakkında sorularımızı yanıtladı:

Türkiye'de dizel pazarının gelişimi hakkında yorumlarınız nedir? Dizel araç satışları son yıllarda nasıl bir grafik çiziyor?

Satılan binek araçlar içinde dizelin payı 2000 yılında sadece yüzde 2.4 iken 2003 yılında yüzde 19, 2004’de yüzde 21, 2005’de yüzde 38 oldu. 2006’nın ilk 10 ayında dizel araçların pazar payı yüzde 49’a çıktı.

2005 yılında ne kadar dizel araç satıldı. Bu yılın ilk 10 ayında satış ne oldu? Bu yılın ilk 10 ayını geçtiğimiz yıla göre karşılaştırırsak ne kadar bir büyüme söz konusu?

Bu yılın Ocak-Ekim döneminde 145 bin 144 adet binek dizel araç satıldı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 121 bin 661 olarak gerçekleşti. Bir başka deyişle satılan her 100 araçtan 49’unu dizeller oluşturdu.

Avrupa ile kıyasladığımızda Türkiye'de dizel kullanımını değerlendirir misiniz?

Satılan binek araçlar içinde ise dizelin payı 2006’da Fransa’da yüzde 70, Almanya’da yüzde 46, İtalya’da yüzde 58.9 ve Batı Avrupa genelinde ise yüzde 51.4 olarak ön görülüyor. 1999 yılından beri bu oran Avrupa’da da hızla yükselmiş. 2002 yılında dünyadaki araç üretiminin ise yüzde 22’si dizeldi. 2006’da bu oranın yüzde 27, 2010’da ise yüzde 29 olması öngörülüyor.

Batı Avrupa’da dizel üretim oranı ise dünyanın diğer ülkelerinden daha yüksek. 2002’deki oran yüzde 44.32 iken, 2006 yılı için öngörülen oran yüzde 54.72. Kuzey Amerika ülkelerinde ise dizelin üretimdeki payı Avrupa’ya göre çok düşük. ABD dizel motorları için en büyük potansiyeli oluşturuyor. Dizelin üretim içindeki payı yüzde 9. Ama enerji fiyatları ABD'de de yükselecektir, bu da dizel motorun pazarda yaygınlaşmasını kolaylaştıracaktır.

Türkiye’de üretilen her 100 araçtan 67’si dizel

Peki Türkiye'nin otomotiv üretiminde dizelin payı nedir? Toplam üretimin ne kadarı dizel araçtan oluşuyor?

Otomotiv üretiminde dizelin payı 2002 yılında yüzde 47 idi. Bu oran 2003’de yüzde 54, 2006’da yüzde 67 olarak ön görülüyor. Dizel motor kullanımının hızla artışı özellikle son yıllarda dizel motor teknolojisindeki önemli değişimlerle doğrudan ilgili. Önceki yıllarda dizel motorlar güç başına düşen aşırı ağır yapısı, yüksek gürültü ve titreşim düzeyi, düşük çalışma hızı ve düşük ivmelenmesi gibi temel nedenler ile daha düşük yakıt tüketimine rağmen, daha çok ağır araçlarda kullanılıyordu. Motor teknolojisindeki son yenilikler ve özellikle yakıt sistemlerinde sağlanan ileri teknolojik gelişmelerle motor yapısı hafifletilirken, hızı ve ivmelenmesi artırıldı, titreşim ve aşırı gürültü büyük oranda azaltıldı. Bu suretle hafif araç olarak adlandırılan ve toplam üretimin yüzde 90’ından daha fazlasını oluşturan otomobil ve hafif ticari araçlarda kullanımı hızla yaygınlaştı.

KALİTELİ AKARYAKIT BULUNUYOR

Bunların dışında dizel motorlar benzin motorlarına göre daha düşük yakıt tüketimi ile CO2 emisyonlarının azalmasına önemli katkı yaparken, egzos emisyon değerleri de daha düşük düzeyde bulunması nedeni ile çevre kirliliği açısından fayda sağlamaktadır. Dizel motorların bütün bu üstünlüklerinin ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden biri de motor teknolojisinin gerektirdiği kalitede akaryakıtın pazarda her noktada bulunabilmesidir. Burada dizel yakıtındaki kükürt oranı büyük önem taşımaktadır. Uygun standartta olmayan yakıtın kullanılması bir yandan motorun emisyon değerlerin olumsuz etkilerken, motor ömrünü kısaltmakta ve servis-bakım giderlerin büyük oranda arttırmaktadır. Bu açıdan ülkemizde uygun akaryakıt kalitesinin pazarın her noktasında kamu güvencesi altında sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Dizel araç üretiminin ne kadarı ihraç ediliyor?

Türkiye’de motorlu taşıt araçları ihracatında hafif ve ağır ticari araçların payı hızla artmıştır. Bu araçlarda dizel motor kullanılması nedeni ile üretimin yüzde 60'ından fazlası ihracata ayrılmaktadır.

Yakıt hücresi 2020’den önce pazar payı kapamaz

Dizel pazarındaki artış hızı bu şekilde devam edecek mi, yoksa yeni alternatif yakıtlar mı geleceğe yön verecek?


Avrupa’da binek araçlar için benzin ve dizel standart yakıt olmaya devam ediyor. Ancak benzin ve dizelin fiyatlarındaki artışlar, alternatif yakıtların giderek daha fazla önem kazanmasına neden oluyor. Yakıt sistemi üreten firmalar benzin ve dizel motorları için motor yönetim sistemlerine ek olarak, alternatif yakıtlar için de sistemler geliştirmektedir.

Bizim tahminlerimize göre yakıt hücresi 2020 yılından önce kayda değer bir pazar payı kazanamayacaktır. Yakıt hücrelerinin hayatımıza adapte olmasından önce hidrojenle ilgili olarak hidrokarbon yakıt reformu, hidrojen üretim ve dağıtım maliyetleri ve alt yapı araştırmaları üzerinde çalışılması gerekmektedir. Yakıt hücresi sistemleri hayata geçtiğinde çevreye olumlu katkıları olacaktır.

Öte yandan halen Avrupa Birliği'nde Faz V olarak adlandırılan yeni emisyon standardları üzerinde yoğun tartışmalar devam etmektedir. Halen ağır taşıtlar için uygulama ile ilgili sorunlar üzerinde sanayi ile Komisyon arasında ortak görüş sağlanmıştır. Ancak AB otomotiv sanayi hafif araçlarda kullanılan küçük dizel motorlarda öngörülen standardların yaratacağı yüksek maliyetin dizel motorlarına olan talebi önemli oranda daraltacağını ve bunun da karbondioksit için sanayinin ön gördüğü hedefe ulaşmayı tehdit edeceğini bildirmektedir. Bu nedenle halen yeni mevzuatın hafif araçlardaki uygulama şekli ve tarihi üzerinde yoğun tartışmalar devam etmektedir.

Bütün bu çalışmalar pazarda uygun akaryakıtın AB’nin her noktasında bulunabilmesini sağlayan önlemler ile paralel olarak sürdürülmektedir.

Bosch gibi şirketlerle dizelin imajı yükseliyor

OSD Genel Sekreteri Ercan Tezer, Türkiye’de dizel motorların gelişmesinde yakıt sistemlerindeki teknolojik gelişmelerin önemli bir rolü olduğunu belirterek, "Esasen motorlar yakıt sistemi üreten şirketlerle ortak tasarım yaparak geliştirilmektedir. Ülkemizde de sürdürülen dizel motor geliştirme çalışmalarında bu şekilde ortak çalışmalar yapılmaktadır" diye konuştu.

Türkiye’de Bosch gibi şirketlerin yaptıkları iletişim ve pazarlama aktiviteleri ile son tüketiciyi bu konuda bilinçlendirmeye çalıştığını da kaydeden Tezer şunları söyledi: "Yaptıkları iletişim çalışmaları ile dizelin geliştiği, çevreci ve ekonomik olduğu ve benzinliler kadar performanslı olduğu mesajını veriyor. Bu da dizelin imajının tüketici gözünde gelişmesi için fayda sağlıyor."

Lüks sınıfta yüzde 76'lık dizel seçimi

Türkiye’de lüks otomobil satışlarında da dizel talebi adeta patladı. Bu yılın ilk 10 ayında satılan her 100 otomobilin 76'sı dizel oldu. Geçen yıl lüks segmentte satılan otomobillerini yüzde 64'ünün dizel modeller oluşturken, bu yıl lüks sınıfta dizel payı yüzde 12 artış gösterdi. Aynı şekilde bu yılın ilk 10 ayında üst sınıftaki dizel payı geçen yıla göre yüzde 11'lik artışla yüzde 83'e ulaştı. Geçmişte dizel motorların benzinlilere göre daha hantal ve daha görültülü olmalarından kaynaklanan önyargılar nedeniyle birkaç yıl öncesine kadar lüks otomobil satın alırken dizel tercih edilmezdi. Ama son teknoloji ürünü dizel motorlar ekonomik olmalarının yanı sıra sundukları yüksek performans ve sessizlik sayesinde bu durumu değiştirdi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle