Üyeler , Üye olmak için
20 Temmuz 2008 Pazar 14:32
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Kadın
  • Teknoloji
  • Eğitim
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • E-Yaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    12/07/2008
    1-7-12-14-35-48
    ŞANS TOPU
    02/07/2008
    2-7-19-22-31-12
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Ekonomi
    21 Kasım 2005
    ‘Çağırın şu zibidiyi’ deyin Türkiye’yi tanıtmaya hazırım

    Mustafa KUTLAY

    Bugüne kadar sayısız başarılı reklama imzasını atan Ali Taran, Türkiye’nin tanıtımı için ‘çok etkili ve basit’ bir çözüm bildiğini söyledi. Taran, ‘Erdoğan bana desin ki Ali Taran adında bir zibidi var. Çağırın bakalım bu konuda söyleyecek nesi varmış. Bu konudaki görüşlerimi aktarmak isterim onlara. Tabii bedeli karşılığı’ dedi.

    BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Türkiye’nin tanıtımını yapıyorum, Türkiye’nin marka değirini artırıyorum’ sözleri ile başlayan tartışma sürerken, Ali Taran Creative Workshop Yönetim Kurulu Başkanı Ali Taran, ‘Erdoğan ve hükümeti bana desin ki Ali Taran adında bir zibidi var. Çağırın bakalım bu konuda söyleyecek nesi varmış. Bu konudaki görüşlerimi aktarmak isterim onlara. Tabi bedeli karşılığı’ dedi. Taran, sorularımızı şöyle yanıtladı:

    MARKAMIZ KÖTÜ DEĞİL

    Türkiye markası sizce nasıl kurtulur?

    -
    Türkiye markasını kurtarmaya kalkışmadan önce kurtarılacak bir durum var mı, ona bakmak lazım. Eğer durum gerçekten iddia edildiği kadar kötüyse, nasıl oluyor da bugün Türkiye’nin şirketleri, gayrı menkulleri tahminlerin çok üstünde fiyatlara yabancılar tarafından kapış kapış satın alınıyor. Türkiye markası sanıldığı kadar kötü durumda olsa bu kadar talep görür mü? ‘Türkiye markası daha iyi durumda olabilir mi’ ise başka bir soru. Bu soruya vereceğim cevap ‘Evet’ olur. Ama bu noktada bile Türkiye markasının reklamı daha iyi yapılmalı verisiyle yola çıkmam ben. Önce sorgulanması gereken konu ‘Türkiye markasının reklamı yapılmalı mı’ olmalıdır. Çünkü kimi zaman konuşmamak en etkili ve en doğru iletişim yöntemlerinden biridir.

    GERÇEKLERİ DEĞİŞTİREMEYİZ

    Kamuoyunda Türkiye markasının olumsuz algılandığına dair bir inanış var.

    - Kamuoyu çok yapay bir kavram. Nedir bu kamuoyu? Benim için pek birşey ifade etmiyor. Asıl olarak mevcut durumun doğru tesbiti önemlidir iletişimde. Verileri doğru alacaksın, tesbitlerini doğru yapacaksın. Bunları değiştirmeyi düşünmeyeceksin. Reklamcının görevi mevcut durumu değiştirmek değil, onu doğru anlamaktır. Mesajı en etkili ve sonuca ulaşacak şekilde aktarabilmek için gerçek olmasını arzu ettiğiniz noktadan değil, gerçeğin ta kendisinden hareket etmek gerekir.

    KOMPLEKSLERİMİZİ ANLAYALIM

    Türkiye markasının bugüne kadar yapılan reklamlarını nasıl buluyorsunuz?

    - Türkiye’nin iletişimi şu anda tam bir karmaşa. Belli ki bir yerlerden birtakım zorlamalar, ciddi müdahaleler var. ‘Şunu da koyalım, bunu da koyalım, şu özelliğimizi de gösterelim, bizde şu da var’ kompleksleri var. Önce bu komplekslerimizi anlamayı becermeliyiz ki doğru reklam yapılabilsin.

    ÇÖZÜM ÇOK BASİT

    Peki siz Türkiye’nin tanıtımında görev almayı düşünür müsünüz?

    - Bu ülkenin ‘reklamverenleri’ başbakan Erdoğan ve hükümeti bana desin ki ‘Ali Taran adında bir zibidi var. Çağırın bakalım bu konuda söyleyecek nesi varmış’. Bu konudaki görüşlerimi aktarmak isterim onlara. Bu ülkeyi çok sevdiğim için ve işimi iyi yaptığıma inandığım için bulduğum Türkiye iletişim çözümünü anlatma fırsatının bana verilmesini çok isterim. Tabii bedeli karşılığı. Çok basit ve çok etkili bir çözümü var. Ama tabii ki size ne olduğunu söylemem. Size söylersem 600 bin kişi duyar.

    İnce belli bardak yerine fincanda çay içmeyelim

    Avrupa Birliği içinde Türkiye markası yer bulur mu?

    - Avrupalı’ya Avrupalı gibi gözükmeye çalışarak kendimizi beğendirmeye çalışmak yanlış. Adam zaten kendisinde olmayanın peşinde; Fethiye’deki Alanya’daki güneşin peşinde. Sen çayını neden fincanda içiyorsun? Sen ince belli bardakta içmeyi seversin. Kendini değiştirmek için bu çaba niye? Kendin gibi olmayı becerdiğinde kurduğun iletişim senin en güçlü iletişimindir. Türkiye markasının kendisi gibi olmasını sağlamak lazım. Türkiye nedir sorusuna net bir cevap verebilmek ise güç. Önemli olan bu cevabı bulmaktır zaten.

    Dubai Towers, Özgürlük Heykeli’ne ‘Ankara Anıtı’ demek gibi bişey

    Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin ülke markası üzerindeki etkileri nasıl olacak?

    - Öncelikle, yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesinin Türkiye’nin geleceği üstünde etkilerinin olumlu olacağına inananlardanım. Ama itiraz ettiğim noktalar var. Mesela neden Dubai towers? İstanbul’un simgesi haline gelebilecek büyüklükte binalardan söz ediyoruz. New York’taki özgürlük anıtının adı Ankara anıtı olsaydı bugün üstüne çekeceği tepkileri hayal edebiliyor musunuz? Sadece yatırımların maddi geri dönüşlerini hesaba katmak yeterli değil. Bu binalara konulacak isimler dahil yatırım projelerinin her detayının uzun vadeli iletişim sonuçlarını da çok iyi düşünerek adım atmak lazım. Örneğın o kulelerin adının İstanbul Towers olmasını sağlamak lazım.

    Türkiye’yi önce Türklere tanıtalım

    Bugüne kadar yapılanlarda sizce en büyük eksik neydi?

    - Türkiye’nin tanıtımın yaparken kilit nokta önce Türkiye’de yaşayan insanlara Türkiye’nin tanıtımını yapmayı bilmektir. Türkiye insanının komplekssiz olmasını, özgüvenini kazanmasını sağlayacaksın ki hayattaki duruşu değişsin. Bir milletin hayattaki duruşu değişirse kendini iyi hisseder, daha güçlü olur, etrafıyla daha etkili iletişim kurar. Bu yüzden Türkiye’nin tanıtımındaki öncelik Türk’e Türkiye’nin reklamını yapmak olmalıdır. İkinci aşama yurtdışında yaptığın Türkiye reklamlarının bunun uzantısı olmasını sağlayabilmektir. Asıl etkiyi yaratacak olan her ikisinin bir olmasıdır.

    ‘Bize hindi diyorlar’ kompleksinden kurtulalım

    TÜRKİYE’nin İngilizce karşılığı konusundaki tartışmaları da değerlendiren Ali Taran, şunları söyledi: ‘Turkey hindi demektir, bu milletimize hakarettir, bize bundan böyle Turkiye desinler’ anlayışı da bize patinaj yaptıran komplekslerden biri. Kimsenin başka bir milletin diline müdahale hakkı olamaz ki. Bunu düşünmek bile abes. Amerikalının Türklere Amerika sözcüğündeki ilk iki harften dolayı arıza yapmasına benzer. Ülkemize Turkey denmesinden bu düzeyde rahatsız olmak bile ülke iletşiminde büyük bir engeldir.’

    Taran’ın tanıtım hizmeti verdiği bazı markalar

    Mavi Jeans

    Genç Parti

    BMC

    Arzum

    Derbi

    Filli Boya

    Finansbank

    Komili

    Marks and Spencer

    Tokai

    Arko

    BP

    Fındık Tanıtım Grubu

    Duru

    İş Bankası

    Kanal D

    Sagra

    Lio

    Telsim

    Vestel

    Yapı ve Kredi

    Yataş

    İxir

    Superonline

    Eurovision tantanası ile tanıtım olmaz

    DÜNYACA
    ünlü marka danışmanı Simon Anholt’un, ‘Eurovision’u yaptınız ama tanıtamadınız, mesajınız yoktu’ sözlerinhi de değerlendiren Ali Taran, şöyle konuştu: ‘Kim tanıtamamışsa çok iyi etmiş. Geçmiş yıllarda Eurovision’un Türk toplumunun özgüvenine yıllarca vurduğu darbenin yarattığı zarar öyle büyük ki. Eurovision’un biz Türklerin zihinlerindeki çağrışımı daima olumsuzdur ve bu derin travma Türkiye’nin bir kere Eurovision birincisi olmasıyla aşılamaz. Eurovision tantanası koparmak iletişim hatasıdır.’

    Marka Konferansı’nda ‘Türkiye’ tartışılacak

    1-2 Aralık 2005 tarihlerinde Çırağan Oteli’nde düzenlenecek olan MARKA 2005’te tanınmış ingiliz marka uzmanı Simon Anholt ve tanınmış reklamcı Ali Taran’ın Türkiye markasıyla ilgili görüşleri çarpışacak’. Ali Taran, Marka 2005’de ‘Türkiye Markası’ nedir? Bu markanın tanıtımı yapılıyor mu, yapılmıyor mu? Türkiye Markası’nin reklamı yapılmalı mıdır, yapılmamalı mıdır? Türkiye Markası’nın sahibi kimdir? Türkiye Markası’nın reklamı kime ya da kimlere hitaben yapılmalıdır? Bu konularla ilgili ‘komplekssiz’ birinin görüslerini duymak ister misiniz?’ başılıklı bir konuşma yapacak.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
     
       Yorum Sayısı: 3 / 3Yorumlarınızı Yazınız diğer yorumlar >>>   
     
      atakan atikcan21/11/2005 - 13:23 
     Kendini zibidi olarak pazarlayan birinin, ülkeyi nasıl pazarlayacagı bilinmez ama bu kadar saygın reklam ajansı ve reklamcı varken mumu sonmek uzere olan birine bu is ancak ve ancak konkur ortamında verilmeli. Boyle aciklamalar yaparak diger ajansların projelerini sunmasını engellemesi ve kapılar ardında isi olup bittiye getirmek sanıyorum ki taran'in hukumeti cok iyi etut etmesinden kaynaklanıyor.  
      Nilüfer Çetin21/11/2005 - 7:27 
     Türkiyenin tanıtımı nı kendine saygısı olmayan biri yapmamalı. 
      ibrahim guney21/11/2005 - 3:21 
     isin icinde para varsa onu Tayyip Bey'e sat. Iyi fikirse , parasi verilmelidir.  
     
       Yorum Sayısı: 3 / 3Yorumlarınızı Yazınız diğer yorumlar >>>   
     
    Diğer Haberler
    En Beğendiğiniz 10 Haber
    height=8
    Lütfen bu haberi değerlendiriniz...
    height=6
    Beğenmedim    1   |  2   |  3   |  4   |  5     Beğendim
    height=6
      Fırsat Ürünleri
    CREATIVE ZEN VISION W 60GB MP3 PLAYER
    Maksimum Kart ile peşin fiyatına 10 taksit
    © Copyright 2006 Hürriyet
    www.hurriyetkurumsal.com