Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.
Hürriyet'i Takip Et
Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Kimdir bu "faiz lobisi"

Barış BALCI / hurriyet.com.tr
10 Haziran 2013
    Kimdir bu "faiz lobisi"

    Gezi Parkı protestolarıyla dalgalanan piyasalarda gösterge tahvil faizlerinde de yükseliş yaşanınca hükümet cephesinden "faiz lobisi yeniden iş başında" açıklamaları geldi. Ekonomistler ise ekonomide faizden kâr edenlerin ortaya çıkmasının normal olduğunu belirtirken, faizden kâr sağlayanların toplumsal olay çıkarma gücünde olan bir lobi olmadığını, eğer lobi varsa da bu lobi ile mücadele etmek için ortamın yumuşatılması gerektiğini belirtiyor.

    Gezi Parkı olaylarının ardından piyasalarda büyük dalgalanma yaşanması hükümet cephesinde "faiz lobisi harekete geçti" şeklinde yorumlandı. Peki başta yabancı fon kaynakları olmak üzere Türkiye'de faizin tekrar yükselmesini isteyenler, kısacası "faiz lobisi" gerçekten var mı?

    AKLA NE GELİYOR?
     
    Aslında 'faiz lobisi'nin ekonomi literatüründe tam bir karşılığı yok. Ancak "faiz lobisi" denince genellikle Türkiye ekonomisinde özellikle 90'lı yıllarda yaşanan yüksek faiz ortamından kâr edenler akla geliyor. Yüksek enflasyonun damga vurduğu o yıllarda Türkiye yüksek faiz oranlarıyla piyasadan borçlanarak kamu dengesini sağlamaya çalışıyordu. O yıllarda yabancı fon kaynakları da dahil olmak üzere Türkiye'den kamu kağıtları alan şirketler ve finans kuruluşları, bu faiz seviyesi sayesinde hiçbir şey yapmadan yüksek getiriler sağlıyordu.


    Borsa bir saat geç açıldı 

     
    İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Kadir Tuna, o dönem birçok banka ve şirket bilançosunda üretim dışı kazançların yüksek olduğuna dikkat çekiyor. "O dönemler birçok holdingin faaliyet dışı gelirlerinde çok ciddi bir faiz geliri vardı. Üretim yapmadan kamuyu fonlayarak kazanç sağlıyorlardı. Bu da üretimden vazgeçilmesine sebep oluyordu. Finans sistemi de kamuyu finanse etme üzerine kuruluydu" diyor.
     
    Günümüzde ise faiz açısından artık çok farklı bir atmosfer var. 2000'li yıllarda Türkiye ekonomisi tekrar yükselişe geçerken faiz oranları da tek hanelere çekildi. 2001 krizinde üç haneli oranları gören faiz bu sene yüzde 5'li oranlara indi.
     
    FİNANS ÇEVRELERİ TOPLUMSAL HAREKETİ ORGANİZE EDEMEZ
     
    Ekonomistler "faiz lobisi" kavramı ile net bir kitleyi ifade etmenin imkansız olduğunu belirtirken, faizden kar sağlayan aktörlerin piyasa koşulları içinde doğal olarak bulunacağının altını çiziyor.

    Acemoğlu: Uzun vadede yabancı yatırım artar


     
    Ekonomist Ege Cansen, iktisat biliminde yaygın bir kanı olan 'kısa vadeli faizleri merkez bankası, uzun vadeli faizleri ise piyasalar belirler' görüşünü hatırlatarak Türkiye'de belirgin faiz lobisinden bahsetmenin mümkün olmadığını söylüyor. Cansen, "Ben böyle net bir faiz lobisi olduğuna inanmıyorum. Ancak ekonomide farklı görüşte olanlar olabilir. Faizlerin çok düşük olduğunu ve bunun ileride sorun yaratabileceğini iddia edenler de var. Zaten dünyadada "sıfır faiz artık fazla oldu, balon yapabilir" diye düşünenlerin sayısı hiç az değil. Türkiye için ise faiz lobisi diyebileceğimiz, baskı yapan, manipülasyon yapan bir açık veya gizli lobi olduğunu görmüyorum" diyor.
     
    AHLAKİ ZAAFİYET OLMADIKÇA SORUN YOK
     
    İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kerem Alkin, para ve sermaye piyasası risk ve getiri üzerine kurulu bir yapı olduğundan faizden kazananların dünyada her yerde olduğunu söylüyor.  Alkin'e göre faiz lobisi dünyanın her yerinde var ama ahlaki zaafiyet olmadığı müddetçe bu son derece doğal. Peki Türkiye'de Gezi Parkı olaylarından sonra kıpırdanan gösterge tahvil faiz oranları gerçekten bir lobi tarafından yönlendiriliyor mu?
     
    Alkin, ekonomilerde faiz oranlarından kar sağlayan hiçbir aktörün Gezi Parkı protestolarını organize edecek güce sahip olmadığını vurguluyor: "Ekonomik açıdan çok geri kalmış, ülkeyi kimin yönettiğinin belli olmadığı ülkelerde, uluslararası finans çevreleri belli denemelere girmiş olabilir ancak, Türkiye gibi imparatorluk ve 90 yıllık cumhuriyet geçmişi olan bir ülkede, finans çevreleri tarafından  bir toplumsal hareket organize edilemez."

    Moody’s: Protestolar Türkiye’nin cazibesini azaltabilir

    FAZİ LOBİSİ METAFORUNA SARILDILAR
     
    Geçtiğimiz haftanın faiz rakamları incelendiğinde de siyasi atmosferle ne kadar paralel gittiği gözlemleniyor. Başbakan Erdoğan'ın geri adım atmayan konuşmalarının ardından faizlerin yüzde 7'leri test ettiği görüldü. Arınç ve Gül'ün yumuşatıcı açıklamaları ve haftanın sonuna doğru gelen Fitch'in olumlu açıklaması sonucu faizler tekrar yüzde 6.50'lere geri çekildi. Bu da aslında faizin ipinin siyasilerde ve ekonomiyi yönetenlerde olduğunu gösterir nitelikte.
     
    Ekonomist Uğur Gürses'e göre yetkililer "faiz lobisi" açıklamasına sarılarak paniğe kapılıyor. Gürses faiz lobisinin siyasi bir metafor haline geldiğini söylerken mevcut durumda Türk tahvili bulunduran yabancının mevcut yüksek faizden zarar ettiğini vurguluyor.
     
    Gürses "Hükümetten gelen açıklamalarla faizin yükseldiği görülüyor. Bu işi sahiplenmeleri gerekenlerin paniğe kapılarak faiz lobisi metaforuna sarıldığını görüyoruz" diyor.
     
    PARAZİT YAPAN DIŞ YATIRIMCI...

    Prof. Dr. Deniz Gökçe ise Akşam gazetesinde faiz lobisini, 'Tatlı kazanç peşinde koşar. Bu kazancı sağlamak için yüksek faiz-yüksek döviz kuru arzular. Kendisi kazanırken ülkeyi fakirleştimeyi umursamaz' şeklinde tanımlıyor. Gökçe'ye göre kimin faiz lobisi sayılacağını söylemek zor olsa da bunun cevabı doğal olarak yabancı finans kuruluşları, bankalar, fonlar... Ayrıca bunların Türkiye ayağı da buradaki banka ve finans kuruluşları. Gökçe, sistemi anlatıp ve 'faiz lobisi'nin tanımını şöyle yapıyor: "Türkiye’ye yatırıma gelen fon ya da banka, döviziyle önce Türk Lirası alıyor. Bu Türk Lirası’nı hisse senedi ya da iç borçlanma senedine yatırıyor. Çıkarken de Türk Lirası’nı döviz yapıp evine dönüyor. Türkiye’de de bazı yerli aracı kuruluşlar ve bankalarla beraber hareket ediyorlar.
    Dış ülkelerden Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcılar sıklıkla yerel faizi artırmamız için bazen nasihatlar verirler. Çünkü faiz yükselirse Türk Lirası’nın dövize karşı değeri yükselir. Bu da dış yatırımcının işine yarar. Çünkü ülkemize yüksek getiriyi izleyerek gelen dış yatırımcı, ülkemizin parası değer kaybettikçe yüksek getiriden kazandığını, TL’nin dövize karşı değer kaybetmesi nedeniyle kaybetmek durumunda kalır. İşte getirisi kur değişmesine kurban gitmesin diye parazit yapan dış yatırımcıya ‘faiz lobisi’ diyebiliriz."

    ELİNDE TAHVİL OLAN YÜKSEK FAİZDEN ZARAR EDİYOR
     
    Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ise, Anadolu Ajansı'nda yer alan açıklamasında, mevcut durumda finans dünyası açısından faizlerin yüksek olmasının iyi bir şey olmadığını ve finansal sektörün faizlerin yükselmesi karşısında birçok açıdan olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Şu an tahvile yatırım yapan kesimlerin elinde büyük bir tahvil stoku olduğunu belirten Uzunoğlu bu kesimin alacağı daha küçük ölçekli tahvil uğruna faizin yükselmesini istemeyeceğini söylüyor. Uzunoğlu yükselebilecek faizlerin finans sektörü için oluşturacağı sıkıntıları şöyle sıralıyor:
     
    "Faizlerin yükselmesi varlık fiyatlarını düşürür. İkincisi, faizlerin yükselmesi teminat sistemini çökertir. Teminatların değeri de düşmüş olur. Bu da bankaların ek teminat istemesine ve kredi risklerinin artmasına yol açar. Üçüncüsü, faizlerin yükselmesi özellikle vade riski nedeniyle öncelikle net faiz marjını düşürür. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın finans çevreleri, elinde hisse senedi, tahvil-bono olanlar hiç bir şekilde bunların değerinin düşmesini istemezler."
     
    FAİZ LOBİSİ İLE TANSİYONU DÜŞÜREREK SAVAŞILIR
     
    Tablo bu olunca da "faiz lobisi" tanımı ile belirli bir kitleyi göstermek de zorlaşıyor. Yine de bu ortamdan haksız kazanç sağlayanlar varsa da bunu bertaraf etmenin yolu ortamı yumuşatmaktan geçiyor. Kadir Tuna da son gelişmelerin Türkiye'nin risk primini artırdığına dikkat çekerken risk priminin düşmesi için mutlaka tansiyonun düşürülmesi gerektiğini söylüyor.

    Tuna, " Siyasi gelişmeler en sonunda ekonomik risk düzeyini etkiler. Bu da faizlerin değişmesine neden olur. Tansiyonun düşmesi gerekiyor. Tansiyonun düşmesi, toplumsal uzlaşma sağlanarak risk primi düşürülebilir" açıklamasını yapıyor.
     
    Top, şimdilik "faiz lobisine" dikkat çeken hükümet yetkililerinin sahasında gibi gözüküyor.

    bbalci@hurriyet.com.tr


     

    Her türlü hakkı saklıdır.

    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 20:44
    IMF,e borcumuzun bittiğini her fırsatta övünerek bahseden Hükümetin,faiz lobisinden korkmasına pek inanmadım ...
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 20:21
    DÜNYADAKİ FAİZLER EN FAZLA %2 İKEN SEN %7-8 FAİZ VERİRSEN ELBETTE RANTİYECİDE OLUR
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 16:59
    Olayların faili tek başına faiz lobisi olamaz. İşin içinde uzay çağını başlatıp gezegenlerini ellerinden alacağız diye korkan uzaylılar da olabilir !
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 15:35
    FAİZ LOBİSİ BİRİLERİ FAİZİN DÜŞÜRÜLECEĞİNİ BİLİYOR VE BONO ALIYOR DAHA SONRA FAİZLER DÜŞÜYOR BİRİLERİ YÜKSEK KAR SAĞLIYOR VE ELİNDEKİ KAĞIDIN BR KISMINI ELDEN ÇIKARIYOR BİR KISMINIDA FAİZ DAHA DÜŞER DİYE ELİNDE TUTMAYA DEVAM EDİYOR FAKAT FAİZLER HIZLA YÜKSELİNCE ELİNDEKİ HZBN LERİN DEĞERİ DÜŞÜYOR D
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 14:58
    EĞER FAİZ LOBİSİ VARSA (?) O ZAMAN OYUNUNU BOZUN, İSTANBUL'DA GEZİ PARKI İÇİN ANKET YAPIN VE BELEDİYE SEÇİMLERİNE KADAR ANKET SONUCUNU UYGULAMAYIN. BAŞKA SORUN?
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    10/06/2013 - 14:45
    @devils advocate: dogru olmayan verilerle insanlari kandirma, tarihimizin en yuksek is orani akp iktidarinda yasanmistir. @ mustafa kocak: borsa dusmedigi an hic kimseyi suclayamazsin, illegal karlar dususun sonrasindaki yukselmeden gelir, oda bu hukumette hatirladigim kadariyla 1 yada 2 defa oldu
     ADnet  
    Reklam için
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding