Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Offshore paralarına ödeme yolu açıldı

AA
10 Nisan 2012
17 bin banka mağduruna ödeme yolu açıldı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin “Yurtbank'ın offshore bankası olan Yurt Security Off-Shore Bank'ta hesabı bulunan kişiye zararının faiziyle birlikte ödenmesine” karar vermesi sonucu ING Bank'ın offshorezede'ye yaptığı 1.2 milyon liralık ödemeyi talep ettiği Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yaptığı itiraz reddedildi.

Söz konusu karar ile birlikte, offshore hesabı bulunan bankaların ödemediği/ödeyemediği mevduatların sorumluluğu Fon'a yüklenmiş oldu.

10 yıl önceki batan banka furyasında mevduat sahiplerine ödeme yapılmış ancak off-shore hesaplar güvence dışı tutulmuştu. Yargıtay’ın bu kararıyla, yaklaşık 17 bin offshorezedeye de umut ışığı doğdu. Off-shore’da batan para 600 milyon dolardan fazlaydı. Faiziyle birlikte TMSF'nin, 3 milyar dolara yakın bir yükle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

ING Bank'ın offshorezede'ye yaptığı ödemeyi talep ettiği TMSF'nin itirazının reddedilmesi üzerine, 1 milyon 278 bin 391,67 liralık tutar, hisse devir sözleşmesi kapsamında Fon'un her türlü yasal hakları (iade, tazmin vesaire dahil) saklı tutularak ING Bank'a ödenmek zorunda kalındı.

Söz konusu kararın, sadece Egebank Off-Shore Ltd., Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. ve Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde bulunan offshore mevduat tutarlarını kapsadığı öğrenildi.

Alınan bilgiye göre, yerel mahkeme kararının bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/313 E., 2010/561 K. 11.10.2010 tarihli kararı ile bu defa, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda, “...davalı banka ile birlikte davacıya karşı müştereken müteselsilen sorumlu bulunduğu gerekçeleri ile Ali Balkaner hakkında açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerektiği kaydedilerek, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak 21 Aralık 1999 tarihi olarak belirtilip bu tarihten itibaren faiz uygulanması talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir...” gerekçeleriyle davanın kabulü ile 204 bin 198,05 lira alacağın davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 21 Aralık 1999 tarihinden itibaren değişen oranlar uygulanmak suretiyle yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar Ali Balkaner ve ING Bank AŞ'den müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine dair verilen karar esas ve aleyhe hükmedilen harç yönlerinden TMSF'ye temyiz edildiği belirtildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bu defa 2010/15409 E., 2011/11016 K. sayı, 11 Ekim 2011 tarihli ilamı ile, “... uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank AŞ'nin 22 Aralık 1999 tarihinde TMSF'ye devir olunduğu, 26 Ocak 2001 tarihinde ise Sümerbank AŞ ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank AŞ, sonraki unvanı ING Bank AŞ arasında yapılan 9 Ağustos 2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF'nin sorumlu olacağı kararlaştırıldığı, TMSF'nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının esasen Fon'a devredilen Yurtbank AŞ'nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibarıyla davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF'nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şeklide harçtan sorumlu tutulması doğru görülmediği ve kararın bu şekilde bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına” karar verildiği hatırlatıldı.

Yerel mahkeme kararının onanması üzerine Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/17464 E. sayılı dosyasından 25 Ekim 2010'da başlatılan ilamlı icra dosyasından 27 Ekim 2011 tarihinde, 26 Ekim 2011 itibarıyla toplam 1 milyon 278 bin 391,67 liralık muhtıra tebliğ edildiği belirtilerek, şöyle denildi:

“Yargıtay onama kararına karşı süresi içerisinde karar düzeltme talep edilmiş olup, karar düzeltme talebi icrayı durdurmadığından muhtırada yer alan taleplerin kontrol edilerek ödenmesi için Varlık Yönetimi Daire Başkanlığı'na 28 Ekim 2011 tarih, 4457 sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir. Varlık Yönetimi Dairesi'nin yapmış olduğu hesaplama sonucu, muhtırada tespit edilen 33 bin 16,49 lira fazla tutar İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmıştır.

Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/17464 E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibi sonucunda Kurumumuza tebliğ edilen 1 milyon 278 bin 391,67 lira muhtıra tutarının ödenmesi hususunda değerlendirmelerin sürdürüldüğü aşamada ING Bank AŞ Bursa Heykel Şubesi'nde haciz işlemleri başlatılması üzerine icra müdürlüğü hesabına banka tarafından dosya borcu olan 1 milyon 278 bin 391,67 lira ödenmiştir. Bankadan hacizle tahsil edilen bu tutar, hisse devir sözleşmesi kapsamında Fon'un her türlü yasal hakları (iade, tazmin vesaire dahil) saklı tutularak bankaya ödenmek zorunda kalınmıştır.”

Eski TMSF Başkanı, kararı “hatalı” bulmuştu

Eski TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, Kasım 2011'de, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplum adına bu karara üzüldüğünü ifade ederken, “Yargı, offshore'cu lehine bir karar vermeyebilirdi. Çünkü biz hakim ortaktan normal alacağımızı almakta güçlük çekerken, bir de offshore nedeniyle kamuyu yeni bir maliyetin altına sokmanın bir anlamı yok. Bu konuda yargının TMSF aleyhine herhangi bir kararı bulunmamakla birlikte banka devir protokollerine dayanılarak dolaylı yoldan bu maliyet Fon'a yıkılmaya çalışılmaktadır” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Gül, kararın son derece hatalı olduğunu savunarak, şu görüşleri dile getirmişti:

“Yargı kararlarına uymak yasalarımızda bir yükümlülük olmakla birlikte bu kararın hatalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu ülkeye vergisini vermeyen, TMSF'nin sigorta kapsamında olmayan offshore paralarının topluma ödettirilmesini toplum vicdanı kabul etmez diye düşünüyorum.

Biz 50 bin liralık limite sigorta sağlıyoruz, bırakın bunun üzerindeki bir rakamı hiçbir sigortası olmayan offshore gibi kayıt dışı bir işleme sınırsız güvence sağlanıp bu paranın ödenmesi toplum vicdanını yaralayacağı gibi dolaylı yoldan mevduat güvence sistemini de tahrip edecektir. Offshore paralarının kamunun kasasından çıkmasına toplum olarak karşı çıkmamız lazım, biz de kurum olarak elimizden gelen ne varsa yapacağız. Bu hususta hukukçularımız gerekli çalışmayı yapmaktadır.”

TMSF'den yapılan açıklamada da şöyle denilmişti:

“Egebank Off-Shore Ltd., Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. ve Efektifbank Off-Shore Ltd. nezdinde bulunan offshore mevduat tutarlarının toplam dolar karşılığı; murakıp raporlarında yer alan tespitler dahilinde, Egebank, Yurtbank ve Sümerbank'ın Fon'a devir tarihleri itibarıyla yaklaşık olarak 185 milyon dolar, banka teftiş kurulları tarafından hazırlanan rapor ve bilgi notları, offshore banka hesap ekstreleri ve diğer belgeler üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, offshore bankanın varlıklarından yapılan ödemeler sonrasında kalan offshore mevduata ilişkin en son tespitin yaklaşık olarak 110 milyon dolar, bu konuyla ilgili olarak halihazırda açılmış davaların (anapara) dava tutarının toplam dolar karşılığının 15 Kasım 2011 tarihi itibariyle yaklaşık 58 milyon dolar (2000 yılından bu yana işleyecek faiz dahil değildir), 15 Kasım 2011 tarihine kadar offshore mevduatlarla ilgili olarak kurumumuzca yapılan ödemelerin anapara ve faiz toplamının, ödeme tarihleri itibariyle dolar karşılıkları toplamının 8,7 milyon dolar olduğu tespit edilmektedir.”

Egebank Off-Shore Ltd, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. ve Efektifbank Off-Shore Ltd Bank'ın ödemediği/ödeyemediği mevduatların sorumluluğunun ING Bank veya TMSF'ye yüklenmemesi gerektiği, Fon'un, sorumluluğu bulunmadığı halde yüksek faiz beklentisi içinde parasını offshore bankasına gönderen mudilerin/davacıların mevduatını faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldığı vurgulanan açıklamada, “Mevduatını karlı ve fakat riskli bir mecrada değerlendirmeyi seçmiş olan kişilerin Türk bankalarında mevduat hesabı açmış olan büyük çoğunluğa göre daha karlı bir sonuç elde etmeleri, mahkemelerin ne yazık ki buna izin vermeleri ve bunun yükünün de kamuya fatura edilmesi hak ve adalet duygusuna aykırı düşmekte ve kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır” denilmişti.

Geçmişte ne olmuştu...

Bursa'da yaşayan Mücdat Mançu'nun Yurt-Security Off-Shore hesabına yatırdığı 204 bin 198 liranın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada, yerel mahkeme, ilk kararında davayı zamansız açılma gerekçesiyle reddederken, Mançu, konuyu bir üst mahkemeye taşımıştı. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay, 2009 yılı Aralık ayında yerel mahkemenin kararını bozarak davanın yeniden görülmesine hükmetmişti. Davayı yeniden ele alan yerel mahkeme, bu kez Ekim 2010'da mudi lehine karar verdi. Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından da onandı ve Daire, paranın ING Bank tarafından ödenmesine hükmetti.

ING Bank, mudinin parasını gecikme faizi ile birlikte 1,2 milyon lira olarak ödedi. Banka, OYAK ile TMSF arasında yapılan hisse devir sözleşmesi gereği söz konusu miktarı TMSF'den talep etmişti. TMSF de karara itiraz etmişti.

Off-shore bankacılık

Offshore bankacılık, ulusal bankacılık sisteminin dışında faaliyet gösteren, faiz, vergi, denetim yönünden ayrıcalık ve kolaylıklara sahip, temel amacı yabancı para ve sermaye piyasalarıyla bütünleşme ve uluslararası bankacılık işlemlerinin hacmini genişletmek olan ve bankacılık lisansı aldığı ülkede ikamet edenlere kapalı bir bankacılık türü olduğundan, yüksek faiz getirili fakat mevduat sigortası kapsamı ve güvencesi dışında bir sistem olarak biliniyor.

Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
10/04/2012 - 21:17
Banka batsa idi ve icra iflas kanununa göre işleme sokulsa idi, o zaman sadece TMSF tarafından gerçekte sigortalanan tutarlar (kişi başı yurtiçin mevduata 50000 tl) ödenecekti. Onun yerine TMSF bankaya el koyduğu için bu bomba elinde patladı. Hayırlı olsun. Bence doğru bir karar.
Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
10/04/2012 - 18:29
OFFSHOOR HESABLAR DAN MEVDUAT SİGORTA FONU KESİNTİSİ YAPILMAZ BU HESABLAR HİÇ BİR VERGİ VE FON KESİNTİSİ OLADIĞI İÇİN YURT DIŞINDA GİBİ GÖRÜNÜR BU HESABLAR İÇİN ÖDEME YAPILMASI ANLAMSIZ BU HESABI AÇTIRANLAR BU HESABLARIN DEVLET GÜVENCESİNDE OLMADIĞINI BİLİYORLARDI VATANDAŞ BU YÜKÜ NİYE ÜSTLENSİN
Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
10/04/2012 - 16:34
10 yıl önceki batan banka furyasında mevduat sahiplerine ödeme yapılmış ancak off-shore hesaplar güvence dışı tutulmuştu. Yargıtay’ın bu kararıyla, yaklaşık 17 bin offshorezedeye de umut ışığı doğdu.80 Milyar $ ve 17 bin off shore zede ? Üzentüden Ölenlerin hesabını kim verecek? Bu haber gerçek mi?.
Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
Hüseyin AKDAĞ
10/04/2012 - 16:11
10 yıl önceki batan banka furyasında mevduat sahiplerine ödeme yapılmış ancak off-shore hesaplar güvence dışı tutulmuştu. Yargıtay’ın bu kararıyla, yaklaşık 17 bin offshorezedeye de umut ışığı doğdu.80 Milyar $ ve 17 bin off shore zede ? Üzentüden Ölenlerin hesabını kim verecek? Bu haber gerçek mi?.
Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
10/04/2012 - 15:47
Fazla faize tamah edip riski yüksek olan Off-Shore hesaplarına para kaptıranların ceremesini niçin millet çeksin.O zaman parasını düşük faizle devlet bankalarına yatıranların günahı neydi?Böyle saçma bir adalet anlayışı olmaz.
 ADnet  
Reklam için
© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding