
Holding’in Yıllık Paylaşım Toplantısı’nda konuşan Kurtul, 2011’de perakende sektöründe satışlarını yüzde 17, faaliyet karlılıklarını ise yüzde 70 arttıklarını açıkladı ve “Carrefour’daki mevcut durumumuzu değiştirmek istiyoruz. Bu süreçte görüşmelerimiz olacak. Ne olacağına değerlendirmelerimiz sonrasında bakacağız. Nasıl olacak, bakıp göreceğiz. Gıda perakende sektöründe büyümek istiyoruz. Organik ve inorganik büyümeleri değerlendirmek isteriz” dedi.
Kurtul, gazetecilerin Sabancı Holding’in Migros’la ilgilenip ilgilenmediği yönündeki sorularına ise net yanıt vermeyip, organik ve inorganik büyümelere açık olduklarını yineledi.
Sabancı Holding, 2011’de CarrefourSa ve DiaSA ile organize gıda perakendeciliği alanında 3. büyük şirket konumunda olduklarını da açıkladı.

FAALİYET KARI YÜZDE 70 OLDU
Yıllık Paylaşım Toplantısı’nda, 2011’de konsolide net satışların 22.9 milyar dolar olduğu, 2010’a kıyasla satışların yüzde 17 arttığı da belirtildi. Şirket konsolide net karı 4.3 milyar TL olurken, bankacılık sektörü dışındaki faaliyet kârı 1.1 milyar TL oldu.
Kurtul, şirketin 2011’de bankacılık dışı sektörlerde yüzde 70 kâr ettiğini açıkladı.
Sabancı Holding’in 2011’deki özkaynak artışı ise yüzde 29’un üzerinde bir artışla, 14 milyar TL’ye yaklaştı.
Şirketin İMKB’de işlem gören 12 şirketinin, borsanın piyasa değerinin yüzde 12’sine denk geldiği de ifade edildi.
Sabancı Holding’in net aktif değeri ise 13 milyar dolar olarak gösterildi.
3 BİN KİŞİLİK YENİ İSTİHDAM, 2 MİLYAR DOLAR YATIRIM
2012 yılında 60 binin üzerinde çalışanı olması planlanan Sabancı Topluluğu, 2011'de 3 bin civarında yeni istihdam yaratırken, bu yıl da 3 bin adet daha yeni iş olanağı yaratmayı hedefliyor. Topluluk bünyesinde en fazla işe alım yapılacak iş kolları perakende, finansal hizmetler, sanayi ve enerji olarak belirlendi.
2012 yılı yatırımlarını dolar bazında yüzde 36 artırmayı bütçeleyen Topluluk şirketleri, bu yıl toplamda yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım planlıyor. Bunun yüzde 68'ini oluşturan 1,3 milyar dolarının enerjiye yatırılması öngörülürken, yatırım bütçesinden sanayi yüzde 14, banka ve sigorta yüzde 7, çimento yüzde 6 ve perakende yüzde 5'lik pay alacak.
Bu arada, 2011 itibarıyla 11,1 milyar dolar olan Sabancı Holdingin net varlık değerinin, 2016 yılında 25 milyar dolara yükseltilmesi hedefleniyor.


2011’DE BEKLENTİLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK
Sabancı Holding çalışanlarına internet üzerinden naklen yayınlanan toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 2011’de şirket olarak bütün beklentilerini gerçekleştirdiklerini belirtti.
Sabancı Topluluğu olarak 2011 yılında hedefleri gerçekleştirdiklerini, 2011 yılının Topluluk açısından yeniden ciddi büyüme ve değer yaratma yılı olduğunu belirten Sabancı, karlılığı artırarak istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeye devam ettiklerini ifade etti.
2012 planlarının da yine aynı paralelde olduğunun altını çizen Sabancı, “Hatta ben arkadaşlarımın bazı planlarını biraz muhafazakar bile buluyorum” dedi.
GÜNDEMDEKİ KONULARA DA DEĞİNİLDİ
Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda gündemdeki konuları da değerlendiren Sabancı, eğitimde 4+4+4 sistemine geçilmesi konusunda kendi görüşleri istendiğinde, “Bu konudaki tartışmalar demokrasinin bir gereğidir. Bu konuda tartışmaların yapılmasını sağlıklı buluyorum. 4+4+4 sistemine yönelik en büyük kaygı, eğitimde kesintilerin olması. Çocuk işçi, çocuk gelin vakalarının artması… Bunlar zaten mevcut kaygılar. Bu sıkıntılara yönelik kaygıların dikkate alınacağını da umut ediyorum” dedi.
ANAYASA VE VERGİ REFORMU EN ÖNEMLİ ÖNCELİKLER
Güler Sabancı, Türkiye ekonomisinin kırılganlık göstermeye açık yönlerinin de bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Türkiye'nin net sermaye ithal eden ve dolayısıyla cari açık veren bir ülke olması doğaldır. Ancak, hedefimiz, bu açığın makul düzeyde tutulması olmalıdır. Bir yandan cari açığı azaltıcı düzenlemeler yaparken, öte yandan bunun için daha fazla tasarrufu teşvik etmeliyiz. Bireyler, şirketler ve hükümet olarak hepimiz daha fazla tasarruf etmeliyiz. Bu, önümüzdeki yıllarda ekonomik olarak birinci ulusal önceliğimiz haline gelmelidir. Ülkemizin yakaladığı bu kalkınma performansını devam ettirmesi, dünyadaki kaynaklardan gereken payı ve yatırımı alması, sürdürülebilir ve istikrarlı büyümesi için atması gereken çok önemli adımlar da vardır.
Bunların en önemlisi yeni bir anayasadır. Yeni anayasa, Türkiye’nin gelişmesini sürdürülebilir kılmasının şartıdır. Yeni anayasayla ilgili, katılımcı bir süreçle ve çoğulculuğu kabul ederek çalışıldığını görmek bizi mutlu ediyor. Bu yıl, bu çalışmaların meyvesini vermesini diliyoruz.”
SURİYE KONUSUNDA DÜNYA DAYANMA NOKTASINI AŞTI
Dünya ekonomisinde “baharın gelişi” beklentisinin kuvvetli olduğunu dile getiren Sabancı, geçen yıl yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi etkilediğini, ancak buna rağmen ülkenin 2011 yılında yüzde 8'in üstünde bir büyüme gerçekleştirdiğini, bunun bir başarı hikâyesi olduğunu söyledi.
2012'de Arap uyanışının etkilerinin devam etmesinin beklendiğini belirten Sabancı, “Devrimler kolay olmaz. Ama istenilen yönde, yani daha fazla özgürlük ve ekonomik atılım ve paylaşım için ilerlerken, otoriter rejimlerin yerini de kanunsuzluk ve kaos ortamı almamalıdır. Bölgemizde, Suriye'de olanlar göstermektedir ki bu ülkede de artık dayanılabilecek nokta aşılmıştır. Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler'in politika ve kararları yakından izlenmektedir” diye konuştu.
YÜZDE 5 BÜYÜME SÜRPRİZ OLMAZ
Arap uyanışının ekonomik etkilerinin 2012'de 2011'den daha fazla olmasını da beklemediklerinin altını çizen Sabancı, “Bütün bu olumlu gelişmeleri üst üste koyunca, önemli bir engelle karşılaşmazsak, benim şahsi görüşüm Türkiye’nin büyümesinin 2012 yılında 5'i yakalaması açıkça sürpriz olmaz” dedi.
