Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Türkiye, İsviçre'yi geride bıraktı; 13'üncü sıraya yerleşti

Dinçer Gökçe/hurriyet.com.tr
22 Şubat 2012
İstanbul küresel şirketlerin bölgesel üssü oldu

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Şubat ayı Meclis toplantısına katılan Başbakanlık Yatırım Destek Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, İstanbul’un bölgesel bir üs olarak kullanıldığına dikkat çekti.

Aycı, "Bir çok uluslararası şirket Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki faaliyetlerini İstanbul’dan yönetmektedirler. Örneğin Coca-Cola, 94 ülkeyi, Microsoft ise 80 ülkeyi İstanbul’dan yönetmektedir” dedi.

 

Bölgenin kalbinin İstanbul’da attığı görüşünü savunan Aycı “İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olması hem gerçekçi bir hedeftir hem de gerekli bir ihtiyaçtır. Bu yüzdendir ki özel sektöre kredi veren, danışmanlık yapan ve özel sektör yatırımları yapan ve aynı zamanda Dünya Bankası’nın alt kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Washington dışındaki ilk operasyon merkezini İstanbul’da açtı” sözleri ile konuşmasını sürdürdü.  Aycı, IFC’nin İstanbul’daki operasyon merkezinden Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki bir çok ülkeye hizmet verdiğine dikkat çekti.

 

IFC’nin Türkiye’de özel sektöre de destek verdiğini hatırlatan Aycı “Türkiye tüm dünyada Rusya, Hindistan, Çin ve Brezilya'dan sonra IFC'nin en fazla yatırım yaptığı 5’inci ülke konumundadır” bilgisini paylaştı.

 

Avrupa ikinci krizin eşiğinde

Dünya ekonomisinin küresel mali krizin etkilerini hala üzerinde atamadığına işaret eden Aycı, Türkiye’nin anılan dönemde dünyanın en cazip yatırım yerlerinden biri olma noktasına geldiğini ifade etti. Avrupa ekonomisinin ikinci bir ekonomik kriz ile karşı karşıya geldiğini söyleyen Aycı konuşmasını “Avrupa’da birçok ülke fiilen iflas etmiş durumdayken, Türkiye olarak sağlıklı bir ekonomiye sahip olmamız, siz sanayicilerimizin cesareti, özverili çalışmaları ve girişimciliği sayesinde gerçekleşmiştir. Elbette dünyada, Avrupa’da olan bitene kayıtsız kalamayız, dünyadaki ekonomik gelişmeleri ihtiyatla yakından takip ediyor ve ona göre stratejiler belirliyoruz” şeklinde sürdürdü.

 

Türkiye yatırım çeken beş merkezden biri

Dünya ekonomisin yapısal bir dönüşüm içinde olduğuna işaret eden Aycı “Dünya ekonomisinin merkezi, artık gelişmiş ülkelerden, Türkiye, Çin, Brezilya, Rusya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelere doğru kaymakta.  Bundan yaklaşık 20 yıl önce, gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki payı üçte birden daha az iken, bugün bu pay yarı yarıya ulaşmış ve birkaç yıl içerisinde de bu payın yüzde 50’nin üzerine çıkacağı öngörülmektedir.

 

Dünya ekonomisinin kalbinin gelişmekte olan ülkelerde attığını ifade eden Aycı sözlerini

"Dünya ekonomisinde böyle derin bir dönüşümün yaşandığı bir dönemde, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye olan bakışlarında ciddi bir değişimin yaşandığına şahit olmaktayız. Rakamlar, analizler ve anketler Türkiye’nin dünyanın en cazip ve en güvenli yatırım yerlerinden biri olduğunu bize göstermektedir” şeklinde sürdürdü.

 

2011'de 16 milyar dolar yabancı sermaye

Aycı, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdinde öneminin gittikçe arttığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “2011 yılında, Türkiye yaklaşık 16 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çekerek, bir önceki yıla nazaran yüzde 74 oranından bir artış kaydetmiştir.  Yatırım danışmanlığı yapan uluslararası bir danışmanlık firmasının dünyanın önde gelen şirketlerinin üst yöneticileri arasında yapmış olduğu bir ankete göre Türkiye, 2012 yılında dünyanın en cazip ve en güvenli ülkeleri arasında 13. sırada yer almakta. Aynı ankette Türkiye’nin İsviçre, İspanya, Hollanda, Fransa, Kore, Polonya, Kanada ve Japonya gibi ülkelerden daha cazip ve güvenli olduğu saptanmıştır”  

 

Her yıl 1,5 trilyon dolar yer değiştiriyor

 

Dünyada her yıl yaklaşık 1,5 trilyon dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleştiğini ifade eden Aycı “Başbakanlık Yatırım Ajansı olarak, yatırım çekme stratejimizin ana merkezinde, Türkiye’nin ekonomik kalkınması için ihtiyaç duyulan, nitelikli yatırımların çekilmesi yer almaktadır. Bunun için öncelik vermiş olduğumuz yatırımlarda, istihdama katkı sağlaması, teknoloji transferi, ödemeler dengesine olumlu katkı sağlaması gibi nitelikler aramaktayız” dedi.

 

İki ayrı sektöre iki büyük yatırım

Aycı, Ajans olarak dış ticaret açığının yüksek olduğu verdiğimiz sektörlere yönelik yatırımcı arayışlarına hız verdiklerini ifade ederek “Burada, bu stratejimizin semeresini aldığımızı sizinle paylaşmaktan da gurur duyuyorum. Kısa bir süre önce duyurusunu yaptığımız Hindistan menşeli Aditya Birla’nın viskon elyaf yatırımı bunun en bariz örneğidir. Tamamen ithalat ile tedarik ettiğimiz bu ürünün bize yıllık maliyeti 500-600 milyon dolar civarındadır. Fakat, bu yatırım sayesinde hem ithalatımız azalacak, hem de bu ürünün ihracatını da yaparak, ihracatımızın artmasına katkı sağlanmış olacak. Bu yatırım aynı zamanda 550 yurttaşımıza istihdam imkânı sağlayacaktır.

 

Yine en fazla ticaret açığı verdiğimiz sektörlerden biri de 23 milyar dolar ticaret açığı ile kimya sektörüdür. Bu sektörde de kısa bir süre önce dünyanın kimya devi, Dow Chemical, yerli ortağı ile beraber, Türkiye’de 1 milyar dolarlık bir yatırım kararı aldıklarına hep beraber şahit olduk. Aynı şekilde bu yatırım sayesinde de 1000 vatandaşımıza istihdam kapısı açılmış olacaktır” şeklinde konuştu.

 

Cari açık rekora gidiyor

İSO Başkanı Tanıl Küçük ise toplantıda yaptığı konuşmada, yabancı yatırımlar konusunda daha seçici olunması gerektiğine işaret ederek, bundan önce gelen yatırımların daha çok mevcut tesisleri satın aldığını, bundan sonraki dönemde yeni doğrudan yatırımların olması gerektiğini ifade etti. İSO Başkanı konuşmasında cari açığın 2011’in tamamında 77 milyar dolara vardığını hatırlatarak “2012, cari açık ve dış ticaret açığında yeni rekorlara giden bir yıl olmamalıdır” çağrısı yaptı.

 

- Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
 ADnet  
Reklam için
Diğer Haberler
© Copyright 2012 Hürriyet - Doğan Yayın Holding