GeriEkonomi 15 milyar dolar cebimizde kaldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

15 milyar dolar cebimizde kaldı

15 milyar dolar cebimizde kaldı

Garanti Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, yeşil enerji sayesinde Türkiye’nin ekonomik olarak elde ettiği kazanımlara işaret ediyor. Edin, RES ve HES’lerin 15 milyar dolarlık gaz ithalatını engellediğini belirtirken, bundan sonra güneş enerjisi ve enerji verimliliğine yönelik yeni finansal ürünler çıkaracaklarını söylüyor.

RÜZGâR enerjisi finansmanında Türkiye’nin kurulu rüzgâr gücü kapasitesinde yüzde 35 payla pazar lideri olduklarını söyleyen Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, yenilenebilir enerji projelerinin doğalgaz ithalatını azaltma noktasında oynadığı önemli role dikkat çekti. Bundan sonra yapılacak YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) ihaleleri ile Türkiye’nin yenilenebilir enerjide hızının artacağını vurgulayan Edin, “Eğer geçtiğimiz dönemde bu kadar fazla hidroelektrik santral artı rüzgar santralları yapılmamış olsaydı, her yıl doğalgaz ithalat maliyetimiz aşağı yukarı 2.5 milyar dolarlar seviyesinde olacaktı. Geçmiş 5 yılda 12.5-15 milyar dolarlık ilave doğalgaz bedeli ödemek zorunda kalacaktık. Bu yatırımlar sayesinde doğalgazın elektrik üretimindeki payı yüzde 50’lerden 30’lara kadar düştü. YEKA’lar da devreye girerse bu rakamın yüzde 25’lere kadar düşeceğini öngörüyoruz” dedi.

KOLAY FİNANSE EDİLİR

Enerji Bakanlığı’nın açıkladığı Milli Enerji Stratejisi’nin elektrik üretiminde 3’te 2 yerlilik hedeflediğine işaret eden Edin, “Türkiye’nin hedefinde gelecek 10 yılda güneş ve rüzgar kaynaklı yenilenebilir enerji projelerinde yeni 10’ar bin megavatlık kapasite var. Burada da YEKA’lar gündeme gelecek. Ekonomi için de, yerli sanayiyi geliştirmesi açısından da önemsiyoruz. Üretim tarafında bankalar ikna olduktan sonra çok kolay finanse edilecek projeler ve hızlı büyümeye imkân sağlıyorlar. Şimdi bölük pörçük çok sayıda proje var, iyi de gidiyorlar. Rüzgâr projeleri şu ana kadar bence en iyi performans gösteren yatırımlar oldu. Bundan sonra biraz hızlandırmak lazım. Hızlandırmak için de bu YEKA modeli uygun çünkü her birini 1000’er MW yapmayı planlıyorlar. Her yenilenebilir enerji bizim daha az enerji ithal etmemize sebep oluyor” şeklinde konuşuyor.

1999’dan bu yana rüzgar projelerini finanse ettiklerini belirten Edin, bundan sonra güneş enerjisinin bireyselde kullanımına yönelik yeni ürünler çıkarmayı düşündüklerini anlatıyor. Rüzgarda kurulu kapasitesinin yaklaşık yüzde 35’ini Garanti Bankası’nın finanse ettiğini vurgulayan Edin, “Son derece kritik bir pay. Rüzgar çok iyi, çok güzel ama öngördüğümüz hızda gitmiyor. Önümüzdeki dönemde daha hızlanacak. Aynı şekilde güneş ve HES’lerde de aynı başarıyı sağlamak istedik. Şimdiye kadar bizim finansmanına katıldığımız HES’ler aşağı yukarı 2 bin 600 MW oldu. Güneşteyse çok farklı bir ürün yarattık. 1 MW ve altı bazı yatırımlarda geçen sene süreçleri kolaylaştırmışlardı. Küçük KOBİ’ler 1 M’lık çok sayıda proje yapabilir hale gelmişlerdi. Biz de proje finansmanını biraz daha şubelere yayarak, KOBİ müşterilerine ürün halinde sunduk. Çok kısa sürede 42 adet proje finanse ettik. Megavat olarak daha ufak ama 42 proje bu kadar kısa zamanda yapmak son derece olumluydu. Bizim bundan sonra tekrar odaklanmayı planladığımız şey çatı üstündeki ve hanelere yönelik projeler. Şu an yasal altyapısı daha tam oturmadı. O oturduktan sonra biraz daha bireylerin de, apartmanlarda da kullanabilecek bir ürün haline getirmeyi planlıyoruz” diyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERLERİNDEN ÇAĞRI

DÜNYA çapında markaların geleceğini şekillendiren bir milyondan fazla profesyonelin buluşarak dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için sürdürülebilirlik konusunu tartıştığı Sustainable Brands platformunun İstanbul ayağı Sustainable Brands 2017 Istanbul, yoğun ilgi ile takip edildi. Given London şirketinin Genel Müdürü Becky Willan, markalara “İşbirliği olmadan değişim yaratamazsınız. Müşterilerinizi sürece dahil etmelisiniz. Sizi onlardan daha iyi kimse savunamaz” çağrısı yaptı. 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RİSKİ YATIRIM DEĞİŞTİRDİ

BANKALARIN üzerinde finanse ettikleri projeler nedeniyle önemli risk kalabildiğini vurgulayan Edin, şöyle konuşuyor: “Önce çevresel ve sosyal risk politikalarını oturttuk. ‘Belli kriterlerdeki projelere kredi vermeyeceğiz’ dedik. Arkasından çevresel ve sosyal risk değerlendirme sürecini oluşturduk. Eğer çevreye herhangi bir etkisi olan proje varsa, bu doğalgaz santrali de olabilir, rüzgâr santrali de olabilir. Onunla ilgili bir soru setimiz var, onun üstünden tek tek geçerek o projenin riskini ölçüyoruz. Eğer risk azsa farklı aksiyon almıyoruz, eğer belli bir derecenin üstüne çıkarsa dışarıdan bir danışmanla o proje için çalışmaya karar veriyoruz. İlk başta resmi çekiyoruz, firmanın alması gereken aksiyonlar nelerdir onları beraber tespit ediyoruz. Mesela akarsudan su alan bir proje, akarsuya daha sonra bıraktığı su ile suyun 2 derece ısınmasına neden oluyor ve oradaki balıkları ve doğal hayatı etkiliyordu. Dedik ki ‘Siz bunu akarsudan almayın ve tekrar suyu bırakmayın, onun yerine denizden alın’. Bunun ilave maliyeti 20-30 milyon dolardı, ona rağmen firmayı ikna ettik ve bu yatırımı yapmaya karar verdiler.” 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle