Yalçıntaş, yazılı açıklamada, gecikmelerin, “zamanla yarışan işadamları” için önemli sorun haline geldiğini ve iş adamlarının birçok ihaleye, toplantıya, fuara katılamamalarına neden olduğunu kaydetti.
Gecikmelerin yol açtığı ekonomik kayıpların “ciddi” boyutlarda olmasının yanı sıra, prestij ve havaalanında beklenilerek kaybedilen zaman kaybı olduğunu ifade eden Yalçıntaş, sıkıntıların havacılık sektörünün
THY önderliğinde gösterdiği büyümenin doğal sonucu olabileceğini ancak bunun gecikmeler için bir gerekçe olamayacağını vurguladı.
Yalçıntaş, “Son 5 yılda
Atatürk Havalimanı'ndaki hava trafiği 4 kat arttı. Buna paralel olarak artan yolcu ve uçak sayısı ile yer hizmetlerindeki altyapı eksiklikleri başta olmak üzere birçok faktör, bu gecikmelerin sebebi. Ancak bu sıkıntıların Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile
THY arasındaki koordinasyonun artırılması ve doğru planlama ile kısa zamanda çözülebileceğine inanıyoruz” dedi.
Mevcut altyapının tam kapasiteyle kullanılmasının, önem taşıdığına işaret eden Yalçıntaş, kalıcı çözüm için terminaller kadar pist, apron ve taksi sahalarının genişletilerek, havaalanı kapasitelerinin artırılmasının önemi olduğunu belirtti.
Yalçıntaş, hava ulaşım hizmetinin, bir tek kurumun değil, çok sayıda kurum ve kuruluşun ürettiği bir hizmet olduğuna değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dolayısıyla, gecikmelerin sona ermesi için sektörün ve tüm hava trafik kaynaklarının yeniden organize edilmesi gerekmekte. Dünyada
İstanbul'dan çok daha yoğun havalimanlarında bu kadar rötar olmuyorsa, bizde de bu yönde çalışmalara başlanmalı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi,
THY ve diğer kurumları arası işbirliği de son derece önemli. Çünkü sonuç olarak bu rötar çilesi, haksız yere milli değerimiz
THY'ye ve tüm
İstanbul'a prestij kaybettiriyor.
Tam da
İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğu bir dönemde artan bu gecikmeler başta şehrimize, sonra da
THY'ye büyük zarar veriyor. Sorunun çözümü için konunun bütün taraflarının çalışmaları olduğunu biliyoruz. Bu çalışmaların bir an evvel tamamlanmasını temenni ediyoruz.”