Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ekolalilerin en şiddetli kışı gelirse ben de piblokoto olacağım

Yaz sonunda “Al ya da öde” şeklinde doğalgaz anlaşmaları yapılırken Rusya tarafından “1000 yılın en sert kışı” şeklinde bir söylenti çıkarıldı. Bazıları bunu ekolali sendromlu biri gibi aynen taklit etti, bazıları ise indirim yaparak 100 ya da 10 yılın en sert kışının geleceğini ilan etti.

Bu durumda gereksiz ve yanlış yere doğalgaz bağlantısı yapanların, çizme, kömür, elektrikli ısıtıcı satın alanların yanılgısı ve maddi zararı büyük oldu. Bunun üzerine geçenlerde burada “Haddini bilmek gibi ilim ve irfan olmaz” başlıklı bir yazı yazıp TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nü bu bilgi kirliliğini engellemeleri için göreve çağırmıştım. Bunun üzerine facebook sayfama “amatör meteorolog”lardan bazı itirazlar geldi: “Sizi, bizim gibi meraklı, meteorolojik konularla ilgili, bu konularda bilgilenmek isteyen amatörler açısından teşvik edici sözlerinizle görmek istediğimizi ifade etmek isterim. Amatör olarak meteoroloji ile alakadar olanların bu husustaki heyecanları, bu alandan zevk almaları ve meraklı olmaları bence bir zenginliktir” diyen arkadaşlarıma hak vermedim değil. Türkiye’de amatör meteorologların sayısının artması en çok beni mutlu eder. Fakat burada önemli bir nokta üzerinde anlaşmamız gerekiyor.

OHIO’NUN SOKAKLARINDA KAYAKLA DOLAŞMIŞTIM

Örnek vermem gerekirse bir “amatör meteorolog” aynen bir “amatör balıkçı” gibi hareket etmelidir. Amatör balıkçı tuttuğu balığı ailesi, eşi ve dostlarıyla paylaşır. Ulusal satış ağı kurup tuttuğu balığı, vergi gibi sorumlulukları üstlenmeden pazara sunamaz. Amatör meteorologlar da, kendilerine göre yaptıkları tahminleri kendi çevresiyle paylaşabilir şüphesiz. Fakat şu an olduğu gibi web siteleri kurup, gazete ya da TV’ye çıkıp aktararak kamuoyunu etkilemeye kalkışırlarsa işler karışır ve ortaya durdurulması gereken kanunsuz bir durum çıkar.

Şu ana kadar İstanbul’da dişe dokunur bir kar yağamadı. Fakat ABD’nin kuzeydoğusunda şiddetli kar yağışları hayatı felç ediyor. Örneğin bir zamanlar sokaklarında kayak takımlarıyla dolaşmak zorunda kaldığım Ohio’da bu kadar şiddetli kar yağmasının iki nedeni var. Birincisi büyük göllerin neden olduğu “göl kar etkisi”, ikincisi ise küresel iklim değişimi.  ABD’nin doğu kıyıları da arada bir “bomba” adı verilen alçak basınç ve ona bağlı cephe sistemlerinin etkisinde kalır. Öyleki alçak basınç merkezine bağlı olarak önde bulunan sıcak cephenin güneydoğulu rüzgarları Atlantik Okyanusu’nun ılık ve nemli havasını buz gibi soğuk olan karaya taşıyıp inanılmaz miktarlarda yağışa neden olur...

SÖZ VERİYORUM

Evet, bazı yerlerdeki rekor kar yağışları küresel ısınmaya önemli bir işarettir! Bizim gibi orta enlemlerde bulunan ülkelerde görülen fırtınaların sıklığı azalırken Ohio gibi Kuzey Amerika’da bulunan şehirlerin giderek daha fazla sayıda ve ekstrem miktarda kar ve yağmur yağışlarına maruz kalacağını birçok küresel iklim modeli senaryosu yıllardır söylemekte. Lütfen, artık hiç kimse dünyanın birkaç yerindeki kar yağışını ve buz gibi havalara bakarak gün gibi ayan beyan olan küresel iklim değişikliğini sorgulamasın.

Bu sene inşallah kar yağar! Ben de kar yağışını çok özledim. Mayısın sonuna kadar kar yağmasını umutla bekleyeceğim ama bizi bir hafta eve kilitleyecek kar yağsa bile 2010-2011 yılının kışı artık toplamda son 1000 ya da 100 yılın en soğuk kışı olamaz. Eğer olursa ben hem sevincimden hem de mahcubiyetimden dolayı piblokoto sendromlu bir Eskimo kadını gibi bir-iki saat çığlıklar atıp, ağlayarak, karlar üzerinde çırılçıplak koşacağım!..

 

X