Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ekmek üzerine

Tuğrul ŞAVKAY

Salı günkü şarap fiyatları üzerine yazdığım yazıya ilk okuyan arkadaşım bile hemen isyan etti. 'Bizim meselemiz şarap fiyatları mı?' dedi.

Doğru. Şarap fiyatları aslında benim meselem, bizim meselemiz değil. Yine de yazmadan geçemedim. Çünkü her ne kadar şair ve düşünür 'bir ben vardır bende benden içerü' demişse de, içerideki beni bir kenara bıraksak bile ben ben olmazsam nasıl yazı yazarım?

Gelelim kendi yararımızı bir kenara iterek kamu yararına.

Birkaç hafta önce İstanbul Dedeman Oteli’nde Türkiye Aşçılar Birliği’nin bir toplantısı yapılmıştı. Toplantıda İstanbul Teknik Üniversitesi’nden özellikle ekmek üzerine ihtisas yapmış gıda teknolojisi uzmanı bir hocamız, Hububat İşleme Mühendisi Doç. Dr. Hikmet Boyacıoğlu, 'sakın ekmekleri buzdolabında saklamayın' dedi.

Tutucu birisi olduğum için, ekmeği geleneksel usullerle saklarım. Ancak yakın çevremde neredeyse herkesin Dr. Boyacıoğlu’nun sözünü ettiği yöntemi uyguladığını bildiğim için ağzım açık dinledim bu öneriyi.

Dr. Boyacıoğlu bunun nedenini de açık seçik söyledi: Buzdolabı ısısı, ekmekteki zararlı bakterilerin üremesi için ideal ısıdır.

Bundan böyle sakın ola ekmeklerinizi buzdolabında saklamayın. Stokçuysanız, dilimleyip gönül ferahlığı ile derin dondurucuya kaldırabilirsiniz. Ama en iyisi ekmeğinizi mümkün olduğunca günlük alıp tüketin.

İşte size halkçı -veya bir başka deyişle popülist- bir yazı ve öneri.

Bundan iyisi herhalde can sağlığı!

Hız kesici engeller

Dün yapay kasislerden söz etmiştim. Bugünkü yazımın başlığı ise hız kesici engeller. İkincisini bu konuda benim kadar dertli bir okuyucum ve dostum Dr. Müh. Osman Simav’dan öğrendim.

Dr. Simav, benim bu konudaki hassasiyetimi paylaşan binlerce İstanbullu’dan birisi. Onlardan farkı, korkmadan sesini yükseltmesi ve bildiği çareleri iletmesi.

Madem o bu uygarca yürekliliği göstermiş, bana da onun cevabını il etmekten başka ne kalıyor?

Dr. Müh. Osman Simav’ın mektubu aynen şöyle:

'Sayın Şavkay,

Otomobiller için yollara yerleştirilen hız kesiciler ve kapanlar ile ilgili yazılarınız için teşekkürler. Bu yazılarınıza yetkili kuruluşlardan bir cevap gelmemesini hayretle karşılıyorum. Milletimizin bu konularda yetkililerden daha duyarlı olduğuna inanıyor ve aşağıda konu ile ilgili kısa bilgiler sunuyorum.

1. Hız kesici engeller (HKE) uygun profilde yapılmadığı takdirde motorlu araçların amortisörlerinin kısa sürede harap olmasına sebep olmakta, araç kabinlerinin çabuk yıpranmasına yol açmaktadır.

2. Hızlanmış bir aracın durmasını gerektirdiği için yakıt sarfiyatının artmasına ve çevreye daha fazla zararlı egzost gazı yayılmasına neden olmaktadır.

3. Her gün yirmi civarında hız kesici engeli geçmek zorunda olan bir aracın amortisörlerinin üç yıl yerine bir buçuk - iki yılda harap olacağı ve yüzde otuzdan fazla yakıt tüketeceği hesaplanabilir.'

Dr. Simav, mektubuna çözüm önerileri de eklemiş.

1. Hız kesici engeller gerekli yerlere, ilgili bir kuruluştan izin alınarak yerleştirilmelidir.

2. Yükselme ve düşme açılarının 20 dereceden az olması halinde amortisörlere fazla zarar vermeyecek, aracın iyice durmadan ancak daha yavaş geçebileceği tipler kullanılmalıdır.

3. Otobüs, kamyon gibi geniş izli araçlar ve otomobiller için ayrı tipleri bulunan hız kesici engelleri ile ilgili Türk Standartlar Enstitüsü standartı hazırlanmalıdır.

4. Hastane, okul gibi kamu yararı olan yerlere ters yönde girilmesini önlemek için konan araç kapanlarının keyfi olarak değil, İl Trafik Kurulu’ndan izin alınmak şartıyla uygun yerlere yerleştirilmeleri sağlanmalıdır.'

Bilmem bütün bunlara itirazı olan var mı?

Varsa söylesin. Bu köşede aynen yayınlayacağım.

X