Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eğlence, alışveriş ve yemek Sakız’da muhteşem iki gün

Yaklaşık 30 yıldır tanıdığım ve büyük saygı duyduğum, İzmir’in çok köklü turizm şirketlerinden Ekselans Turizm’in sahibi, Erdoğan Tözge Ağabey, geçen hafta aradı...

İzmir’in önde gazetelerin temsilcilerini ve de yazarlarını, Sakız’da, iki günlük bir seyahate davet ettiğini ve benim de katılmamı istedi. Hepsi sevdiğim, inandığım, dost ve arkadaş olarak gördüğüm isimler olunca, vallahi koşarak gittim. Bir de Erdoğan Ağabey, turizm şirketinin adına uygun, tam bir ekselans... Harika kibar, saygın ve gerçekten İzmir için çok önemli bir isim. Kırılmaması gereken. Neyse uzatmayayım. Biz, dostum Gülengül Uslu ile Erdoğan Ağabey’in arabasıyla, önce Çeşme’ye gittik. Yolda Erdoğan Ağabey, turizmde başarı için, tanıtım, ulaşım ve konaklama olmak üzere, üç ayağın gerekli olduğunu söyledi. Çeşme ve İzmir için bunların eksik olduğunu vurguladı. Bükreş’te gerçekleşen bir turizm fuarında, katılan her ülkenin, müthiş bir tanıtım kampanyası yaptığını, ama bizim yoksun kaldığımızı belirterek, “Yılda bir milyon Romanyalı turist dünyayı geziyor. Bunun yarısı Bulgaristan’a gidiyor. Niye İzmir ya da Çeşme’ye gelmesin. Demek ki, bir şeyler eksik yapılıyor” dedi... Çeşme Ulusoy Limanı’nda, 14 arkadaş buluştuk. Bize Ekselans Turizm’in Genel Müdür’ü Laura Balkır ve rehber Ali Payzaroğlu ile Ege-Koop Başkanı sevgili Hüseyin Aslan da eşlik etti. Bu arada Laura da mükemmel ve başarılı. Yüzü devamlı gülüyor. Herkesin isteklerini yerine getiriyor. Kısacası baştan yazayım, muhteşem bir seyahatti ve Erdoğan Ağabey’e de Laura’ya da teşekkürler...

Limenas Mesta, Chios Chandris

50 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından, adaya ulaştık. Yunan Adaları’nın, beşincisi olan Sakız’a, deniz yolu ile ulaşım var. Sakız’ın tüm sokakları dar. Temmuz ve ağustos ayı, turistin en yoğun olduğu aylar. 24 de köyü var. Antik çağlardan beri adanın sembolü, Sfenks. Sakız Adası, sakız ağacının bir türünün meyvesi olan, damla sakızı üretiminde, dünya çapında... Rehberimizle birlikte, grup bir otobüsle, adanın güneyine indi... Rehberimiz, bizim ve de ilk kez gidenlerin de mutlaka görmesi gerekli yerleri, keyifle anlattı. Bir kısmını gördük, bir kısmıyla da ilgili, fikir sahibi olduk... Nereleri mi?
‘‘Mastikohorya’’ olarak olarak bilinen, yani sakız bölgesi. Adanın en büyük geçim kaynağı olan bu damla sakızının (mastic) üretildiği köyler... Seramik işçiliği ile meşhur Armolia Köyü... Picasso’yu kıskandıran köy Pirgi... Bu arada, evlerin dış cephesinde, beyaz ve siyah geometrik şekiller, sıva üzerine işlenmiş... Bir el oymacılığı tekniği olan bu otantik kazıma tekniğine, ksista (xysta) adı veriliyor... 13. yüzyıldan kalma, Bizans kilisesi St. Apostles... Günümüzde tamamen orijinal, tüm yapısını koruyan Olimpi Köyü ve Mesta...
Tam on kez gittiğim, Sakız’da tabii ki farklılıklar yaşadım. Mesta’da 65-70 yaşında bir Yunanlı köylü ile karşılaştık... Türk hayranı. Annesi ona hamile iken, babasını Almanlar öldürmüş. İstanbul’a kaçmışlar. Türk ve Türkiye’yi, Nazım Hikmet, Galatasaray ve Yılmaz Güney olarak özetliyor. İlginç tabii. Öğle yemeğini Mesta Limanı’nda, harika bir restoranda yedik. Limenas Mesta... Yemekler yıkılıyor. Patron Giannis ve Kosta Papamichalakis, Türk dostu. Giannis, Türk-Yunan kardeşliği üzerine, güzel bir konuşma yaptı. Yolunuz Sakız’a düşerse mutlaka gidip keyifle bir yemek yiyin. Telefon: +3022710 76389.
Ardından Muhteşem bir manzaraya sahip, Sakız’ın belki de en güzel otellerinden Chandris’e geldik...

Bu adresleri saklayın

Otelin Genel Müdürü Nicholas G.Panteloukas sıcak biri. O akşam, bizim için özel bir davet verdi. Otelin kahvaltısı da zengin bu arada. Bir zincir olan Chandris’in, Atina ve Corfu’da da şubeleri var. Akşam yemeği için, havaalanına yakın müzikli bir yer seçilmiş. Adı Mouses (Müzler). Zengin mönüsü var. Fakat benim ve pek çok arkadaşımın da damak tadına uymadı. Ama çok eğlendik. Herkes tabiri caiz ise, kurtlarını döktü. Aramızda piste çıkmayan kalmadı. Muhteşem bir birliktelik ve samimiyet vardı Bir gece, iki günlük bu güzel seyahatte, sizler için bazı adresler de edindim.
Yine Mesta’da, öğle ve akşam yemekleri için. Maria Tsourou-Anastasaki, Porto Emporios. Telefon:+3022710 71306.
Özellikle öğle yemekleri için, harika, hatta Gülengül ’e göre on numara olan bir restoran ise; Elliniki Koyzina-Yunan Mutfağı. Sahibinin adı Dimitri. Mönü Türkçe ve Yunanca. 7.30-24.00 açık. Musakkadan, ahtapotlu makarnaya, fasulye, nohut-pilavdan, pirinçli ıspanağa, pirzolaya kadar çeşit bol. Fiyatlar harika. Mutlaka gidin. Tam çarşının merkezinde.
Telefon:+3022710 82224...
Yine harika peksimet ve pastaların, meşhur Kavala ve bademli mastikalı kurabiyelerin olduğu a la creme pastane. Çarşı içinde. Akşam bar olarak sahilde espresobar... Alışveriş için her türlü kadın giysisinin, hayli uygun fiyata alabileceğiniz, dört katlı bir merkez, YUXIAS...
Peynir, içki, reçel ve hediyelik eşya alabileceğiniz bir adres ise, Sweet Art. Burada Gül adlı bir İzmirli hemşerimiz var. Telefon: +3022710 22281.
Yine Sakız Adası, geleneksel tatlı ve içki çeşitlerini satın alacağınız Afes Korakis, Korakis kardeşlerin yeri.
Telefon:+30 22710 22281.
20 yıl, İstanbul’da yaşamış, bir yunanlının restoran ve cafesi Panorama...
Evet daha yazılacak çok adres ve güzellikler var. Şimdilik bu kadar. Ekselans Turizm Telefon: 0.232489.05.99.
Bu arada, ekonominin battığı söyleniyor ama, maşallah dükkan sahipleri 14.00’te dükkanlarını kapatıp 18.00’de açıyorlar...

Bir Dakika

Demet yakışıklı gençler arıyor

Sevgili Demet Akalın,  Aşk albümünün, 3. klibini,   ‘Deliyim’ adlı şarkısına çekecek. Fakat bu kez, klipte oynayacak oyuncuları, farklı bir yöntemle seçiyor. ‘Deliyim’de oynayacak oyuncular, no name, yani isimsiz, halktan kişiler arasından olacak.  İsteklilerin, tek yapması gereken, fotoğraflarını, sanatçıya mail atmak! Nereye mi?klipicin@gmail.com. Tabii, telefon numaralarınızı da eklemeyi, kendinizle ilgili, biraz bilgi vermeyi, sakın unutmayın...

NOKTA

TRT-Türk’e dikkat!

TRT-Türk’te, günde üç defa, üçer dakikalık bir program yayınlanıyor. Hiç dikkatinizi çekti mi? bilmiyorum... Beşiktaş Çarşısı’nda bir köşk kurulmuş. İçinde kayıt sistemi var. Ekranda da bir buton. İnsanlar gelip, o butona basıyor. Hazırlanan güncel sorulardan, birini seçip, 45 saniye içinde, o konuyla ilgili fikrini söylüyor. Sorular sanat, felsefe, ekonomi, hayatımızın içinden...Harika ve farklı bir program. Üstelik de çok eğlenceli. Vallahi kaçırmayın derim...

X