Gündem Haberleri

    Eğitir, para veririz ama savaşmayız

    Enis BERBEROĞLU / Ankara - Dublin
    07.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakan Erdoğan ABD yolunda Beyaz Saray’a götürdüğü Afgan paketini açtı. Türkiye’nin Afganistan’da savaşmak istemediğini vurgulayan Başbakan şunları söyledi:

    Afgan ordusunun eğitimi için orada merkez açarız.
    Bir tabura orada, bir tabura burada eğitim veririz.
    Polisler için eğitim istenirse, Emniyet Teşkilatı hazır.
    40 milyon dolar istediler, 50 milyon dolar vereceğiz

    BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, ABD yolunda Ana uçağında 12 gazetecinin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamaları, konu başlıklarıyla şöyle:
    İkili ilişkilerin siyasi, idari, ticari askeri ekonomik boyutları var. Başta NATO olmak üzere özellikle Afganistan Irak buralardaki gelişmeler ele alınacak. Afganistan’da malum üçüncü kez komutayı aldık. Silahlı kuvvetlerimizin geniş bir ufkuyla henüz rakam telaffuz edilmeden 700-750 olan asker sayımızı bin 700’e çıkartmasıyla komutayı devam ettiriyoruz. Şimdi yeni bir önerimiz olacak, eğitim noktasında. Orada da bir eğitim merkezi kurmak suretiyle bir taburu orada bir taburu da burada eğitme imkânımız olabilir. Silahlı kuvvetlerimiz bu eğitimi vermeye hazır.

    Afgan halkı ile özel diyalog/images/100/0x0/55ea75b2f018fbb8f8815f52

    Polis eğitimi noktasında da yine emniyet teşkilatımız hazır bunu da yapabiliriz. Bizim özellikle savaşma noktasında orasında böyle bir hedefimiz söz konusu değil. Afgan halkıyla bizim ordumuzun arasındaki bağlar daha çok oradaki onların lojistik noktasındaki açığını gidermeye yöneliktir.
    Askerimizle Afgan arasında güzel bir diyalog var. Bölgesel imar noktasında çok önemli yatırımlar yaptık.
    Özellikle Vardak bölgesinde çalışmalarımız sürüyor, kuzeyde de kısmen devam ediyor. Şu ana kadar 150 milyon dolar civarında yatırım yaptık. Ağırlıklı olarak eğitim, yol, su. 50 milyon dolarlık daha yatırım hedefliyoruz. TİKA vasıtasıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültürel alanlarda da çalışmalarımız var. Mevlana’nın doğduğu yerde, o evi de imar etmeyi planlıyoruz.

    Askerimiz muharip donanımlı

    Bizim gönderdiğimiz aslında muharip güçtür. Adı budur. O donanımdadır. Bizim orada Türk müteahhitlerimiz var, bölgesel imar çalışmaları, tüm bunları yaparken güvenliği ve korumasını kendimiz sağlıyoruz. Bin 758 askerimiz söz konusu ek asker vermeyeceğiz. Onların talebi gelmeden bu rakamı zaten biz artırmıştık. Bunun yanında 40 milyon dolar gibi talepleri var. Destek talebi. Hedefimiz 50 milyon dolar civarında yatırımlarla, eğitim merkezi ve benzeri, bu adımı atalım istiyoruz. İki tabura çıkarılmış olacak eğitilmiş asker sayısı yıl itibariyle. Türkiye’nin beyaz saraya götürdüğü paket bu denebilir.”

    ‘Arabuluculuk yaparız’

    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan İsrail-Filistin sorunuyla ilgili de şunları söyledi: “Uluslararası bazda Ortadoğu çok önemli bir yer teşkil ediyor. Ortadoğu da şu anda Filistin’in kendi içinde sıkıntıları var. İsrail Filistin arasındaki süreç belirsizliğe mahkum olmuş vaziyette. İsrail Suriye arasında sıkıntılar var. Bu konuda Türkiye den direk endirekt yardımlar isteniyor. Taraflar samimi olarak arabuluculuk isterse biz sürecin içinde yer alabiliriz. Bunu stratejik müttefikimiz olan Amerika ile burada görüşeceğiz. İsrail ile Suriye arasında. İsrail’deki koalisyon içinde çok farklı sesler çıkıyor. İstikrarlı inandırıcı bir açıklama olmadığı takdirde biz rol almayız.”

    My friend ve  my brother aynı
    /images/100/0x0/55ea75b2f018fbb8f8815f54
    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’a sorulan sorular ve yanıtları şöyle:
    İran a yaklaşım da Amerikalılarda rahatsızlık var mı ? Neden “my friend” yerine “my brother” dediğiniz yazıldı.
    m Başbakan Erdoğan - İşin ruhuna baktığınızda “my friend” ile “my brother” aynı yere gider. Bu tür bir rahatsızlığı hissetmedim. Bir şey söylemem lazım. Biz dış politikamızı neye göre belirleyeceğiz? Öncelikle politikamızı kendimiz belirleyeceğiz. İkinci kademesi işin bölgenin bu noktadaki barışı huzuru bizim için çok önemli. Türkiye’nin de bir bakışı var. Bu bakışı da dünyadaki farklı unsurlarla da görüşmek suretiyle oluşturmamız lazım. Biz bugüne kadar Amerika ile tüm düşüncelerimizi açık net konuştuk. Batılı ülkelerle de konuştuk.

    İran konusunda ABD ile sorun yok

    ABD ile Türkiye arasında İran’a yaklaşımda sorun yok denebilir mi?
    m Denilebilir. İran da alınıp satılan şeylere baktığınızda farklı aracılar vasıtasıyla ABD’nin, Fransa’nın her şeyi İran’da var. Ama Türkiye’ye gelince ‘siz vermeyin’. Benim 350 kilometre sınırım olacak, doğalgazımı Rusya’dan sonra İran’dan alacağım, 8 milyar dolarlık. Bunun yanında 2 milyar dolarlık dış ticaretimiz var bunu da bana çok görüyorsun olacak iş değil. Konuştuk, konuşacağız. Özgüven meselesi. Güceneceklerine... Bugüne kadar hiç şahit olmadım. Sayın Obama ile G-20’de, BM’de, gerek Türkiye ziyaretlerinde en ufak bir imayı almış değilim. Aslında sayın Kuschner’den de böyle bir ima olmadı.

    Viyana’daki acele işi zora soktu

    İran’ın görüşlerini yansıtacak mısınız ?
    m Tabii bunları da anlatacağız. Türkiye İran’a bir seyahat yapmışsa, onların kanaatlerini de aldık. İran’ın nükleer müzakerecisi Celili Ankara’daydı bunları konuştuk. Bunları Amerika’ya da aktarmak için konuştuk.
    Mesaj gidiyor diyebilir miyiz?
    m Diyebiliriz. Mesajımızı götüreceğiz. Viyana ile ilgili süreçteki acelecilik işi zora sokmuştur. Aceleci olunmasaydı İran ve Türkiye’de takas mümkün olabilirdi.

    İran’ın içinde de farklı sesler var

    İran’ın mesajı ne?
    m İran, Viyana gelişmesini kendisi için sıkıntılı bir gelişme olarak görüyor. Biz de diyoruz ki ‘Mevcut durum üzerinden değil, biraz daha tartışmamız lazım’. Başarırsak İran ve Türkiye de tekrar eşit zamanlı olarak takası gerçekleştirme olabilir umudunu taşıyoruz.
    Takas tekrar gündeme gelebilir mi?
    mGelebilir, ama İran da politik sıkıntılar var. Herkes tepe yönetimin baktığı gibi bakmıyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı