Eğitim Haberleri

    Eğitimin karargahı karışık

    Saygı Öztürk / sozturk@hurriyet.com.tr
    18.10.2007 - 11:25 | Son Güncelleme:

    Talim ve Terbiye Kurulu'nda "Atatürkçülük konularının ders kitaplarına yansıtılması" konusunda başlayan tartışma, kurulu iyice karıştırdı. Makam odasız genel müdür, görev verilmeyen müsteşar yardımcıları, istifalar devam edip gidiyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nda, Atatürkçülük ile ilgili konuların ders programlarına eksik yansıtıldığının ortaya çıkmasından sonra Kurul Başkanı Prof.Dr. İrfan Erdoğan ile bazı üyeler arasındaki başlayan gerilim, yeni istifaları getirdi.

    Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof.Dr. İrfan Erdoğan’ın  görev e başlamasından sonra, yardımcılığına getirmeyi başardığı Prof.Dr. Ali İlker Gümüşeli, ders kitaplarının seçiminde yaşanan olumsuzluklar, Kurul Başkanının bilgisi olmadan emrindeki bazı görevlilerin alınması, yerlerine konularla ilgisiz kişilerin getirilmesine tepki gösterip görevinden ayrılmıştı.

    Prof.Dr. Gümüşeli, görevden alınan nitelikli personelin yerine, “eş-dost-akraba ve siyasi görüş” dikkate alınarak atama yapıldığını, bu durumda çalışma koşullarının, bir şeyler yapmanın imkansız hale geldiğini öne sürmüştü.

    GÖREV VERMEYİNCE AYRILDI
    Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof.Dr. İrfan Erdoğan’ı yalnızlaştırarak istifaya zorlandığı eğitim çevrelerinde dile getirilirken, Erdoğan’ın en yakın çalışma arkadaşlarının bilgisi dışında görevden alınması da huzursuzluğu artırdı.

    Başkan Yardımcılarından Abduvahap Özpolat’ın görevden ayrılması için uzun süredir çaba gösteren Kurul Başkanı Erdoğan, bunda başarılı olamadı. Denilir ki, “Özpolat istifa etmek istiyor ama bakan ayrılmasını istemiyordu. Çünkü, Bakan İrfan Erdoğan’ın görevden ayrılmasını bekliyordu. Erdoğan ayrılınca, Özpolat’ı başkanlık görevine getirecekti.”

    Özpolat gerçekten ayrılmamak için direndi. Ancak, yapılan son düzenleme yani görev dağılımı onun istifasını getirdi. Başkan Erdoğan, yaptığı yeni görev dağılımında, Özpolat’a hiçbir görev vermeyerek onunla çalışmak istemediğini net bir biçimde ortaya koydu. Daha önce Özpolat’a bağlı olan birimler de elinden alınmış, kendisine herhangi bir birimi de bağlamamıştı. Başkanla uzun süredir özellikle Atatürkçülük konularının ders kitaplarına yansıtılması konusunda görüş ayrılığı içinde olduğu belirtilen Özpolat, sonunda başkan yardımcılığı görevinden ayrıldı ve kurul üyesi olarak bundan böyle çalışmasını sürdürecek.
     
    Abdulvahap Özpolat, daha önce ders programlarına Atatürkçülük ile ilgili konuların programlara yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle gündeme gelmişti. Talim ve Terbiye Kurulu’nda ders kitaplarını incelemekle görevli bazı öğretmenler, Kurul Başkanı İrfan Erdoğan’a verdiği dilekçede, Atatürkçülük ile ilgili konuların ders kitaplarına eksik yansıtıldığını öne sürmüş, eksik yansıtılan bölümlerle ilgili hazırladıkları bir raporu da sunmuşlardı.
    Konunun “hurriyet.com.tr”de gündeme getirilmesi üzerine, Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı Özpolat, programlara Atatürkçülük ile ilgili konuları yansıttıklarını, ancak bu dilekçeden sonra yeni bir komisyon oluşturup eksik görülen konuların programlara alınması ve bunların ders kitaplarına eksiksiz yansıtılması konusunda komisyon çalışmaları yapılmasına ilişkin yazıyı imzalamıştı.

    Kurulun diğer başkan yardımcısı Alp Boydak da istifa etti. Böylece, Talim ve Terbiye Kurulu’nda üç başkan yardımcısı görevden ayrılmış oldu. Boşalan başkan yardımcılıklarından birisine Halil Aşıcı getirildi.

    BAKANIN DA UYGULADIĞI YÖNTEM
    Aslında “görev vermeme” yöntemine Milli Eğitim Bakanlığı personeli hiç de yabancı değil. Müsteşar Yardımcısı Remzi Sezgin, görevden alındı. Mahkeme kararıyla göreve döndü. Ancak, yaklaşık 3 yıldır Milli Eğitim Bakanı tarafından kendisine hiçbir görev verilmedi. O, beklide en verimli olacağı dönemde bir kenarda oturtuluyor.

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in göreve getirdiği Müsteşar Yardımcısı Cumali Demirtaş, yine aynı bakan döneminde görevden alındı. Demirtaş da mahkemeye gitti ve mahkeme kararı uyarınca göreve başlatıldı. Daha önce kullandığı makam odasına geldiğinde, odanın kapısı kilitliydi. Üstelik kilidi de değiştirilmişti. Demirtaş, Remzi Sezgin gibi bakanlığın Beşevler’de bulunan bir birimine gönderilmiş, böylece bakanlık ana binasından da uzak kalması sağlanmıştı.

    Müsteşar Yardımcıları Remzi Sezgin ve Cumali Demirtaş’a, mahkeme kararıyla döndükleri tarihten bu yana hiçbir birim bağlanmadı, kendilerine hiçbir görev verilmedi. Bakanlığın müsteşar yardımcısı kadrosu 7 olmasına rağmen, bakan, iki kişiyi daha müsteşar yardımcılığına vekaleten getirerek sayıyı 9’a çıkardı. Yani bir yandan hiç görev verilmeyen müsteşar yardımcıları, bir yandan da ihtiyaç olduğu gerekçesiyle müsteşar yardımcısı sayısı kadrosu olmamasına rağmen artırılabiliyor.

    AKP ADAYLARINA FARKLI, MHP’YE FARKLI İŞLEM
    Milletvekili genel seçimlerinde MHP’den Kayseri Milletvekili aday adayı olan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Dr. Veli Kılıç, yeniden göreve dönmek isteyince, “siyasi görüşü belli oldu” gerekçesine dayandırılarak Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliğine verilmedi.
    Kurulun AKP’den aday adayı olan üyesi ve bakanlığın diğer birimlerindeki bürokratlar görevlerine dönmelerine karşın, Kılıç’ın, İlköğretim Genel Müdürlüğü’ne uzman olarak verilmesi de şaşkınlık yaratmıştı.

    İdare Mahkemesi’ne dava açan Veli Kılıç, dav ayı kazandı ve mahkeme kararı uyarınca Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliği görevine başlatıldı.

    BU KADARI DA OLMAZ
    Evet, mahkeme kararları uygulanıyor ama işte böyle uygulanıyor. Kimilerine hiçbir görev  verilmiyor, kimilerinin de odaları elinden alınıyor.
    Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürü Bekir Turgut, AKP hükümeti döneminde bu göreve getirildi. Yine aynı hükümet döneminde görevden alındı. Bunun üzerine Bekir Turgut dava açtı ve mahkeme kararıyla görevine döndü.

    Ancak makam odasına geldiğinde, odasının kapısın üzerinde “müsteşar yardımcısı” yazıyordu. Yani, genel müdür odasız kalmıştı. Öğreniyoruz ki, Turgut odasız, masasız bir genel müdür haline getirilmiş…

    Ne demek gerekir bilemiyorum. Ancak “bu kadar da olmaz ki” diyebiliyoruz…

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı